Fon soruşturmasında 45 şirket ve 19 fon hakkındaki mal varlığı tedbirleri kaldırıldı. Karar, Sermaye Piyasası Kurulu’nun yeni bildirimlerinin ardından alındı. Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek ise piyasa bozucu işlemlere karışanlara yönelik hukuki sürecin sürdüğünü belirtti.
Kamuoyunda “fon krizi” olarak anılan soruşturmada bazı şirket ve fonlara yönelik mal varlığı tedbirleri kaldırıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurulların yeni değerlendirme ve bildirimleri doğrultusunda 45 şirket ve 19 fon hakkındaki tedbirlerin kaldırılmasına karar verdi. Soruşturma kapsamında gerçek kişiler ile para hareketleri ve mal varlığı değerlerine ilişkin incelemelerin ise sürdüğü bildirildi.
Soruşturmanın önceki aşamasında 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişi olmak üzere toplam 106 kişi ve kuruluş hakkında mal varlığı tedbiri uygulanması talep edilmişti. Savcılık yazısında sermaye piyasası araçlarının dondurulması, yüksek tutarlı para transferleri ile mal varlığını azaltıcı işlemlerin engellenmesi istenmişti.
Soruşturma dosyasında bazı hisselerde yaklaşık 100 kata varan fiyat artışları yaşandığı, bu hareketlerin anormal nitelikte değerlendirildiği ve ilgili hisselerin büyük bölümünün fonlar aracılığıyla toplandığı belirtilmişti. Savcılık, fon işlemleri kapsamında gerçekleştirilen alımların hisse fiyatlarını ve buna bağlı olarak fonların değerlerini artırdığı yönündeki tespitlere de yer vermişti.
SPK'nın yeni yazısı sonrası tedbirler kaldırıldı
Tedbirlerin kaldırılması öncesinde SPK'nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazı gönderdiği öğrenildi.
SPK'nın yazısında, soruşturma kapsamında daha önce yapılan tespitlerin sorumlu tüzel kişiler ile sorumlu fonlar açısından yeniden değerlendirilmesinin faydalı olacağı belirtildi.
Anadolu Ajansı'na (AA) göre, bu değerlendirme sonrası Başsavcılık tarafından 45 şirket ve 19 fon hakkındaki tedbirlerin kaldırıldığı bildirildi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, X'te pazartesi günü yaptığı açıklamada, piyasa bozucu işlemlere karışanlara yönelik hukuki sürecin sürdüğünü söyledi.
“Reel sektörümüzün yatırım, istihdam, üretim ve ihracat kapasitesini korumak önceliğimizdir," diyen Şimşek, "Piyasa bozucu işlemlere karışanlara yönelik hukuki süreç devam etmekte olup bu faaliyetlerle ilgisi bulunmayan kişi ve şirketlere yönelik herhangi bir işlem yapılmayacaktır," ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanlığı ile koordinasyon içinde fon yatırımcılarının meşru haklarının gözetildiğini belirten Şimşek, "Gelişmelerin finansal sisteme ve reel ekonomiye olumsuz yansımaması için başta piyasanın ihtiyaç duyduğu likidite olmak üzere gereken tedbirleri almaya devam edeceğiz," dedi.
Tasfiye süreci için 16 ve 17 Eylül ayrımı
Sermaye Piyasası Kurulu, tasfiye sürecine alınan yatırım fonlarında 17 Eylül'de verilen alım ve satım emirlerinin nasıl değerlendirileceğine ilişkin de açıklama yaptı.
Satışların hızlanmasının ardından 17 Eylül'de söz konusu fonlar Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Sistemi'nde (TEFAS) işleme kapatılmıştı.
SPK'nın 28 Eylül tarihli açıklamasına göre, 16 Eylül ve öncesinde TEFAS'a iletilen alım ve satım talimatları olağan işlem süreci kapsamında değerlendirilecek. 17 Eylül'de verilen emirlerin tamamı ise iptal edildi.
Kurul, iptal edilen emirler nedeniyle yatırımcıların hak kaybına uğramayacağını bildirdi. Buna göre, 17 Eylül'de işlem yapmak isteyen yatırımcılara, fonların tasfiye sürecinin sonunda oluşacak bakiyeden, sahip oldukları katılma payı oranında ödeme yapılacak.
SPK ayrıca, 16 Eylül ve öncesinde verilen ancak fonun temerrüde düşmesi veya fiyat açıklayamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen bazı talimatların da tasfiye kapsamında değerlendirileceğini açıkladı.
Yaklaşık 456 bin yatırımcı bulunuyor
SPK'nın 23 Eylül'de yaptığı açıklamaya göre, 17 Eylül tarihli Kurul kararları kapsamında 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verildi. Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.
Tasfiye edilen fonların toplam varlığının ise 18 milyar dolara yaklaştığı düşünülüyor.
SPK bugün yaptığı açıklamada da söz konusu fonların TEFAS üzerinden alım ve satım işlemlerine kapatıldığını ve tasfiyeye konu edildiğini hatırlattı. Tasfiye sürecinde, belirli tarihlerde TEFAS'a iletilen ve platform tarafından iptal edilen talimatların sahiplerine tasfiye bakiyesinden, fondaki katılma payı sahipliği oranında ödeme yapılacağı bildirildi.
Dolayısıyla mal varlığı tedbirlerinin kaldırılması ile fonların tasfiye süreci birbirinden ayrı süreçler olarak değerlendiriliyor. SPK'nın tasfiyeye ilişkin kararları ve yatırımcıların haklarına yönelik süreç devam ediyor.
Piyasalarda sert hareketlilik
Soruşturmanın yarattığı belirsizlik Türk finans piyasalarında da sert hareketlere yol açtı. BIST 100 endeksi geçen haftayı yüzde 2,9 kayıpla tamamlarken, fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerin de takip edildiği pazartesi günü gün içinde kayıp yüzde 2,7'yi aştı.
Türkiye'nin 5 yıllık kredi temerrüt takası (CDS) primi de cuma kapanışına göre yaklaşık 1 baz puan yükselerek 250 baz puan civarına çıktı ve Mayıs ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Soruşturma ve fonlardaki gelişmelerin ardından hükümet, yatırımcıların haklarının korunması ve piyasalardaki likiditenin desteklenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin sürdürüleceğini belirtiyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şu ana kadar 51 kişi tutuklandı.