Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Yoksul mahallelerde yaşamak beyin sağlığını olumsuz etkiliyor

Yeni araştırmalara göre, insanların yaşadığı bölgeler, beyinlerinde ölçülebilir bir iz bırakabiliyor.
Yeni araştırmalara göre, insanların yaşadığı bölgeler, beyinlerinde ölçülebilir bir iz bırakabiliyor. ©  Canva
© Canva
By Giedre Peseckyte
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Dezavantajlı mahallelerde yaşamak, beyin sağlığının bozulmasıyla ilişkilendiriliyor. Araştırmacılar en yoksul bölgelerde beyin yaşının arttığını, toplam hacmin azaldığını ve damar hasarı belirtilerinin çoğaldığını buldu.

İnsanların yaşadığı yer, beyinlerinde ölçülebilir izler bırakıyor olabilir. Kuzey Amerika Radyoloji Derneği’nin (RSNA) bilimsel dergisi Radiology’de yayımlanan yeni bir araştırma, içinde yaşanan mahallenin sosyoekonomik koşulları ile beyin sağlığı arasında bağlantı bulunduğunu ortaya koydu.

REKLAM
REKLAM

Araştırmacılar, yaşları 18 ile 96 arasında değişen yaklaşık 3 bin kişinin beyin MR görüntülerini analiz etti. Beyne ilişkin ölçümler, gelir, eğitim, istihdam ve barınma gibi faktörlere dayalı olarak mahalle düzeyindeki sosyoekonomik dezavantajı ölçen Bölgesel Yoksunluk Endeksi (ADI) puanlarıyla karşılaştırıldı.

Bu endeks, tek tek kişilerin ekonomik veya sosyal durumunu değil, yaşadıkları bölgenin koşullarını tanımlıyor.

Araştırmaya göre, sosyoekonomik açıdan en dezavantajlı mahallelerde yaşayan insanların “beyin yaşı” daha yüksek, toplam beyin hacmi ise daha avantajlı bölgelerde yaşayanlara kıyasla daha düşüktü.

Araştırmacılardan John-Paul J. Yu, “Yaşadığınız yer beyninizde ölçülebilir bir iz bırakıyor,” dedi.

Yu, kişinin içinde bulunduğu çevrenin “beyin yaşı ve dolayısıyla beyin sağlığı üzerinde açık ve ölçülebilir sonuçları” olduğunu belirtti.

Bulgular, insanların doğduğu, yaşadığı, çalıştığı ve yaşlandığı koşulların uzun vadeli nörolojik durumlarını şekillendirebileceğini gösteren bilimsel kanıtlara yenilerini ekliyor.

Araştırmacılar ayrıca, sosyoekonomik açıdan en dezavantajlı mahallelerde yaşayan kişilerde “beyaz cevher hiperintensiteleri” olarak adlandırılan oluşumların hacminin daha yüksek olduğunu tespit etti. Bunlar MR görüntülerinde parlak noktalar şeklinde görülen ve beyindeki küçük kan damarlarında meydana gelen hasarla ilişkilendirilen bulgular.

Yu, “Beyaz cevher hiperintensiteleri esasen beyindeki kardiyovasküler hasarın ayak izleridir,” dedi.

Araştırmacı, yüksek tansiyon, kötü uyku ve kronik stres gibi faktörlerin zaman içerisinde beyne giden kan akışını etkileyebileceğine dikkat çekti.

Beyaz cevher hiperintensitelerinin daha fazla olması, daha önce yapılan araştırmalarda hafıza kaybı, bilişsel sorunlar ve demans riskinin artmasıyla ilişkilendirilmişti.

Yu, bu nedenle sağlık müdahaleleri ve kamu politikaları tasarlanırken insanların yaşadığı mahallelerdeki sosyoekonomik dezavantajların da dikkate alınması gerektiğini söyledi:

“ADI gibi endekslerle ölçülen mahalle dezavantajı önemli bir belirleyicidir. Çünkü bu endeks, bireysel davranışların ötesine geçen ve klinik sonuçlardaki eşitsizliklere katkıda bulunan, zaman içinde birikmiş yapısal eşitsizlikleri yansıtır.”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Araştırma: Genç beyinlerin esnekliği travma sonrası risk yaratabilir

Genç yaşta alkol kalıcı beyin değişiklikleriyle ilişkilendiriliyor

Bilim insanları kas-beyin ilişkisini inceledi: Parkinson tedavisinde egzersiz öne çıktı