ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (Human Rights Activists News Agency), protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının en az 4 bin 519’a ulaştığını açıkladı.
İran’ın Dışişleri Bakanı, Tahran’ın protestoculara yönelik kanlı müdahalesinin ardından çarşamba günü ABD’ye şimdiye kadarki en açık tehdidi yöneltti. İranlı yetkili, İslam Cumhuriyeti’nin "yeniden bir saldırıya uğraması halinde bütün imkanlarıyla karşılık vereceklerini," söyledi.
Açıklamalar, bu hafta yapılacak Dünya Ekonomik Forumu’na (WEF) daveti, protestolarda yaşanan ölümler nedeniyle geri çekilen Abbas Arakçi tarafından yapıldı.
Arakçi’nin sözleri, bir ABD uçak gemisi grubunun Orta Doğu’ya doğru batıya ilerlediği bir döneme denk geldi.
Arakçi tehdidini, Wall Street Journal’da yayımlanan bir görüş yazısında dile getirdi. Yazısında, "şiddetli huzursuzluk döneminin 72 saatten kısa sürdüğünü" savunan Arakçi, yaşanan şiddetin sorumluluğunu bir kez daha silahlı göstericilere yüklemeye çalıştı.
Ancak internet kesintisine rağmen İran’dan yayılan videolar, güvenlik güçlerinin silahsız olduğu görülen protestoculara defalarca gerçek mermiyle ateş açtığını ortaya koyuyor. Arakçi bu iddialara yazısında değinmedi.
Gösteriler, 28 Aralık’ta başlangıçta riyalin çöküşü nedeniyle başladı, ancak kısa sürede ülke yönetimine yönelik daha geniş çaplı bir hoşnutsuzluğa dönüştü.
Arakçi yazısında, haziran ayında İran’ın sergilediği itidale atıfla, “Haziran 2025’te İran’ın gösterdiği itidalin aksine, güçlü silahlı kuvvetlerimizin yeniden bir saldırıya uğramamız halinde elimizde ne varsa karşılık vermek konusunda hiçbir tereddüdü yok,” ifadelerini kullandı.
Söz konusu değerlendirme, haziranda İsrail’le yaşanan 12 günlük çatışmaya gönderme niteliği taşıyor.
Arakçi, "Bu bir tehdit değil, açıkça ifade etmem gerektiğini düşündüğüm bir gerçek. Çünkü bir diplomat ve bir gazi olarak savaştan nefret ediyorum," dedi.
Dışişleri Bakanı ayrıca, "Topyekün bir çatışma kesinlikle çok sert olur ve İsrail ile onun vekillerinin Beyaz Saray’a pazarlamaya çalıştığı hayali takvimlerden çok, çok daha uzun sürer. Böyle bir çatışma mutlaka tüm bölgeyi içine çeker ve dünya genelinde sıradan insanlar üzerinde etkiler yaratır," ifadelerini kullandı.
Arakçi’nin sözlerinin, İran’ın kısa ve orta menzilli füze kapasitesine işaret ettiği değerlendiriliyor.
İslam Cumhuriyeti, geçen yılki çatışmada İsrail’i hedef almak için balistik füzelere başvurmuş, daha kısa menzilli füze stokunu ise kullanmamıştı. Bu mühimmatın, Basra Körfezi’ndeki ABD üsleri ve çıkarlarını hedef almak için devreye sokulabileceği belirtiliyor.
Bu çerçevede, Kuveyt ve Katar’daki ABD üslerine yönelik seyahatlerde Amerikan diplomatlara bazı kısıtlamalar getirildiği bildirildi.
Orta Doğu ülkeleri, özellikle Körfez Arap ülkelerinden diplomatlar, Trump’a saldırıdan kaçınması yönünde lobi faaliyetleri yürütmüştü. Geçen hafta ise İran, olası bir saldırıya hazırlık olarak değerlendirilen bir adımla hava sahasını kapattı.
Gemi takip verilerine göre, son günlerde Güney Çin Denizi’nde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisi, salı günü Güney Çin Denizi ile Hint Okyanusu’nu bağlayan kritik geçitlerden Malakka Boğazı’ndan geçti.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir ABD Donanması yetkilisi, uçak gemisinin üç destroyer eşliğinde batıya doğru ilerlediğini söyledi.
Deniz ve savunma yetkilileri, uçak gemisi görev grubunun doğrudan Orta Doğu’ya gittiğini söylemekten kaçınsa da, grubun Hint Okyanusu’ndaki mevcut rotası ve konumu, bölgeye ulaşmasının günler meselesi olduğuna işaret ediyor.
Bu arada, ABD ordusunun son günlerde paylaştığı görüntüler, F-15E Strike Eagle savaş uçaklarının Orta Doğu’ya ulaştığını ve bölgedeki güçlerin, 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Kiev tarafından etkili biçimde kullanılan HIMARS füze sistemini hareket ettirdiğini gösteriyor.
Protestolarda ölü sayısı artıyor
ABD merkezli Human Rights Activists News Agency, protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısının en az 4 bin 519’a ulaştığını açıkladı.
Ajans, İran’daki gösteriler ve toplumsal olaylar konusunda yıllardır güvenilir veriler sunmasıyla biliniyor. Kurum, ülke içindeki aktivist ağından gelen bilgileri doğrulayarak tüm ölüm vakalarını teyit ettiğini belirtiyor.
Açıklanan ölü sayısı, İran’da son onlarca yılda yaşanan hiçbir protesto ya da toplumsal karışıklıkla kıyaslanamayacak düzeye ulaştı. Bu tablo, 1979’da İslam Cumhuriyeti’nin kurulmasına yol açan İslam Devrimi sürecindeki kaosu hatırlatıyor.
Günlerdir yeni protesto görülmemesine rağmen, 8 Ocak’tan bu yana hükümet tarafından uygulanan internet kesintisi nedeniyle bilgilerin yavaş yavaş ortaya çıkmasıyla ölü sayısının daha da artabileceğine dair endişeler sürüyor.
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, cumartesi günü yaptığı açıklamada protestolarda "birkaç bin kişinin" hayatını kaybettiğini söyledi ve sorumluluğu ABD’ye yükledi.
Bu açıklama, bir İranlı liderden kayıpların boyutuna ilişkin yapılan ilk doğrudan değerlendirme oldu.
Human Rights Activists News Agency’ye göre protestolar kapsamında 26 bin 300’den fazla kişi gözaltına alındı. Yetkililerden gelen açıklamalar ise, gözaltına alınanlardan bazılarının idam edilebileceği yönündeki kaygıları artırdı.