Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Fon iddiaları: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Betül Sayan Kaya istifa etti

Fatma Betül Sayan Kaya
Fatma Betül Sayan Kaya -  ©  @drbetulsayan / X
© @drbetulsayan / X
By Sait Burak Utucu
Yayınlanma Tarihi •Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Betül Sayan Kaya, Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin kendisi ve eşi hakkında gündeme getirdiği borsa işlemlerine ilişkin iddiaların ardından istifa etti. İddiaları yalanlamayan Kaya, soruşturmanın bağımsız yürütülmesi için 'siyasi sorumluluk aldığını' belirtti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, kendisi ve eşi İlyas Kaya'nın borsa işlemlerine ilişkin iddiaların ardından partisindeki tüm görevlerinden istifa ettiğini açıkladı.

REKLAM
REKLAM

Kaya'nın kararı, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre'nin çiftin Özata Denizcilik hisselerindeki işlemlerden kısa sürede yüksek tutarda gelir elde ettiği yönündeki iddialarının ardından geldi.

Cumartesi gecesi X hesabından açıklama yapan Kaya, kararını Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ilettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Bu anlayışla, sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımdan istedim."

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Fatma Betül Sayan Kaya'nın 8 Nisan'da başlayan işlemlerde Özata Denizcilik'ten 250 bin adet hisse aldığını ve bunları eylül ayında 4 bin 482 liradan sattığını iddia etmişti.

Emre, Sayan Kaya'nın 63 milyon 359 bin lira yatırıp 1 milyar 344 milyon lira çektiğini öne sürdü.

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Sayan Kaya'nın eşi İlyas Kaya'nın ise tanesi 255 liradan 155 bin adet hisse alıp 4 bin 482 liradan sattığını ileri süren Emre, 99 milyon 687 bin liralık yatırım karşılığında 826 milyon lira çekildiğini ifade etmişti.

Emre'nin iddiasına göre çift, toplam 163 milyon 46 bin TL yatırıp 2 milyar 170 milyon TL çekti. Bu işlemlerle çiftin 2 milyar 6 milyon 954 bin TL kâr elde ettiği öne sürüldü.

Son dönemde sermaye piyasalarındaki fon krizine ilişkin olarak çiftin yaptığı işlemlerin zamanlamasına dikkat çeken Zeynel Emre, önceden bilgi sızdırıldığı ve yatırımların bu sayede nakde çevrildiği iddiasında bulunmuştu.

"Birileri kulağına fısıldamış, peş peşe paraları çekmişler," diyen Emre, para transferlerine ilişkin hesap bilgilerini de kamuoyuyla paylaşmıştı.

Savcılıktan tedbir talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fatma Betül Sayan Kaya ve İlyas Kaya’nın malvarlıkları için tedbir talebinde bulundu.

Eş ve çocukları kapsayan tedbir talebinde, satış ve devir işlemleriyle para transferlerinin savcılık onayına tabi tutulması, menkul kıymetlerin dondurulması ve tapu, gemi ile uçak kayıtlarının tespit edilmesi istendi.

'Siyasi ve vicdani sorumluluk'

Borsada yaptığı ileri sürülen işlemlerle ilgili iddialara yanıt vermeyen Fatma Betül Sayan Kaya, hakkındaki iddiaların hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmasını önemsediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "kim olursa olsun iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini ifade ettiğini" hatırlatan Kaya, siyasetteki sorumluluğun yalnızca hukuki boyutla sınırlı olmadığını söyledi.

Sayan Kaya, "Milletimize karşı üstlendiğimiz görev, gerektiğinde siyasi ve vicdani sorumluluk almayı da gerektirir," dedi.

İddiaların araştırılacağı süreçte bulunduğu makamın tartışma konusu olmasını istemediğini belirten Kaya, yürütülecek inceleme ve soruşturmanın bağımsız ve sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi için siyasi sorumluluk aldığını kaydetti.

Sayan Kaya, "Bu anlayışla, sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim," ifadelerini kullandı.

Kaya, açıklamasında iddialara konu olan hisse işlemleri ve tutarlara ilişkin ayrıntılı bir değerlendirme yapmadı.

'Neden zamanında müdahale edilmedi?'

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, bazı portföy şirketleri ve yönetim kurulu üyelerinin iktidarla yakın ilişkiler içinde olduğunu, kapalı fonlarda yaşanan değer artışlarının reel ekonomiyle bağdaşmadığını savunmuştu.

Üretimi bulunmayan bazı şirketlerin hisselerinin 20 ayda 46 liradan 4 bin lira seviyesine çıktığını ileri süren Emre, küçük yatırımcıların yüksek kazanç vaadiyle bu işlemlere çekildiğini söylemişti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) şüpheli işlemlerden aylar önce haberdar olduğunu da öne süren Emre, yetkililerin neden zamanında müdahale etmediğini ve işlemleri durdurmadığını sormuştu.

AK Partili Şamil Tayyar: İddialar doğruysa istifası gerekir

AK Partili Şamil Tayyar da Fatma Betül Sayan Kaya hakkında ortaya atılan iddialara tepki göstererek, Kaya'nın bu iddiaları "ya yalanlaması ya da istifa etmesi gerektiğini" dile getirmişti.

Tayyar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Eğer iddialar doğruysa, kabul edilebilir bir durum değil. Hemen istifası gerekir. İddialar doğru değilse, hemen yalanlamalı ve dava açmalıdır," ifadelerini kullanmıştı.

Hiç kimsenin makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamayacağını belirten Tayyar, benzer şekilde fonlar üzerinden servetini artıran başka isimler varsa onların da "gereğini yapması" gerektiğini savunmuştu.

Sayan Kaya'nın istifasının ardından da bir paylaşım yapan Şamil Tayyar şunları yazdı:

"AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, tüm görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Gerekçe olarak, iddiaların açıklığa kavuşturulması ve soruşturmanın selametle sonuçlandırılması talebini gösterdi. Keşke iddialara ilişkin de bir iki cümle kursaydı iyi olurdu. Bu muğlaklık, iddia sahiplerine haklılık kazandırır."

Ne olmuştu?

Sermaye piyasalarındaki fon krizi, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 28 Ağustos'ta yatırım fonlarına ilişkin kuralları sıkılaştırmasının ardından bazı serbest fonlarda artan çıkışlar ve likidite sorunlarıyla gündeme geldi.

SPK, 17 Eylül'de Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy tarafından kurulan 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi.

Kurulun verilerine göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Tera Portföy fonlarının tasfiyesini İş Bankası, diğer altı şirketin fonlarının tasfiyesini ise Ziraat Bankası üstlendi; başlangıçta üç ay olarak öngörülen tasfiye süresi daha sonra altı aya çıkarıldı.

Fonlardaki gelişmelerle eş zamanlı olarak sermaye piyasası işlemlerine ilişkin adli soruşturmalar da genişledi. SPK, Katılımevim, Gündoğdu Gıda ve Destek Finans Faktoring hisselerinde manipülasyon yapıldığı iddiasıyla 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulunurken bu kişilere iki yıl işlem yasağı getirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmalarda Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ve Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan'ın da aralarında bulunduğu yöneticiler tutuklandı.

Soruşturmaların genişlemesiyle 25 Eylül itibarıyla sermaye piyasası işlemlerine ilişkin dosyalardaki toplam tutuklu sayısı 45'e yükseldi.

Krizin ardından iktidar cephesinden de SPK'ya ilişkin dikkat çeken bir mesaj geldi. Nihat Zeybekci'nin başkanlığındaki AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığı, 21 Eylül'de sosyal medya hesabından SPK'nın görev ve yetkilerini madde madde sıraladı.

Paylaşımda SPK'nın sermaye piyasalarının "güven, şeffaflık ve istikrar içinde" çalışmasını sağlamak ve yatırımcıların haklarını korumakla görevli olduğu belirtilirken, piyasa fiyatlarını yapay biçimde etkileyen veya gizli şirket bilgileriyle haksız kazanç sağladığı şüphesi bulunan kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunma yetkisine de yer verildi.

Fon krizinin arka planı 2021’e kadar uzanıyor

Tera Portföy tarafından kurulan TLY fonu Mart 2021’de arz edildi. Fon 12 Ağustos 2025’te SPK izniyle TEFAS’ta işlem görmeye başladı.

Aynı yılın sonbaharında kamu otoritelerinden fon piyasasına ilişkin uyarılar peş peşe geldi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile dönemin SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 4 Kasım’da bazı fonların manipülasyon amacıyla kullanıldığına dikkat çekti.

2 Aralık’ta Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi SPK’ya düzenleme tavsiyesinde bulunurken, 18 Aralık’ta nitelikli yatırımcı olabilmek için gereken varlık eşiği 1 milyon TL’den 10 milyon TL’ye çıkarıldı.

Düzenleme süreci 2026’da hızlandı. SPK’nın Borsa İstanbul ve Takasbank’la hazırladığı rehber taslağı 28 Ocak’ta Hazine ve Maliye Bakanlığı’na sunuldu.

SPK, uygulama esaslarını 17 Haziran’da onayladı ve 20 Temmuz’da Takasbank tarafından uygulamaya alındı.

MSCI’ın 23 Haziran’da Türkiye’de bazı fon değerlerinin yapay biçimde şişirildiğine yönelik uyarısının ardından hazırlanan rehber 28 Ağustos’ta yürürlüğe girdi.

Takip eden haftalarda büyük satışlar yaşanırken Tera Portföy ve Pusula Portföy’e ait bazı fonlar temerrüde düştü; bunun ardından yedi portföy şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Fon krizi soruşturması: 42 kişinin mal varlığı donduruldu

Fon soruşturmasında 14 kişi daha tutuklandı: İsviçre'ye para transferleri inceleniyor

SPK, tasfiye kapsamındaki fonlarda kaç yatırımcı bulunduğunu açıkladı