Bu ayın başında 12 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerine yönelik yeni ticaret yaptırımları uygulanacağını açıkladı. Karar, Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarının arttığı ve durumun 'hızla kötüleştiği' bir dönemde alındı.
İsrailli yerleşimciler, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinli topluluklar için hayati önem taşıyan doğal su kaynaklarına el koymak amacıyla girişimlerini artırıyor. Turizm ve sulama faaliyetleri için bu su kaynaklarına bağımlı olan Filistinliler, söz konusu girişimler nedeniyle giderek daha fazla su sıkıntısıyla karşı karşıya kalıyor.
Yaz aylarında yaşanan olaylardan birinde, Filistin'in Fasayil köyünü besleyen doğal bir kaynaktan alınan su, yasa dışı şekilde yakındaki antik bir havuza yönlendirildi. Havuz ise Roma tarafından atanan Yahudiye Kralı Herod'un adını taşıyan yeni bir turistik cazibe merkezi olarak ilan edildi.
Fasayil'de çiftçilik yapan Saad Nemer, suyun kesilmesinin tarlalarını büyük ölçüde olumsuz etkilediğini söyledi. Batı Şeria'daki sivil işleri denetlemekle görevli İsrail askeri kurumu COGAT ise suyun "yetkisiz şekilde" yönlendirildiğini kabul etti ve olayla ilgili soruşturma yürütüleceğini açıkladı.
Alanın ne zaman inşa edildiği bilinmiyor. İsrail Sivil İdaresi'nin arkeoloji birimi tarafından yürütülen kazılara göre, bölgedeki diğer kalıntılar Herod'un hükümdarlığı dönemine, MÖ 1. yüzyıla tarihleniyor.
İsrailli insan hakları kuruluşu B'Tselem'e göre, tarihi alanların ele geçirilmesi ve sahiplenilmesine yönelik girişimler, "İsrail Devleti ile Yahudi halkının Batı Şeria'yla olan tarihi, kültürel ve dini bağlarını güçlendirmeye" yönelik daha geniş kapsamlı çabanın bir parçasını oluşturuyor.
İsrail'in aşırı sağcı Miras Bakanı Amihai Eliyahu, Associated Press'e yaptığı açıklamada, yönetimin arkeologlarının kapsamlı bir inceleme yapabilmesi için havuzun ekim ayının başında boşaltılacağını söyledi.
Eliyahu ayrıca suyu ilk olarak yönlendiren kişiyi övdü ve alanın yeniden düzenlenmesi için yaklaşık 1 milyon dolar bütçe ayrılabileceğini açıkladı.
Eliyahu, havuzu ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, "Burayı Aden Bahçesi'ne dönüştüreceğiz," dedi.
İsrail'in 1967'de Batı Şeria'nın kontrolünü ele geçirmesinden bu yana Filistinliler bölgede su kıtlığı ve kısıtlamalarla karşı karşıya. Yerleşimcilerin artan saldırıları ise bu sorunları daha da ağırlaştırıyor.
Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'nin (OCHA) yakın tarihli raporuna göre, 2026 yılında İsrailli yerleşimciler Filistinli topluluklarda yaklaşık 160 su ve sanitasyon yapısına zarar verdi, bunları tahrip etti veya ele geçirdi.
Raporda ayrıca saldırganların ortak kullanılan su altyapısını giderek daha fazla hedef aldığı ve bazı yerleşimlerin tamamına veya büyük bölümüne su tedarikinin kesintiye uğramasına yol açtığı belirtildi.
Batı Şeria
Bu ayın başında 12 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerine yönelik yeni ticaret yaptırımları uygulanacağını açıkladı. Karar, yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırılarının arttığı ve durumun "hızla kötüleştiği" bir dönemde alındı.
Ülkelerin dışişleri bakanlarının ortak açıklamasına göre Kanada, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç, yerleşimlerle ticarete kısıtlamalar getirme planlarını açıklayan İngiltere ve Fransa'ya katıldı.
Açıklamada, "İsrail hükümetinin Batı Şeria'daki eylemleri, iki devletli çözüm ihtimalini baltalıyor," denildi. Açıklamada ayrıca "yerleşimci şiddetinde ve yerleşimlerin genişlemesinde benzeri görülmemiş düzeylere" ulaşıldığı belirtildi.
Açıklamada, "Birlikte kararlıyız: İki devletli çözüm korunmalı ve adil ve kalıcı bir barış için harekete geçeceğiz," ifadelerine yer verildi.
Gazze'deki savaşın başlamasının ardından Batı Şeria'da şiddet olaylarında artış yaşandı. Savaş, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlediği saldırıların ardından başlamıştı.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi'nin bir raporuna göre, Ekim 2024 itibarıyla Doğu Kudüs de dahil olmak üzere Batı Şeria'da yaklaşık 737 bin İsrailli yerleşimci bulunuyordu.
Batı Şeria'daki İsrail yerleşimleri, uluslararası hukuk kapsamında yasa dışı kabul ediliyor.