İran’ın boğaz üzerindeki baskısı sürerken ve bölgenin en önemli ihracat yolu kırılganlığını korurken Körfez’in petrol üreticileri, ham petrolü Hürmüz Boğazı’nı kullanmadan taşıyacak boru hatlarına milyarlarca dolar harcıyor.
Savaştan önce her gün yaklaşık 15 milyon varil Körfez petrolü Hürmüz Boğazı’ndan geçiyordu. Barış döneminde dünya ticaretine konu olan petrolün yaklaşık beşte biri bu kritik deniz geçidinden taşınıyordu.
Boğaz hâlâ büyük ölçüde kapalı ve petrol fiyatları yüksek seyrederken, Körfez yetkilileri, enerji şirketleri ve piyasa analistlerine göre sevkiyatı bunun yerine Kızıldeniz, Süveyş Kanalı ve Umman Körfezi üzerinden gerçekleştirmeye yönelik en az yedi büyük boru hattı projesi inşa, planlama veya değerlendirme aşamasında.
İran savaşının bu ay yeniden alevlenmesiyle Brent petrolün varil fiyatı, haberin hazırlandığı sırada yeniden yaklaşık 93 dolara (4 bin 292 TL) yükseldi. Bu seviye, hazirandaki kısa süreli ateşkesin ardından görülen yaklaşık 72 doların (3 bin 323 TL) oldukça üzerinde. ABD gösterge petrolü WTI da varil başına yaklaşık 90 dolara (4 bin 154 TL) çıktı.
Veri şirketi Kpler’ın kıdemli araştırmacısı Victoria Grabenwöger, Hürmüz Boğazı’na bu kadar bağımlı olmanın “artık uzun vadede akılcı bir strateji olmadığını” söyledi.
Halihazırda iki alternatif çıkış güzergahı bulunuyor ancak ikisi de kapasite sınırına yaklaşmış durumda.
İran-Irak Savaşı sırasında Tahran’ın deniz taşımacılığını tehdit ettiği 1980’lerde inşa edilen Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı boru hattı, Abkayk kompleksinden Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu’ya ham petrol taşıyor. Buradan yüklenen tankerler güneye, Umman Denizi’ne veya kuzeye, Süveyş Kanalı’na yöneliyor.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise Hürmüz Boğazı’nın yaklaşık 145 kilometre güneyinde, Umman Körfezi kıyısında bulunan Füceyre Limanı’na daha fazla petrol yönlendiriyor.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi’ne göre bu iki hat savaştan önce günlük toplam 3,5 ila 5,5 milyon varillik atıl kapasiteye sahipti. Şimdi ise ikisi de tam kapasiteye yakın çalışıyor ve birlikte günde yaklaşık 6,5 milyon varil petrol taşıyor.
Abu Dabi’nin devlet petrol şirketi de savaştan önce başlattığı bir projeyi hızla tamamlamaya çalışıyor.
Mevcut hattın yanına döşenen ve Füceyre’ye uzanan 300 kilometrelik boru hattının maliyeti 3 milyar dolar (yaklaşık 138 milyar 450 milyon TL). Projenin günlük sevkiyatı 1,2 milyon varilden fazla artırması hedefleniyor.
Kpler’a göre hattın yaklaşık yarısı tamamlandı. Şirket, Füceyre Limanı’nın da genişletilmesi gerektiği için 2027 başı olarak açıklanan resmî tamamlanma hedefinin 2027 ortasına sarkmasını bekliyor.
Kpler, bu takvimin uygulanabilir hale gelmesinin bile ancak ablukanın yarattığı baskıyla mümkün olduğunu savunuyor.
Kızıldeniz rahatlatıyor, Kızıldeniz risk taşıyor
Kızıldeniz güzergahının da kendine özgü kırılganlıkları bulunuyor. Bu hafta yaşananlar, söz konusu riskleri bir kez daha hatırlattı.
Suudi Arabistan’ın Yemen’e uyguladığı abluka ve Sana Havalimanı’na yönelik saldırıya misilleme olarak Suudi bağlantılı deniz taşımacılığına abluka ilan eden Yemen’deki İran destekli Husiler, perşembe günü Encelia ve Layla adlı iki Suudi tankerine saldırarak her ikisinde de yangın çıkardıklarını öne sürdü.
Suudi Arabistan devlet medyası, Encelia’nın ön kısmında yangın çıktığını ancak can kaybı veya yaralanma olmadığını bildirdi. Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Merkezi (UKMTO) ise Al Shuqaiq’in güneybatısında bir tankere “kaynağı bilinmeyen bir cismin” isabet ettiğini açıkladı.
İran destekli grup, dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 12’sinin geçtiği kritik deniz yolu Babülmendep Boğazı’nda daha önce de taşımacılığı sekteye uğratmıştı. Husilerin 2019’da düzenlediği bir insansız hava aracı saldırısı, Doğu-Batı boru hattının da kapanmasına neden olmuştu.
Irak’ın 60 milyar dolarlık Washington hamlesi
Alternatif güzergah arayışının Irak kadar acil olduğu başka bir ülke bulunmuyor. Devlet gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ını petrol ihracatından sağlayan Irak, Hürmüz Boğazı’na bağımlılığı nedeniyle üretimi kısmak zorunda kaldı.
Reuters’a göre Başbakan Ali el-Zaidi, geçen hafta Washington’dan enerji, sağlık ve teknoloji alanlarında ABD’li şirketlerle imzalanan 48 anlaşmayla döndü. Toplam değeri 60 milyar doları (2 trilyon 769 milyar TL) aşan anlaşmalar arasında ExxonMobil, Shell, Halliburton, KBR ve GE Vernova’nın yer aldığı iş birlikleri de bulunuyor.
Anlaşmaların merkezinde, Kerkük petrol sahalarından Suriye’nin Akdeniz kıyısındaki Banyas Limanı’na uzanan ve uzun süredir kullanılmayan boru hattının yeniden inşası yer alıyor.
Irak devlet medyasına göre Chevron’ın üstleneceği proje, Suriye ile varılan anlaşma kapsamında yürütülecek. Planı memnuniyetle karşılayan ABD Dışişleri Bakanlığı, başlangıçta günlük 2 milyon varil kapasiteye sahip olması planlanan hattı “kritik bir enerji koridoru” olarak nitelendirdi.
Bağdat ayrıca Basra’dan Ürdün’ün Akabe kentine uzanacak bir boru hattı seçeneğini değerlendiriyor.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, anlaşmaların Hürmüz Boğazı’nı “ikinci planda kalan bir ayrıntıya” dönüştüreceğini söyledi.