Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Kuzey Denizi sondajı: İngiltere'nin radikal enerji bakanı son verecek mi

Birleşik Krallık Enerji Güvenliği ve Net Sıfır Bakanı Miatta Fahnbulleh, 21 Temmuz 2026 Salı Londra'da Downing Street'teki kabine toplantısına geliyor.
Birleşik Krallık'ın Enerji Güvenliği ve Net Sıfırdan Sorumlu Bakanı Miatta Fahnbulleh, 21 Temmuz 2026 Salı günü Londra'da Downing Street'teki Kabine toplantısına geliyor. ©  Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved
© Copyright 2026 The Associated Press. All rights reserved
By Liam Gilliver
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Miatta Fahnbulleh, iklim krizi konusunda açık sözlü “radikal ekonomist” olarak tanımlanıyor. Kuzey Denizi tartışmalarına son verebilecek mi?

Andy Burnham'ın başbakanlığa atanmasının ardından, Birleşik Krallık'ın Kuzey Denizi'nde sondajı aşamalı olarak sonlandırma taahhüdünden geri adım atacağına dair endişeler yeniden su yüzüne çıktı.

REKLAM
REKLAM

Geçen yıl, Keir Starmer hükümeti döneminde, Birleşik Krallık Enerji Güvenliği ve Net Sıfır Departmanı (DESNZ) Kuzey Denizi'nde keşif ruhsatı verilmesine son vermişti.

Bu, sondaj şirketlerinin daha önce dokunulmamış alanlarda yeni petrol ve gaz rezervleri aramak için izin alamayacağı anlamına geliyor; ancak mevcut projeleri yasaklamıyor.

Andy Burnham Kuzey Denizi'nde yeni sondaja onay verecek mi?

Burnham henüz yemin etmeden, yeni petrol ve gaz sondajı planları açıklamaya hazırlandığına dair haberler çıktı.

Spekülasyonların önemli bir bölümü, İskoçya açıklarında yer alan iki büyük petrol ve gaz sahası (Rosebank ve Jackdaw) etrafında dönüyor. Bu sahalar, önceki Muhafazakar hükümet döneminde 2022 ve 2023'te sondaj için onay almış, ancak 2025'te açılan bir dava sonrası iptal edilmişti.

Hafta başında Donald Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformunda Burnham ile Kuzey Denizi petrolünü görüştüklerini yazdı. ABD Başkanı, Birleşik Krallık'ın yeni keşif ruhsatlarına getirdiği yasağı sürekli eleştiriyor, daha önce Starmer'a "kazın, kazın, kazın" çağrısında bulunuyordu.

Ancak İşçi Partisi'nin lider yardımcısı Lucy Powell, Burnham'ın partinin seçim manifestosuna bağlı kalacağını teyit ederek çevrecilerin kaygılarını yatıştırdı.

Powell, "Tieback'ler ve diğer önlemlerle Kuzey Denizi gazı ve petrolünün yaşamaya, enerji karmasına katkı sunmaya devam etmesini istediğimizi net biçimde ortaya koyduk. Ancak enerji güvenliği ve daha düşük faturalar hedefimize, fosil yakıtlara bel bağlamaya devam ederek değil, aynı zamanda daha ucuz, geleceğin yenilenebilir enerjisini inşa ederek ulaşabileceğimiz konusunda da kararlıyız" dedi.

Tieback, mevcut sahalara yakın bölgelerde üretim yapılmasına verilen ad. Haberler, tieback düzenlemelerinin, manifestoyu teknik olarak ihlal etmeden yeni sondajların önünü açabileceğini öne sürüyor.

Bununla birlikte, kapsamlı bir kabine revizyonunun ardından, Kuzey Denizi'nin geleceğinin artık Birleşik Krallık'ın yeni enerji bakanı Miatta Fahnbulleh'in elinde olduğu yorumları yapılıyor.

Miatta Fahnbulleh kimdir?

İngiliz gazetesi The Guardian, iklim krizi konusunda açık sözlü bir "radikal ekonomist" olarak tanımladığı Fahnbulleh'in, Temmuz 2024'te Londra'nın Peckham bölgesinden milletvekili seçildiğini yazıyor.

Oxford Üniversitesi'nde felsefe, siyaset ve ekonomi okuyan Fahnbulleh, Londra Ekonomi Okulu'nda (LSE) kalkınma ekonomisi alanında doktora yaptı.

Fahnbulleh, 2017-2023 yılları arasında, havza genelinde yeni sondajların tamamen durdurulması çağrısında bulunan düşünce kuruluşu Yeni Ekonomi Vakfı'nın (New Economics Foundation) başkanlığını yürüttü.

Kurum, 2008 finansal krizi, iklim tahribatı ve artan enerji faturalarıyla mücadeleye yönelik bir dizi politika için "Green New Deal" ifadesini de literatüre kazandırdı.

Guardian'a konuşan Fahnbulleh'e yakın kaynaklar, onun, daha fazla fosil yakıt çıkarmanın Birleşik Krallık'a enerji bağımsızlığı sağlayacağı ve halkın enerji faturalarını düşüreceği yönündeki miti sorgulayacak bilgi ve donanıma sahip olduğunu söylüyor.

Fahnbulleh, çevre örgütlerinden, "zararlı fosil yakıt genişlemesine karşı duruşunu koruması" yönünde şimdiden baskı görüyor.

Euronews Earth, DESNZ'ye yeni sondaj ruhsatlarına izin verilip verilmeyeceğini ve tieback uygulamalarının İşçi Partisi manifestosunu dolanmak için kullanılıp kullanılmayacağını sordu.

Bir hükümet sözcüsü soruya doğrudan yanıt vermekten kaçınarak, "Kuzey Denizi, istihdamı, büyümeyi ve Birleşik Krallık'ın enerji güvenliğini destekleyen hayati bir ulusal varlık olmaya devam ediyor" açıklamasında bulundu.

"Petrol ve gazın, yenilenebilirler, nükleer ve diğer düşük karbonlu teknolojilerle birlikte, önümüzdeki on yıllar boyunca enerji sistemimizde önemli bir rol oynamayı sürdüreceği konusunda netiz. Odağımız, istikrar sağlamak ve Kuzey Denizi'nin Birleşik Krallık ekonomisi ile enerji güvenliğine güçlü katkı sunmaya devam etmesini temin etmek" dedi.

Kuzey Denizi'nde sondaj enerji faturalarını düşürür mü?

Kuzey Denizi'nde sondaja verilen desteğin önemli bir kısmı, petrol ve gaz fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde bunun enerji faturalarını düşüreceği yönündeki yanlış kanıya dayanıyor.

Oxford Üniversitesi (kaynak İngilizce) tarafından 2026'da yapılan bir analiz, tamamen yenilenebilir enerjiyle çalışan bir Birleşik Krallık'ın, hane halklarının enerji faturalarında yılda 441 sterline (yaklaşık 517 euro) varan tasarruf sağlayabileceğini ortaya koydu.

Ancak araştırmacılar, Kuzey Denizi'nden petrol ve gaz üretimini en üst düzeye çıkarmanın, hanelere yılda sadece 16 sterlin (19 euro) ile 82 sterlin (95 euro) arasında tasarruf getireceği uyarısında bulundu; bunun da, vergi gelirlerinin enerji faturalarını dengelemek için hanelere dağıtılmasına bağlı olacağını kaydetti.

Çalışmanın ortak yazarı Dr. Anupam Sen, Kuzey Denizi'ni son damlasına kadar boşaltmanın Birleşik Krallık'ı daha enerji güvenli hale getireceği ve enerji faturalarını düşüreceği yönündeki argümanı "tam bir hayal ürünü" olarak nitelendirdi.

"Kuzey Denizi'nde kalan petrol ve gazın ömrü ne olursa olsun, 'kazın, kazın, kazın' yaklaşımının, temiz enerjiye geçiş yolunda devam etmeye kıyasla hane halklarına daha pahalıya mal olacağını ortaya koyuyoruz" dedi.

Yenilenebilirlerin anlamlı tasarruf sağlayabilmesi için, çalışmanın diğer yazarı Cassandra Etter-Wenzel, hanelerin elektrifikasyonuna yardımcı olmak amacıyla, örneğin bir ısı pompası satın alıp kurdurmak gibi "ön yatırım" yapılması gerekeceğini söylüyor.

Analiz, İran savaşının yol açtığı dalgalanmalar öncesinde, Ocak 2026'daki petrol ve gaz fiyatlarını esas alıyor. Araştırmacılar, bu seviyelerin, orta ve uzun vadede gerçekçi fiyatları yansıttığını belirtiyor.

Araştırmacılar ayrıca, temiz enerjiden elde edilecek tasarrufların süresiz olarak her yıl tekrarlanacağını, buna karşın Kuzey Denizi'ndeki petrol ve gazın sınırlı kaynaklar olduğunu ve uzmanların bunların yaklaşık 2040'a kadar tükenme riski taşıdığı uyarısında bulunduğunu vurguluyor.

Birçok uzman, petrol ve gaz fiyatlarının küresel piyasalar tarafından belirlendiğini, Britanyalı tüketicilere indirim uygulanmadığını ve Birleşik Krallık sularından çıkarılan gazın en yüksek fiyatı veren alıcıya ihraç edilebildiğini hatırlatarak, yurtiçi üretimin artırılmasının maliyetleri kayda değer ölçüde düşürmeyeceğini de vurguluyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İklim değişikliği konut piyasasını nasıl dönüştürüyor?

Avrupa’daki kuraklığın sorumlusu yağışsızlık değil, kavurucu sıcaklar oldu

İklim değişikliği tarımı tehdit ediyor: Yeni model 2100'a kadar verim kaybını öngörüyor