Loader
Bize Ulaşın
Reklam

BioNTech'in kurucuları Özlem Türeci ve Uğur Şahin'in yeni şirketi Arife ne yapacak?

Arşiv
Arşiv -  ©  (c) Copyright 2021, dpa (www.dpa.de). Alle Rechte vorbehalten
© (c) Copyright 2021, dpa (www.dpa.de). Alle Rechte vorbehalten
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

BioNTech'in kurucuları Özlem Türeci ve Uğur Şahin, şirketin yönetiminden ayrılarak yeni bir biyoteknoloji girişimi kurdu. Aylardır ayrıntıları büyük ölçüde gizli tutulan şirketin adı da belli oldu.

Covid-19 pandemisi sırasında geliştirdikleri mRNA aşısıyla dünya çapında tanınan BioNTech'in kurucuları Özlem Türeci ve Uğur Şahin, şirketin yönetiminden ayrılarak yeni bir biyoteknoloji girişimi kurdu. Aylardır ayrıntıları büyük ölçüde gizli tutulan şirketin adı da belli oldu: Arife.

REKLAM
REKLAM

Alman ekonomi gazetesi Handelsblatt'ın şirket kayıtlarına ve projeye yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Arife, tıpkı BioNTech gibi Almanya'nın Mainz kentinde faaliyet gösterecek. Şirketin temel hedefiyse yeni nesil mRNA teknolojilerini ve bunlara dayalı ilaçları geliştirmek olacak.

Arife adı Türkçe kadın isminden geliyor ve "bilen, bilgili kadın" anlamını taşıyor. Avrupa şirketi (SE) statüsünde kurulan şirketin ticaret sicilindeki mevcut sermayesi 120 bin euro. Ancak bu rakam şirketin araştırma bütçesini değil, kayıtlı kuruluş sermayesini ifade ediyor. Arife'nin birkaç yüz kişilik, daha küçük ve araştırma odaklı bir biyoteknoloji şirketi olarak yapılandırılması planlanıyor.

Arife ne yapacak?

Kayıtlara göre, Arife'nin kuruluş amacı epey geniş: İlaç ürünlerinin araştırılması, geliştirilmesi, üretilmesi ve pazarlanması. Ancak şirketin asıl bilimsel odağı, Şahin ve Türeci'nin uzun yıllardır çalıştığı mRNA teknolojisinin yeni nesli olacak. BioNTech de mart ayında yaptığı resmi açıklamada yeni şirketi "yeni nesil mRNA" inovasyonlarını geliştirecek bağımsız bir biyoteknoloji şirketi olarak tanımlamıştı.

mRNA teknolojisinin temel fikri, hücrelere belirli bir proteini üretmeleri için geçici genetik talimatlar vermek. Covid-19 aşılarında bu yöntem bağışıklık sistemine virüsün bir parçasını tanıtmak için kullanılmıştı. Ancak Şahin ve Türeci'nin mRNA konusundaki asıl hedeflerinden biri kanser olageldi. Bu alanda örneğin mRNA aracılığıyla bağışıklık sistemine bir tümöre özgü moleküler özellikleri göstererek bağışıklık hücrelerinin kanser hücrelerini daha iyi tanıması hedeflenebiliyor.

Arife'nin tam olarak hangi hastalıkları veya ilaç adaylarını önceliklendireceği henüz açıklanmış değil. Dolayısıyla şirketin yalnızca kanser üzerine çalışacağı söylenemiyor.

BioNTech'in Arife'nin kuruluş planını açıkladığı resmi duyurusunda da belirli bir hastalıktan ziyade, "dönüştürücü potansiyele sahip" yeni mRNA platformlarının geliştirilmesinden söz ediliyor.

BioNTech ile Arife rakip mi olacak?

İlginç olan noktalardan biri de Arife'nin BioNTech'ten tamamen kopuk bir şirket olmaması.

Mart ayında açıklanan plana göre BioNTech, belirli mRNA teknolojilerini ve bunlara ilişkin hakları Arife'ye devredecek. Karşılığında BioNTech'in Arife'de azınlık hissesi alması, ayrıca bazı projeler için lisans gelirleri elde etmesi öngörülüyor. İki şirket ileride ilaç adaylarını birlikte kullanan kombinasyon tedavilerinde de işbirliği yapabilecek.

Handelsblatt'ın edindiği bilgilere göre iş bölümü daha da dikkat çekici olabilir: Arife, ilaç geliştirmenin erken araştırma ve keşif aşamasına ağırlık verecek. Umut vadeden bazı adayların daha ileri klinik geliştirme süreçlerini ise BioNTech üstlenebilecek.

Ancak bu iş bölümünün nihai biçimi henüz kesinleşmiş değil.

Asıl tartışma: mRNA teknolojileri kimin olacak?

Öte yandan, iki taraf arasındaki ayrışmanın başlangıçta düşünüldüğü kadar sorunsuz ilerlemediğine dair yeni bilgiler de var.

Handelsblatt'ın 25 Eylül'de yayımladığı habere göre BioNTech ile kurucuları arasında patentlerin, ilaç projelerinin ve diğer varlıkların Arife ile nasıl paylaşılacağı konusunda zorlu görüşmeler yürütülüyor. Gazetenin projeye yakın kaynakları, görüşmelerin planlanandan uzun sürdüğünü ve Şahin ile Türeci'nin BioNTech yönetimi ve denetim kuruluyla ilişkilerinin soğuduğunu öne sürüyor.

İddiaya göre, bunun temel nedeni, Arife'nin kullanmak istediği bazı ilaç adayları ve teknolojiler üzerindeki patentlerin halen BioNTech'e ait olması. Dolayısıyla Şahin ve Türeci kurucu olsalar bile BioNTech bünyesinde geliştirilen fikri mülkiyeti doğrudan yeni şirkete taşıyamıyor. Arife'ye aktarılacak teknolojilerin ekonomik değerinin belirlenmesi gerekiyor.

BioNTech mart ayında bağlayıcı anlaşmanın 2026'nın ilk yarısının sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini açıklamıştı. Ancak eylül sonu itibarıyla anlaşmanın temel unsurlarının hâlâ müzakere ediliyor olması, sürecin ilk planın gerisinde kaldığını gösteriyor.

Şahin ve Türeci neden BioNTech'i bırakıyor?

Şahin ve Türeci'nin kamuoyuna yaptığı açıklamalara göre, ayrılığın temel nedeni, BioNTech'in geldiği aşama ile ikilinin yapmak istediği bilimsel çalışma arasındaki fark.

2008'de küçük bir biyoteknoloji girişimi olarak kurulan BioNTech artık çok daha büyük bir ilaç şirketine dönüşmüş durumda. Şirket, Covid-19 aşısının ardından özellikle kanser alanında çok sayıda klinik program yürütüyor ve hedefini "2030'a kadar pazarda birden fazla ürünü olan küresel bir ilaç şirketine dönüşmek" diye tanımlıyor. 2026 sonuna kadar onkolojide Faz 3 aşamasında 15 çalışmanın devam ediyor olması bekleniyor.

Bu dönüşüm şirket açısından ağırlığın giderek ilaç keşfetmekten, bulunan ilaçları büyük klinik deneylerden geçirip piyasaya taşımaya kayması anlamına geliyor.

Şahin ve Türeci ise yeniden erken aşamadaki bilimsel keşiflere dönmek istiyor.

Türeci mart ayında Alman Bild gazetesine bunu açıkça ifade etmişti. Güçlü oldukları alanın "inovasyon ve alışılmışın dışındaki girişimcilik" olduğunu söyleyen Türeci, yeniden bu alana dönmek istediklerini ve üçüncü şirketlerini kurduklarını açıklamıştı.

Şahin de BioNTech'in resmi açıklamasında, şirketin artık küresel bir ilaç şirketine dönüştüğünü ve "bayrağı devretmek için doğru zamanın geldiğini" belirtirken, kendisi ve Türeci için yeniden öncü olmanın zamanının geldiğini söylemişti.

Aslında BioNTech'i tamamen terk etmiyorlar

Aslında, ikili şirketin yönetimindeki görevlerini bırakıyor olsa da BioNTech ile ekonomik ve bilimsel bağlarını tamamen koparmıyor.

Şahin ve Türeci'nin BioNTech'teki hisselerini koruması bekleniyor. Ayrıca BioNTech'in Arife'nin azınlık hissedarı olması ve iki şirket arasında lisanslama ve araştırma işbirliklerinin kurulması planlanıyor.

Şahin'in BioNTech CEO'luğu görevini Swedish Orphan Biovitrum'un (Sobi) CEO'su Guido Oelkers devralacak. Oelkers'in göreve en geç 1 Şubat 2027'de başlaması planlanıyor. Şahin ve Türeci ise mevcut sözleşmelerinin sona ermesiyle 2026'nın sonuna kadar Arife'nin yönetimine geçecek.

Arife'nin yönetiminde tanıdık bir isim de var. Şirket kayıtlarında yönetim kurulu üyesi olarak görünen Michael Maximilian Kring, 2009-2014 yılları arasında BioNTech'in finans direktörlüğünü yapmıştı. Handelsblatt'a göre, Kring'in Arife'de de finans yönetimini üstlenmesi bekleniyor. Şahin'in BioNTech'te birlikte çalıştığı bazı isimleri yeni şirkete götürmek istediği ve çalışanlarla görüşmeler yürütüldüğü de belirtiliyor.

Şahin ve Türeci'nin üçüncü şirketi

Arife aynı zamanda Şahin ve Türeci'nin birlikte kurduğu üçüncü biyoteknoloji şirketi olacak.

İkili 2001'de kanser immünoterapilerine odaklanan Ganymed Pharmaceuticals'ı kurmuştu. Şirket 2016'da Japon ilaç devi Astellas'a satılmıştı. Ardından 2008'de BioNTech'i kurmuşlardı. BioNTech başlangıçta kişiselleştirilmiş kanser immünoterapileri ve mRNA teknolojileri üzerine çalışan bir girişimken Covid-19 pandemisinde Pfizer ile geliştirdiği aşı sayesinde küresel ölçekte bir ilaç şirketine dönüşmüştü.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Covid aşısı satışları düşen ve kârı azalan BioNTech, kanser ilacı üretimine odaklanıyor

BioNTech, Pfizer ile ürettiği aşılar nedeniyle üçüncü çeyrekte 900 milyon euro zarar yazacak

AB Biontech-Pfizer'in Omicron varyantlarıyla mücadele için uyarlanmış aşısını onayladı