Venedik, Telluride ve Toronto film festivallerinin ardından 2027 Oscarları için erken dönem tablo şekillenmeye başladı.
Venedik, Telluride ve Toronto film festivallerinin sona ermesiyle birlikte, bu yılki Oscar yarışında En İyi Film kategorisinde öne çıkabilecek yapımlara ilişkin tablo da netleşmeye başladı. Vanity Fair’in “Little Gold Men” podcast ekibi tarafından hazırlanan erken dönem tahminlerinde, yedi film En İyi Film adaylığı için öne çıkan yapımlar arasında gösterildi.
14 Mart'ta düzenlenecek Akademi Ödülleri'ne aylar kala yarışta dengelerin değişmesi mümkün olsa da sonbahar festivallerinin ardından bazı filmler En İyi Film adaylığı için öne çıkıyor.
Bu filmler arasında en dikkat çekici çıkışı, Toronto Uluslararası Film Festivali'nde Halkın Seçimi Ödülü'nü kazanan İspanyolca Netflix yapımı "La Bola Negra" yaptı. Toronto'daki bu ödül, geçmişte "Hamnet", "The Fabelmans", "Nomadland", "Jojo Rabbit" ve "Green Book" gibi daha sonra En İyi Film dalında Oscar adaylığı elde eden yapımlara verilmişti.
Dünya prömiyerini Cannes Film Festivali'nde yapan "La Bola Negra", Telluride'daki gösterimlerinde de olumlu karşılandı. Cannes'dan sonbahar festivallerine taşınan bir diğer yapım "Club Kid" de her iki festivalde izleyicilerin ilgisini çekti.
Venedik Film Festivali'nde John Malkovich'e En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandıran Martin McDonagh imzalı "Wild Horse Nine" ile Jesse Eisenberg'in müzikal tiyatro dünyasını merkezine alan dram-komedisi "The Debut" da öne çıkan yapımlar arasında. "The Debut" filminde Julianne Moore'un performansı dikkat çekti.
Toronto'dan iki sürpriz aday
Toronto'da dünya prömiyerini yapan "I Play Rocky" ve "Being Heumann" ise şimdilik Oscar yarışının sınırında görülüyor. Her iki film de festivalin Halkın Seçimi Ödülü sıralamasında ikinci ve üçüncü oldu.
Toronto'nun bu ödülünün geçmişte Oscar yarışına dair güçlü bir gösterge olduğu görülüyor. Geçen yıl "Frankenstein" festivalde ikinci olurken En İyi Film adaylığı elde etmiş, 2024'te ise Toronto'nun üçüncüsü "Anora" daha sonra En İyi Film Oscar'ını kazanmıştı.
Cannes'dan New York'a uzanan yarış
Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan "Fjord", sonbahar festivallerine güçlü bir aday olarak geldi ancak film festivallerde karışık tepkiler aldı. Norveç'te mercek altına alınan dindar bir aileyi konu alan yapımın mesajı izleyiciler arasında farklı yorumlara yol açtı.
Lee Chang-dong'un yönettiği Güney Kore yapımı "Possible Love" ise Venedik'te Büyük Jüri Ödülü'nü kazandı. Filmin güçlü festival prömiyeri, Akademi'nin uluslararası sinemaya artan ilgisi bağlamında Oscar yarışındaki konumunu güçlendirebilecek unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Pedro Pascal'ın klasik müzik icra eden bir çellisti canlandırdığı "Behemoth!" ise dünya prömiyerini New York Film Festivali'nde yapacak. Nathan Fielder ve Lance Oppenheim'ın Elizabeth Holmes'u konu alan belgeseli "You Can See Everything" da Telluride'daki sürpriz gösteriminin ardından New York Film Festivali programında yer alacak.
"You Can See Everything", En İyi Film kategorisi açısından ayrıca dikkat çekiyor. Bugüne kadar hiçbir belgesel En İyi Film dalında Oscar adaylığı elde etmedi.
New York Film Festivali'nin 25 Eylül'de başlayan programının, Oscar yarışına ilişkin değerlendirmeleri yeniden şekillendirmesi bekleniyor. Ancak sezonun bu erken aşamasında, sonbahar festivallerinde alınan ödüller ve izleyici tepkileri adaylık yarışının yalnızca mevcut görünümünü ortaya koyuyor.