İngiltere Başbakanı, AB’yle gelecekteki ilişkiler için, birliğe yeniden katılma ihtimali dahil farklı seçenekleri değerlendireceğini açıkladı.
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, İngiltere'nin "sonuna kadar giderek" AB'ye yeniden katılabileceğini söyledi. Bu esnada Burnham hükümeti, ülkenin Avrupa Birliği ile ilişkilerini yeniden tanımlamak için bir dizi seçeneği değerlendiriyor.
İşçi Partisi konferansında gelecekteki AB-İngiltere ilişkisine yönelik "seçenekler" sunacağını açıklamasından bir gün sonra BBC'ye konuşan Burnham, Brexit'in tersine çevrilmesinin de değerlendirilecek öneriler arasında olduğunu dile getirdi.
Burnham, "Olduğumuz yerde kalabiliriz. George Osborne'un gümrük birliği konusunda söylediklerine bakabiliriz, Liberal Demokratların tek pazar hakkındaki önerisini değerlendirebiliriz ya da sonuna kadar gidebiliriz," dedi.
"Açıkça değerlendirilmesi gereken seçenekler var. Hangilerinin uygulanabilir olduğuna ve her birinin artılarıyla eksilerinin neler olacağına bakmamız gerekiyor."
Başbakan ayrıca geçmişte, yaşamı boyunca İngiltere'nin yeniden AB'ye katıldığını görmek istediğine ilişkin sözlerini de hatırlattı.
Temmuz ayında yapılması planlanan AB-İngiltere zirvesi, eski Başbakan Keir Starmer'ın haziran ayında istifasını açıklamasının ardından aniden iptal edilmişti. Böylece tarım-gıda ticaretinin artırılması ve gençlik değişim programları dahil olmak üzere tarafların bir dizi anlaşmayı sonuçlandırma planları da sekteye uğramıştı.
Burnham, AB ile ilişkilerin yeniden düzenlenmesi de dahil olmak üzere uluslararası meselelere selefine kıyasla daha az odaklanan bir isim olarak görülüyordu.
Ancak son açıklamaları, İşçi Partisi hükümetinin Brüksel ile ilişkileri yeniden şekillendirmek için artık daha uzun vadeli bir strateji oluşturmaya çalıştığına işaret ediyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen kısa süre önce Kanada'nın AB'nin ilk "ortak üyesi" olmasının önünü açtı. Bu, halihazırda herhangi bir yasal dayanağı bulunmayan ve daha önce örneği görülmemiş bir statü.
Ottawa'nın Brüksel ile daha yakın ilişkiler kurma çabasının arkasında kısmen Donald Trump'ın agresif ticaret politikaları karşısında ticari ilişkilerini çeşitlendirme isteği bulunuyor. AB'nin bu fikre açık olması ise İngiltere'nin birliğin daha geniş etki alanında nasıl bir konuma sahip olabileceği konusunda yeni soruları beraberinde getirdi.
Brexit referandumu kampanyası sırasında David Cameron hükümetinde Maliye Bakanı olarak görev yapan Muhafazakâr siyasetçi George Osborne, kısa süre önce İngiltere'nin serbest dolaşımı kabul etmek zorunda kalmadan AB ile ticaretin önündeki engelleri kaldırmak için gümrük birliğine yeniden katılması çağrısında bulundu.
Merkez çizgideki Liberal Demokratlar ise daha ileri giderek kapsamlı bir "büyüme ve savunma ortaklığının" parçası olarak İngiltere'nin AB tek pazarına yeniden katılmasını savundu.
2016'daki Brexit referandumunun üzerinden 10 yıl geçerken İngiltere'deki kamuoyu yoklamaları eğilimin değiştiğine işaret ediyor. YouGov'un yakın zamanda gerçekleştirdiği bir ankete göre Britanyalı seçmenlerin yüzde 56'sı AB'ye yeniden katılmayı destekliyor.