“Ölü Deniz” adlı gösterisindeki ifadeleri nedeniyle tutuklanan Göktaş hakkında üç ayrı suçtan 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Yaklaşık 3 aydır tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş, pazartesi günü Çağlayan Adliyesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı.
Sıkı güvenlik önlemleri altında görülen duruşma, Göktaş'ı cezaevinden getiren aracın yağmur nedeniyle gecikmesi yüzünden yaklaşık bir saat geç başladı.
MLSA Dava Takip'in aktardığı bilgilere göre, duruşmanın görüleceği salonun önü bariyerlerle kapatılırken, salon önünde çok sayıda üniformalı polis olduğu görüldü. Gazetecilerin içeri alınmadığı da aktarıldı.
İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen dava kapsamında hazırlanan iddianamede Göktaş’a yöneltilen suçlamalar, “cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” ile “suçu ve suçluyu övme” olarak sıralanıyor.
“Ölü Deniz” adlı gösterisindeki ifadeleri nedeniyle tutuklanan Göktaş hakkında üç ayrı suçtan 2 yıl 2 aydan 9 yıl 8 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Göktaş savunmasında, "Sadece dört cümlem için 88 gündür hücrede tutuldum. Bir komedyen olarak bu benim için gurur verici, işime olan inancım arttı. Ama bir vatandaş olarak bu durum, ülkemdeki ifade özgürlüğü açısından üzücü. Benim tek korkum, tutuklanmamın başka komedyenlerin korkmasına neden olması," dedi.
Göktaş sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben bu dört cümle YouTube'da yayınlanınca suçlandım. Ama ben bunları Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda söyledim ve alkışlandım. Hatta bunları 197 kez gösterilerimde söyledim, bu oyunu 100 binden fazla seyirci izledi. Bu 100 binden fazla seyirci, Türkiye'nin farklı illerindeki salonlarda bu gösteriyi izledi ve bir kez bile şikâyet edilmedim. Bu insanların hiçbiri gösteriden şikâyet etmedi, tek şikâyet bilet bulunamamasıydı."
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesinden de bahseden Göktaş, "Ters kelepçe yetmezmiş gibi beni bir de zorla Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürdüler. Kılıçdaroğlu geldi, 'Neden ülkeye döndün Deniz? Benim imkânım olsa bir dakika burada durmam' dedi. Ben neden zorla Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm?" ifadelerini kullandı.
"Onu yalanladığım halde neden benim sözlerim çarpıtıldı, anlamıyorum. Ben neden üç kez reddetmeme rağmen zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm? Hücrede de Kılıçdaroğlu'nun inatla beni yalanlamasını izledim," diye ekledi.
Göktaş, savunmasını "88 gündür cezaevindeyim. Ömrümden 3 ay çalındı. Sigarayı bıraktım, o 3 ayı ömrüme ekleyeceğim," sözleriyle tamamlayarak, beraatını ve tahliyesini talep etti.
Davaya katılan gazeteciler, hâkimin Göktaş'ın sözünü keserek, "Sıradan bir gösteri bile bir buçuk saat sürüyor, tamam artık, kısa kesin" dediğini aktardı.
Türkiye İşçi Partisi (TİP), duruşma öncesinde Göktaş’a destek vermek amacıyla Çağlayan Adliyesi’nde olacaklarını açıkladı.
Deniz Göktaş 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde. 32 yaşındaki komedyen, "kuyu tipi" olarak bilinen Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda, güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.
Göktaş’tan mektup: 'Mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı'
Göktaş’ın X hesabından 27 Eylül’de yapılan paylaşımda, cezaevinden gönderdiği yeni bir mektuba yer verildi.
"88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş," diyen Göktaş sözlerini şöyle sürdürdü: "Biraz da cezaevinden havadisler: Sınıf atlama heyecanı var Karatepe’de mahallemize 2 özel jeti olan komşu taşındı. Herkes bir gecede radikal seviyede artan refah seviyesine uygun davranmaya çalışıyor."
İddianamede neler var?
İddianamede, Göktaş’ın gösteride Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı’nın şeref ve saygınlığını zedelediği ileri sürülüyor. Savcılık bu gerekçeyle Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi kapsamında dava açılmasını talep ediyor.
İddianamede ayrıca, gösterinin bazı bölümlerinde İslam dinine mensup kişileri ve dini pratikleri konu alan ifadelerin toplumun bir kesimini diğerine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği savunuluyor. Bu kapsamda özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur’an hakkındaki şakaların yanı sıra, Göktaş’ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlara gönderme yaptığı yönündeki değerlendirmeye yer veriliyor.
Göktaş’a yöneltilen bir diğer suçlama ise kamuoyunda “Daltonlar” olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.
Savcılık, bu bölümde kullanılan ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelikte olduğunu savunuyor ve “suçu ve suçluyu övme” suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.
İddianamede, gösteriyle ilgili 500’den fazla CİMER başvurusu ile çok sayıda şikayet dilekçesi verildiği belirtiliyor.
Savcılık ayrıca söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından “açık ve yakın tehlike” oluşturduğu değerlendirmesinde bulunuyor.
Göktaş, uzun süredir sahnelediği “Ölü Deniz” gösterisini 24 Haziran’da YouTube’da yayınladı. Video, 3 ay içinde 15 milyondan fazla izlendi.
Söz konusu stand-up gösterisi ile gündeme oturan Göktaş kısa süre içinde gözaltına alınmış ve sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.
Yurt dışı seyahatinden Türkiye’ye dönen Göktaş, İstanbul Havalimanı'nda pasaport kontrolü sırasında gözaltına alınmıştı. Kamuoyuna yansıyan bazı görüntülerde Göktaş'a gözaltı sırasında ters kelepçe takıldığı görülmüştü.
28 Ağustos’ta Göktaş hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamaları kapsamında tahliye kararı çıktı. Ancak komedyen cezaevinden serbest bırakılmadan önce bu kez “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla yeniden tutuklandı.
Savcılık, Göktaş’ın tahliye edilmesine ilişkin kararın kaldırılmasını ve söz konusu suçlamalar kapsamında yeniden tutuklanmasını istedi. Mahkeme ise “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ile “cumhurbaşkanına hakaret” suçlarından Göktaş’ın ayrı ayrı tutuklanmasına oybirliğiyle karar verdi.