Çin, Fransa’nın ‘hızlı moda karşıtı’ yasasının ayrımcı olduğunu savunurken, Euronews’e konuşan bir kaynak, Fransız Dışişleri Bakanlığı'nın bu suçlamayı reddettiğini belirtiyor.
Çin, perşembe günü Fransa’nın Shein ve Temu gibi büyük Asyalı e-ticaret platformlarını hedef alan yeni “hızlı moda” düzenlemesinin “açıkça ayrımcı olduğunu” öne sürdü. Bu suçlamalara yanıt veren Fransa Dışişleri Bakanlığı bağlantılı bir kaynak ise Euronews’e iddiaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Fransa’nın Dış Ticaret ve Yatırım Çekiciliği biriminden bir kaynak, yeni yasanın “ayrımcı olmadığını” ve “çevre ile tüketicileri korumak” amacıyla çıkarıldığını belirtti.
Kaynak, “Fransa, Avrupa Birliği ve Çin arasında barışçıl ilişkilerin ve medeni ticari ilişkilerin bulunması Çin dahil herkesin çıkarına,” dedi.
Basın toplantısında konuşan Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Huang Ling, temmuz ayında kabul edilen ve salı günü yürürlüğe giren yasanın askıya alınması çağrısında bulundu.
Yasa, hızlı moda sektörünün çevresel etkilerini ve yerel ekonomi üzerindeki olumsuz sonuçlarını azaltma çabaları kapsamında belirli ürünlere ek ücret getiriyor. Bu ücret zaman içinde giysi başına yaklaşık 20 euroya kadar çıkacak.
Ling, Fransa’yı çevre ve sürdürülebilirlik argümanlarını kullanarak gerçekte iki kademeli bir sistem oluşturmakla suçladı. Çinli sözcü, bunun Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) ayrımcılık karşıtı kurallarını ihlal edebileceğini savundu.
Sözcü, “Fransa bu tutumunda ısrar ederse Çin, Çinli şirketlerin meşru hak ve çıkarlarını korumak için gerekli önlemleri alacaktır,” dedi ve “Ortaya çıkacak tüm sonuçların sorumluluğunu Fransa üstlenecektir,” ifadelerini kullandı.
Fransa: 'Ayrımcılık söz konusu değil'
Euronews’e konuşan kaynak, Çin’in Fransa’nın yeni yasasına itiraz etmesi halinde konuyu DTÖ’ye taşıma hakkı bulunduğunu söyledi:
“Çin’in kendisini hedef alınmış hissettiğini elbette duyduk. Kendilerini ne ölçüde hedef alınmış hissettiklerini anlamak için kendileriyle görüşmeye hazırız. [...] Çin’in yasayla ilgili teknik itirazları varsa bunları DTÖ’ye sunma hakkına tamamen sahiptir.”
Kaynak sözlerini şöyle sürdürdü:
“Parlamentomuz egemendir ve kararını vermiştir. Bu yasayı kabul etti ve biz de kararına tamamen saygı göstereceğiz. Bu tür bir tehdit, bir devletin egemen tutumuna yönelik bu meydan okuma; zorlama ve ekonomik misilleme anlamına gelir. Ancak şimdilik bu yalnızca bir tehdit.”
Avrupa Komisyonu daha önce Fransa’nın “hızlı moda karşıtı” yasasının AB hukukuyla uyumlu olup olmadığı konusunda çekincelerini dile getirmişti. Komisyonun endişeleri özellikle hızlı moda şirketlerinin reklamlarını sınırlandıran hükümler üzerinde yoğunlaşmıştı.
Ancak Euronews’e konuşan kaynağa göre, yasa çeşitli revizyonlardan geçirildi ve hukuki açıdan sağlam durumda.
Kaynak, “Avrupa Komisyonu’nun endişelerine ve çeşitli direktiflerle uyumluluğa ilişkin sorulara yanıt vermek için gerekli zamanı ayırdık. Hâlâ bazı sorular var, ancak kendimize güveniyoruz,” dedi:
“Bizim açımızdan çözüme kavuşturulmamış herhangi bir mesele yok.”
Çin şu an için hangi misilleme önlemlerini alabileceğini açıklamadı. Ancak Pekin daha önce de Fransız ekonomik çıkarlarını hedef almıştı. Avrupa Birliği’nin Çinli elektrikli araçlara ek gümrük vergisi uygulama kararı almasının ardından Çin, 2024’te Avrupa’dan ithal edilen brendiye karşı "anti-damping" önlemleri getirmişti.
Fransız konyak üreticileri de Avrupa Birliği ile Çin arasındaki bu gümrük anlaşmazlığının merkezinde kalan sektörlerden biri olmuştu.
Yasa ne getiriyor?
Fransız mevzuatına göre “ultra hızlı moda” iki temel kritere göre belirleniyor: Piyasaya sürülen giysilerin miktarı ve giysilerin tamir maliyetinin satın alma fiyatına oranı.
Her ürün için uygulanacak ek ücret, ürünün bu iki kriterden aldığı puana göre belirlenen bir ölçek üzerinden değişecek.
Son derece düşük fiyatları ve çok hızlı üretilen giysileriyle tanınan Shein ise salı günü Hong Kong Borsası’nda beklentilerin altında kalan bir halka arz gerçekleştirdi. Şirketin daha önce New York ve Londra’da halka açılma planları sonuçsuz kalmıştı.
Online perakende şirketi, 2021-2022 döneminde merkezini Singapur’a taşımıştı. Analistler bu adımın, Çinli şirketlere yönelik dünya genelinde giderek artan denetim ve incelemelerden kaçınmayı amaçladığını düşünüyor.