Dava, dört eyaletten geçen ve milyarlarca dolarlık yatırım olan Dakota Access Petrol Boru Hattı’na karşı 2016-2017 yıllarında düzenlenen protestolara dayanıyor.
Çevre örgütü Greenpeace, ABD’nin Kuzey Dakota eyaletinde görülen Dakota Access boru hattı davasında ağır bir mali yaptırımla karşı karşıya. Mahkeme, örgütün üç ayrı tüzel kişiliğini, enerji şirketi Energy Transfer’e yaklaşık 345 milyon dolar (292 milyon euro) tazminat ödemeye mahkum etti. Geçen yıl jüri, şirket lehine 660 milyon doları aşan bir tazminata hükmetmiş, ancak Yargıç James Gion bu tutarı yaklaşık yarıya indirmişti. Kararın resmen kayda geçmesinin ardından tarafların Kuzey Dakota Yüksek Mahkemesi’ne başvurması bekleniyor.
Dallas merkezli ve 44 eyalette binlerce kilometrelik boru hattı işleten enerji şirketi, tazminatın düşürülmesine itiraz ederken, Greenpeace USA’nin nakit ve varlıklarının bu ölçekte bir ödemeyi karşılamaya yetmediği belirtiliyor. Greenpeace International Genel Hukuk Danışmanı Kristin Casper, yeni bir yargılama talep edeceklerini, aksi halde kararı temyize götüreceklerini açıkladı.
Dava neye dayanıyor?
Dava, dört eyaletten geçen ve milyarlarca dolarlık yatırım olan Dakota Access Petrol Boru Hattı’na karşı 2016-2017 yıllarında düzenlenen protestolara dayanıyor. Protestolar, hattın Missouri Nehri geçiş noktasının aşağısında yer alan Standing Rock Sioux Kabilesi’nin içme suyu kaynaklarını tehdit ettiği gerekçesiyle başlamıştı. Aylar süren gösterilere binlerce kişi katılmış, yüzlerce kişi gözaltına alınmıştı.
Energy Transfer’in avukatları, Greenpeace’in yerel bir çevre meselesini kendi küresel ajandasını ilerletmek için kullandığını savundu. Şirket, örgütü profesyonel protestoculara ödeme yapmak, eylem eğitimleri düzenlemek, boru hattı güzergâhına ilişkin istihbarat paylaşmak ve göstericilere ekipman sağlamakla suçladı. Greenpeace ise bu iddiaların kanıtsız olduğunu belirterek davayı “aktivistleri susturmaya yönelik bir hukuk savaşı (lawfare)” olarak nitelendirdi.
Jüri, Greenpeace USA’i karalama, komplo, izinsiz giriş, kamu düzenini bozma ve haksız müdahale gibi çeşitli suçlamalardan sorumlu buldu. Greenpeace International ve Greenpeace Fund Inc. ise bazı suçlamalar kapsamında sorumlu tutuldu.
Greenpeace’in geçmişi ve küresel ağı
1971’de Kanada’da nükleer denemelere karşı kurulan Greenpeace, bugün 55’ten fazla ülkede faaliyet gösteren bir kampanya ağına dönüşmüş durumda. Örgüt, barışçıl protesto ve yaratıcı eylemlerle çevresel sorunlara dikkat çekmeyi amaçladığını belirtiyor. Yıllar içinde balina avcılığına karşı deniz eylemleri, petrol platformu işgalleri ve siyasi sembolik protestolarla gündeme geldi.
Ancak Kuzey Dakota’daki protestolar, örgütün bugüne kadarki en büyük hukuki krizine yol açtı. 345 milyon dolarlık tazminatın kesinleşmesi halinde, bu karar Greenpeace’in mali yapısını ciddi biçimde zorlayabilir.
“Greenpeace ayakta kalabilir mi?”
Örgüt, faaliyetlerini sürdürme kararlılığında olduğunu vurgulasa da, bu ölçekte bir tazminat yükünün özellikle Greenpeace USA için hayati sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor. Dava, çevre hareketleri açısından da emsal teşkil edebilecek nitelikte. Aktivizm ile hukuki sorumluluk arasındaki sınırın nasıl çizileceği, temyiz sürecinde daha netleşecek.