ABD'li yayın kuruluşu Axios'a göre henüz ilk aşamalarındaki plan, Trump'ın görev süresinin geri kalanında ABD'nin Orta Doğu politikasının ana hatlarını belirleyebilir.
Axios haber platformunun iki ABD'li yetkili ile konu hakkında bilgi sahibi iki kaynağa dayandırdığı haberine göre Trump yönetimi, Tahran üzerindeki baskıyı artırarak ve İsrail ile bölge ülkeleri arasındaki normalleşmeyi genişleterek Orta Doğu'daki güç dengesini yeniden şekillendirmeyi amaçlayan savaş sonrası strateji üzerinde çalışmaya başladı.
Amerikan haber sitesi, planın henüz ilk aşamalarında olduğunu ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın Beyaz Saray'daki görev süresinin geri kalanında Washington'ın Orta Doğu politikasının ana hatlarını belirleyebileceğini aktardı.
İsimleri açıklanmayan kaynaklara göre plan kapsamında üç temel unsur ele alındı: İran'ı caydırmak ve sınırlamak amacıyla ABD'nin müttefikleri arasında "bölgesel uyum" oluşturulması, 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlenen saldırıların bölgesel etkilerinin sona erdirilmesi ve İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi hedeflenirken İbrahim Anlaşmaları'nın genişletilmesi.
ABD'deki yaklaşan Kongre ara seçimleri ile İsrail'de ekim ayında yapılacak parlamento seçimlerinden etkilenmesi beklenen görüşmelerde, Washington'ın kurulması planlanan bölgesel yapıya garantör olması, İsrail ile Suriye arasında bir güvenlik anlaşması sağlanması ve Trump'ın Gazze planının bir sonraki aşamasına geçilmesi ihtimalleri de değerlendirildi.
Bölgesel uyum stratejisi, ABD politikasında köklü bir değişiklik anlamına gelmiyor. Washington'da 1979 İran Devrimi'nden bu yana göreve gelen yönetimler, Körfez ülkeleriyle ilişkileri ve ittifakları güçlendirerek Tahran'ın bölgedeki etkisini sınırlamaya çalıştı.
Ancak Washington, İran savaşıyla birlikte bölgesel güç dengesinin değiştiği değerlendirmesi doğrultusunda bu çabaları, müttefikler arasında daha yakın savunma ve güvenlik eşgüdümü içeren kurumsal bir yapıya dönüştürmek isteyebilir.
Suudi Arabistan ile İsrail arasında normalleşme anlaşması sağlanması, Washington'ın yıllardır izlediği hedeflerden biri. Ancak Riyad'ın bu yönde atılacak herhangi bir adımı Gazze'deki durumun çözümünde somut ilerleme kaydedilmesine ve bir Filistin devleti kurulmasına bağlaması nedeniyle süreç durma noktasına geldi.
Bu girişimler, Trump'ın ilk başkanlık döneminde 2020 yılında imzalanan ve İsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas ve Sudan ile ilişkilerini normalleştiren İbrahim Anlaşmaları'nın devamı niteliğinde.
Washington o tarihten bu yana anlaşmalara katılan ülkelerin sayısını artırmaya çalışıyor. ABD yönetimi bu anlaşmaları, Orta Doğu'daki ilişkileri ve ittifakları yeniden şekillendirmenin ve İran ile müttefiklerinin bölgedeki etkisini azaltmanın araçlarından biri olarak görüyor.
Planın diğer temel unsuru ise silahlı grup Hamas'ın 7 Ekim saldırısının ve ardından Gazze Şeridi'nde başlayan savaşın bölgesel etkilerinin giderilmesine odaklanıyor. Bu konunun üç temel adımla ele alınabileceği belirtiliyor.
İlk adım, Trump'ın Gazze planının bir sonraki aşamasına geçilmesi olabilir. Önceki haberlere göre bu aşamada Gazze'nin yeniden inşası, Hamas'ın silahsızlandırılması ve geçici bir yönetim kurulmasına ilişkin düzenlemeler bulunuyor.
İkinci adım kapsamında İsrail ile Suriye arasında bir güvenlik anlaşmasına varılması için çalışılabilir. Bu girişim, Beşar Esad yönetiminin 2024'ün sonunda devrilmesinden bu yana Suriye'de yaşanan kapsamlı siyasi değişimlerin ve yeni yönetimin ülkenin bölgesel ve uluslararası ilişkilerini yeniden şekillendirme çabalarının sürdüğü bir dönemde gündeme gelebilir.
Üçüncü adım ise Hizbullah'ın askerî kapasitesini sınırlandıracak bir İsrail-Lübnan anlaşmasının uygulanması olabilir.
Bu girişim, İsrail ile Hizbullah arasında 2024 yılında varılan ateşkes anlaşmasına ilişkin çabaların bir parçası. Anlaşma, Hizbullah mensuplarının Litani Nehri'nin kuzeyine çekilmesini ve Lübnan ordusunun ülkenin güneyine konuşlandırılmasını öngörüyordu.
Ancak İsrail o tarihten bu yana Hizbullah'ı askerî kapasitesini yeniden oluşturmaya çalışmakla suçlarken Lübnan, İsrail'in ülke topraklarına yönelik hava saldırılarının sürdüğünü bildiriyor.
Nihai plan henüz şekillenmedi
Planlama çalışmaları sürerken kaynaklardan biri Axios'a, stratejinin henüz tam olarak oluşturulmadığını söyledi.
"Planı pişiriyorlar ancak henüz hazır değil," diyen kaynak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Amaç, bölgedeki pek çok konuyu birbirine bağlamak ve savaşın ardından nasıl bölgesel bir uyum oluşturulacağını belirlemek. ABD'nin bölgedeki bütün müttefiklerinin buna katılıp katılmayacağı hâlâ belirsiz."