Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Avrupa'nın en büyük kıyı kent parkı Atina'da 2027'de açılıyor

Parkın tamamlanmış halinin maketi
Parkın tamamlanmış halinin maketi ©  https://theellinikon.com
© https://theellinikon.com
By Ioannis Karagiorgas & ΑΠΕ-ΜΠΕ
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

The Ellinikon Park, toplam 2 bin dönüm alanıyla Avrupa'nın en büyük kıyı kent parkı olmaya hazırlanıyor. Ölçeği sayesinde proje, dünyanın en iddialı kentsel dönüşüm girişimleri arasında gösteriliyor.

30 binden fazla ağaç, yaklaşık 3 milyon çalı ve alanının yüzde 70'inden fazlasını kaplayacak yeşil dokusuyla Elliniko'daki The Ellinikon Park, Avrupa'nın en büyük kentsel yeşil alanlarından biri olmaya hazırlanıyor. Yaklaşık 2 bin dönümlük parkın 2027'nin başında kapılarını açması, projeye ait diğer altyapı çalışmalarının ise kademeli olarak 2030 yılına kadar tamamlanması planlanıyor.

REKLAM
REKLAM

Projede sürdürülebilir su yönetimi de önemli bir yer tutuyor. Bu kapsamda günde 7 bin metreküpe kadar arıtılmış su üretebilecek bir atık su arıtma tesisi, 10 bin metreküp kapasiteli bir su depolama rezervuarı ve su tüketimini yüzde 90'a kadar azaltması hedeflenen akıllı sulama sistemi kurulacak. Ayrıca park genelinde oluşturulacak "serin güzergâhlar" sayesinde, bu alanlardaki sıcaklığın çevredeki asfalt kaplı bölgelere kıyasla 4 santigrat dereceye kadar daha düşük olması hedefleniyor.

Ellinikon Experience Park'taki fıskiyede oynayan çocuklar
Ellinikon Experience Park'taki fıskiyede oynayan çocuklar AP Photo/Thanassis Stavrakis

Bu veriler, 1830 Lab tarafından LAMDA Development'ın LAMDA Labs birimi için hazırlanan "Yunanistan'da Modern Parklar - Sürdürülebilir Yeşil Alanların Tasarımı ve İşletilmesine Yönelik Bir Rehber" başlıklı çalışmada yer alıyor.

Çalışmanın yazarları arasında mimar ve peyzaj mimarı Dimitra Theohari ile Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) ve Atlantic Council İklim Direnci Merkezi'nde Küresel Isı Direktörü (Global Chief Heat Officer) olarak görev yapan Leni Myrivili bulunuyor.

Raporda, modern kentsel parkların tasarımı ve işletilmesine ilişkin uluslararası iyi uygulama örnekleri bir araya getirilirken, bu ilkelerin somut bir örneği olarak Elliniko'da inşa edilen Metropolitan Park projesi inceleniyor.

Elliniko'daki kentsel parkın maketi
Elliniko'daki kentsel parkın maketi https://theellinikon.com

Parkın tasarımının temel unsurları

• 30.000'den fazla ağaç ve yaklaşık 3 milyon çalı Parkta 30.000'den fazla ağacın ve yaklaşık 3 milyon çalının dikilmesi planlanıyor. Tasarım tamamlandığında, yeşil alanın toplam yüzeyin yüzde 70'ini aşması bekleniyor.

• 520'den fazla flora ve fauna türü Bitkilendirmelerin yüzde 70'inden fazlasını yerli ya da bölgeye iyi uyum sağlamış türler oluşturacak. Amaç, 520'den fazla bitki ve hayvan türünü destekleyebilecek bir ekosistem yaratmak.

• Dijital simülasyonlarla ısıl tasarım Mikroiklimle ilgili parametreler, daha ilk aşamalardan itibaren tasarıma dahil edildi. Isıl davranışın, gölgeleme düzeylerinin ve hava hareketlerinin değerlendirilmesi için thermal mapping ve Computational Fluid Dynamics (CFD) gibi tekniklerden yararlanıldı.

• 4 dereceye kadar daha düşük sıcaklık Bu simülasyonlar, 'serin güzergâhlar' ağının tasarlanmasına zemin hazırladı. Bu noktalarda sıcaklığın, çevredeki asfalt kaplı alanlara göre 4 santigrat dereceye kadar daha düşük olması öngörülüyor.

• Yüzde 60'ın üzerinde gölgeleme ve doğal havalandırma Dinlenme alanları, yüzde 60'ı aşan gölgeleme oranına sahip olacak şekilde tasarlanırken, aynı zamanda havanın doğal dolaşımına imkân tanınacak. Bitki örtüsü de doğal terleme yoluyla mikroiklimi iyileştirmek ve ısıl konfor koşullarını artırmak için kullanılacak.

• Kanallar, sisleme sistemleri ve su depoları Kanallar, sis püskürtme sistemleri ve düşük tüketimli rezervuarlar gibi su ögeleri, parkın genel kompozisyonuna entegre edilecek. Bu ögeler, buharlaşmalı soğutmayı güçlendirerek çevre sıcaklığının düşürülmesine katkı sağlayacak.

Arşiv fotoğrafı - The Ellinikon Experience Park'tan bir bölüm
Arşiv fotoğrafı - The Ellinikon Experience Park'tan bir bölüm https://theellinikon.com

• Yüzde 90'a varan tasarrufla akıllı sulama Sulama sistemi, hava ve toprak sensörlerinden gelen verileri kullanarak su miktarını bitki örtüsünün gerçek ihtiyacına göre hassas biçimde ayarlayacak. Rapora göre bu yaklaşım, su tüketiminde yüzde 90'a varan tasarruf sağlayabilir.

• Atık su arıtma tesisi Parkta, günde 7.000 metreküpe kadar arıtılmış su üretebilecek ileri (üçüncül) bir atık su arıtma tesisi öngörülüyor. Bu su, sulama da dahil olmak üzere tüm izin verilen içme suyu dışı kullanım alanlarında değerlendirilecek.

• 10.000 metreküplük depolama rezervuarı Sulama suyunun depolanması için 10.000 metreküp kapasiteli bir rezervuar planlanıyor. Bu altyapı, parkın su ihtiyacının karşılanmasını kolaylaştıracak ve aşırı sıcak dönemlerinde ek güvence sağlayacak.

• Yağmur sularının yüzde 100'ünün park içinde yönetimi Yağmur suyunun yönetimi, yeşil ve mavi altyapılar üzerinden, yüzde 100'ünün yerinde yönetilmesini hedefleyecek şekilde kurgulanıyor. Aynı zamanda, taşkınlara karşı önemli bir altyapı ögesi haline gelecek Trahonon Deresi'nin akışı gibi doğal su yollarının yeniden canlandırılması amaçlanıyor.

• Yunan doğal malzemeleri Zemin ve kaplama yüzeylerinde, Kavala mermeri, Dionysos-Penteli beyaz mermeri, Karystos şisti ve Mandra kumtaşı gibi Yunan doğal malzemelerinin kullanılması planlanıyor. Bu seçim, hem dayanıklılık ve ısıl konfor hem de parkın Attika manzarasına uyum içinde entegre edilmesi hedefiyle bağlantılı.

• Malzemelerin yeniden kullanımı Eski havaalanı tesislerinden çıkan malzemeler atık olarak görülmüyor, yeni tasarımın bir parçası haline getiriliyor. Beton plakalar, duvar, oturma birimi ve diğer yapısal ögelerde yeniden kullanılırken, kırma agrega malzemeler gabion kafeslerde ve dolgu işlerinde değerlendirilerek inşaatın çevresel ayak izi azaltılıyor.

• Doğal topoğrafyaya uyumlu güzergâhlar Yaya yolları ağı, sürekli gölgeli, bütüncül ve erişilebilir bir sistem olarak ele alınıyor. Yollar, doğal topoğrafyayı takip ederek bitki örtüsünün içine yerleştiriliyor; böylece mikroiklim koridorları ve ışıkla gölge arasında ardışık geçişler yaratılıyor.

• Mikroiklimin sürekli izlenmesi Parkın işleyişi, hava sıcaklığı, bağıl nem, güneş radyasyonu, toprak nemi ve gölgeleme düzeylerine ilişkin verilerin sürekli toplanmasıyla desteklenecek. Bu veriler, mikroiklimin, sulama sisteminin ve yeşil alan bakımının daha etkin yönetilmesi için kullanılacak.

Çalışmaya göre The Ellinikon Park, mikroiklimin, suyun, bitki örtüsünün, malzemelerin ve güzergâhların tasarım ve yönetimini tek bir model altında birleştirmeye çalışıyor. Bu yaklaşımla park, sadece bir rekreasyon alanı olarak değil, modern kentin çevresel meydan okumalarına yanıt verebilen bütüncül bir kentsel altyapı olarak konumlanıyor.

Arşiv fotoğrafı / The Ellinikon'da inşa halinde olan biyoklimatik gökdelen
Arşiv fotoğrafı / The Ellinikon'da inşa halinde olan biyoklimatik gökdelen AP Photo/Yorgos Karahalis

Atina Rivierası'ndaki park, yurt dışındaki diğer örneklerle nasıl karşılaştırılıyor

The Ellinikon Park, yaklaşık 2 milyon metrekarelik (2 bin dönüm ya da 200 hektar) alanıyla Avrupa'nın en büyük kıyı kentsel parkı olmayı hedefliyor. Proje, ölçeği sayesinde dünyanın en iddialı kentsel dönüşüm girişimleri arasında gösteriliyor.

Büyüklüğü açısından Avrupa'nın birçok simge parkını geride bırakan The Ellinikon Park, Londra'daki Hyde Park'tan (142 hektar) yaklaşık yüzde 40 daha büyük, Berlin'deki Tiergarten (210 hektar) ile ise neredeyse aynı büyüklükte.

Brüksel'deki Parc du Cinquantenaire'in (30 hektar) yaklaşık yedi katı büyüklüğündeki park, New York'taki Central Park'ın (341 hektar) gerisinde kalsa da, ölçeği itibarıyla onunla karşılaştırılabilecek düzeyde bir proje olarak öne çıkıyor.

Projeyi benzerlerinden ayıran en önemli özellik ise denizle kurduğu doğrudan ilişki. Avrupa'daki büyük kent parklarının çoğu şehir dokusunun içinde ve kıyıdan uzakta yer alırken, The Ellinikon Park yaklaşık 2 kilometrelik sahil şeridi boyunca Ege Denizi'ne açılıyor.

Kıyı konumlu Avrupa parklarıyla karşılaştırıldığında da dikkat çekici bir ölçeğe sahip olan proje, Barselona'daki Parc de la Ciutadella'yı (yaklaşık 31 hektar) ve planlanan Faliro Körfezi düzenlemesini (yaklaşık 54 hektar) alan bakımından açık ara geride bırakıyor.

Alan büyüklüğü açısından The Ellinikon Park'ı yalnızca İtalya'daki Parco della Sterpaia (296 hektar) gibi kentsel olmayan koruma alanları veya Galler'deki Pembrokeshire Coast Ulusal Parkı (62 bin hektar) gibi çok daha geniş doğal parklar geride bırakıyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Fransız sanatçı Saype'nin geçici arazi eserleri Alpler'de sergileniyor

Avrupa'da yeni sıcak hava dalgası: Milyonlarca kişi aşırı sıcakların etkisinde

Avrupa'da en uygun hafta sonu kaçamakları: İlk beş Polonya'dan çıktı