Türkiye'nin Irak'ta konuşlu Kürt silahlı grupların olası saldırılarını ve İran’ı bölmeyi hedefleyen ABD-İsrail planını engellemedeki rolüne dikkat çeken Arakçi, 'Bu konuda kararlı bir duruş sergilediler. Bu çabalar, İran’ı bölme ve iç karışıklık yaratma komplosunun başarısız olmasını sağladı,' dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Türkiye’nin, Kuzey Irak'ta konuşlu İranlı Kürt muhalif grupların Tahran'a karşı yeni bir cephe açmasını önlemede ve ülkeyi bölme planlarını boşa çıkarmada "çok etkili bir rol oynadığını" belirtti.
İran’ın Majaraa Media kanalına röportaj veren Arakçi, Ankara’nın, İran’ı bölmeyi ve iç karışıklık çıkarmayı hedefleyen ABD-İsrail planına karşı son derece kararlı bir duruş sergilediğini vurguladı.
Röportaj, Pakistan’ın arabuluculuğu, Katar ve Türkiye’nin katkılarıyla haziran ayında ABD ve İran arasında imzalanan İslamabad Mutabakat Zaptı’nın çökmesi ve temmuz ayının başlarında çatışmaların yeniden şiddetlenmesinin ardından geldi.
Arakçi, savaşın dördüncü gününde ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik olası bir kara harekatı için Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nden (IKBY) figürlerle iletişime geçtiğini iddia etti.
Axios'un 3 Mart'ta yayınladığı haberde de Trump'ın savaşla ilgili Kürt liderler Barzani ve Talabani ile görüştüğü iddiası yer almıştı.
Beyaz Saray ise bu iddiaya ilişkin olarak Trump'ın bölgede "birçok müttefik ve ortakla görüşmeler yaptığını" belirtmişti.
Mart ayının başlarında, Associated Press'e (AP) konuşan Kürt yetkililer, Kuzey Irak merkezli İranlı Kürt isyancı grupların, ABD'nin desteğiyle İran'a yönelik sınır ötesi bir askeri operasyona hazırlandıklarını iddia etti.
Washington'ın Iraklı Kürtlerden bu operasyonlara destek vermesini talep ettiğini ileri sürdü.
Reuters'ta 5 Mart'ta yayınlanan röportajında Trump'ın Kürtlerin olası bir saldırısını destekleyeceğini belirttiği aktarıldı. Hemen ardından ABD medyasına yansıyan haberlerde, Kürt güçlerin olası bir kara saldırısı için hazırlık yaptıkları aktarıldı. New York Times ise bu grupların CIA tarafından silahlandırıldığını öne sürdü.
Bu plandan haberdar olduktan sonra Barzani ve Talabani, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştüğünü belirten Arakçi; İran, ABD ve İsrail ile savaşırken IKBY'den herhangi bir tehdit gelmesi halinde Tahran’ın buna sert karşılık vereceği uyarısında bulunduğunu aktardı.
Türkiye'nin bu süreçteki rolüne dikkat çeken Arakçi, "Türkiye bu süreçte çok etkili bir rol oynadı. Amerikalılarla görüşmeler yaptı ve bu konuda çok kararlı bir duruş sergiledi. Bu ortak çabalar, İran’ı bölme ve iç karışıklık yaratma komplosunun başarısız olmasını sağladı," dedi.
Savaşın ilk aşamalarında basına yansıyan haberlerde, İsrail istihbaratının Kuzey Irak’taki İranlı Kürt grupları silahlandırarak İran’ın kuzeybatısına doğru bir ilerleyişi destekleme teklifinde bulunduğu iddia edilmişti. Haberlerde, Washington’ın başlangıçta bu planı değerlendirdiği ancak Ankara’dan gelen itirazların ardından plandan vazgeçtiği öne sürülmüştü. Türkiye ve ABD söz konusu iddiaları resmi olarak doğrulamadı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise mart ayında yaptığı açıklamada, İran’ın etnik veya dini fay hatlarını tetikleyerek bir iç savaş çıkarma girişimlerinin "büyük bir hata" olacağını vurguladı.
"İsrail uzun yıllardır bölgedeki Kürt gruplarını vekil unsur olarak kullanıyor" diyen Fidan, ABD yönetimine seslenerek "Böyle bir hatanın telafisi olmaz" ifadelerini kullandı.
Fidan o dönemde, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Washington’ın böyle bir çabanın içinde yer aldığını reddettiğini ifade etti.
Öte yandan Trump, 8 Mart'ta Air Force One uçağında gazetecilere verdiği röportajda, Kürtlerin savaşa girme olasılığını "elediğini" belirterek, "Kürtlerin (bölgeye) girmesi gibi bir durum söz konusu değil, böyle bir şey düşünmüyoruz" dedi.
Trump ayrıca, "Ben bu ihtimali eledim. Kürtlerin girmesini istemiyorum. Kürtlerin zarar görmesini ya da öldürülmesini istemem; onlarla iyi ilişkilerimiz var. Girmeye istekliler ama ben... onlara girmelerini istemediğimi açıkça söyledim" ifadelerini kullandı.
Fox News'te nisan ayında yayınlanan mülakatta ise Trump, "Protestoculara, Kürtler aracılığıyla çok sayıda silah gönderdik. Ve sanırım Kürtler bu silahları aldılar," dedi.
Çeşitli Kürt gruplar bu iddiayı yalanlarken, Trump söz konusu iddiayı dile getirmeye devam etti.
Rıza Pehlevi’yi suçladı
Röportajda İran’ın devrilen son şahının sürgündeki oğlu Rıza Pehlevi’yi de hedef alan Arakçi, Pehlevi’yi İsrail ziyareti sırasında ülkenin bölünmesini desteklemekle suçladı.
Arakçi, Pehlevi’nin ülkenin merkezinde şah olarak hüküm sürmesi karşılığında İran’ın sınır bölgelerinin bölünmesine razı geldiğini iddia etti ancak bu iddiasına ilişkin herhangi bir kanıt sunmadı.
'İran, Venezuela değil'
Görüşmenin bir diğer bölümünde ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı temasa değinen Arakçi, askeri baskının Tahran’a taviz verdiremeyeceğini ilettiğini belirtti.
Witkoff’a söylediklerini aktaran Arakçi, "Bizi tehdit edemezsiniz ve bizi satın alamazsınız. İran; bir kişiyi aldığınızda diğer herkesin korkup geri çekildiği Venezuela değildir," ifadelerini kullandı.