Loader
Bize Ulaşın
Reklam

'Süresiz nafaka' düzenlemesi iptal edildi: Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek

Cleared
Cleared -  ©  Canva Stock
© Canva Stock
By Sait Burak Utucu
Yayınlanma Tarihi •Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Anayasa Mahkemesi, boşanma sonrası yoksulluk nafakasının 'süresiz olarak' talep edilmesine imkân veren hükmü iptal etti. Resmî Gazete'de yayımlanan karar 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek. Yoksulluk nafakası düzenlemesi ise uygulanmaya devam ediyor.

Geçtiğimiz haziran ayında Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nda boşanma sonrası yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" talep edilebilmesine imkân veren hükmü iptal etti. Çarşamba günü Resmî Gazete'de yayımlanan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Yoksulluk nafakası ise tamamen kaldırılmadı.

REKLAM
REKLAM

Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın diğer taraftan "süresiz olarak" nafaka isteyebilmesini öngören ibareyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.

Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin başvurusu üzerine verilen 4 Haziran 2026 tarihli karar, 30 Eylül Çarşamba günü Resmî Gazete'de yayımlandı. AYM, "süresiz olarak" ibaresinin iptaline oy çokluğuyla, iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine ise oybirliğiyle karar verdi.

Buna göre mevcut düzenleme dokuz aylık süre boyunca yürürlükte kalmaya devam edecek. AYM kararı ayrıca nafakanın tamamen kaldırıldığı ya da mevcut nafaka ödemelerinin Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmiyor.

Mahkemenin kararı yalnızca Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "süresiz olarak" ifadesini kapsıyor. İştirak nafakası olarak bilinen çocuk nafakası ile diğer nafaka türleri kararın doğrudan kapsamında değil.

AYM neden iptal etti?

Mevcut düzenlemeye göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak şartıyla, geçimi için karşı tarafın mali gücü oranında süresiz nafaka talep edebiliyor. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması ise aranmıyor.

AYM, nafakanın süresine ilişkin herhangi bir ölçüt öngörülmeden süresiz bir yükümlülük kurulmasının nafaka yükümlüsüne ağır bir mali külfet getirebildiğini ve tarafların hakları arasında kurulması gereken dengeyi bozabileceğini değerlendirdi.

İptal kararı yoksulluk nafakasının varlığına değil, nafakanın kanunda herhangi bir süre sınırı bulunmadan "süresiz" talep edilmesine yönelik.

AYM'nin kararı ayrıca nafakanın bundan sonra kaç yıl ödeneceğini belirlemiyor. Dokuz aylık geçiş döneminde nafakanın süresine ilişkin yeni hukuki çerçevenin yasama organı tarafından düzenlenmesi gündeme gelecek.

Mevcut nafaka kararları ne olacak?

Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca AYM'nin iptal kararları geriye yürümüyor. Bu nedenle daha önce verilmiş nafaka kararları, yalnızca bu iptal kararı nedeniyle kendiliğinden ortadan kalkmayacak.

Ayrıca iptal hükmü dokuz ay sonra yürürlüğe gireceği için bu süre içinde Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki mevcut düzenleme uygulanmaya devam edecek. Yeni sistem açısından TBMM'nin yapacağı düzenleme ve bu düzenlemede yer verilecek geçiş hükümleri belirleyici olacak.

Süresiz nafaka nasıl işliyor?

Türk Medeni Kanunu'nun "yoksulluk nafakası" başlıklı 175. maddesine göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak şartıyla, geçimi için karşı taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebiliyor.

Kanundaki "süresiz" ifadesi, nafakanın mutlaka ömür boyu ödeneceği anlamına gelmiyor. Mevcut sistemde nafakanın başlangıçta belirli bir süreyle sınırlandırılmasını öngören bir hüküm bulunmuyor ancak daha sonra ortaya çıkan bazı koşullarda nafaka sona erebiliyor.

Nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi halinde irat biçimindeki nafaka kendiliğinden sona eriyor. Nafaka alan kişinin evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya "haysiyetsiz hayat sürmesi" halinde ise mahkeme kararıyla kaldırılabiliyor.

Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği durumlarda nafaka miktarının artırılması ya da azaltılması da mümkün.

Süresiz nafaka kuralı 1988'de getirildi

Yoksulluk nafakası eski Medeni Kanun'un ilk halinde bir yılla sınırlıydı. Bu sınırlama 1988 yılında 3444 sayılı Kanun'la kaldırılarak nafakanın "süresiz" istenebilmesinin önü açıldı. 2001'de kabul edilen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu da aynı sistemi korudu.

Süresiz nafakanın sınırlandırılması geçmiş yıllarda da siyasi tartışmalara konu oldu. MHP'nin 2019'da gündeme getirdiği düzenleme önerisinde yoksulluk nafakasının en fazla beş yıl ödenmesi, bu sürenin sonunda ekonomik mağduriyetin devam etmesi halinde ise desteğin kamu kaynaklarıyla sürdürülmesi önerilmişti.

AYM 2019'da nafaka miktarı konusunda da ihlal kararı vermişti

AYM, Kasım 2019'da verdiği ayrı bir bireysel başvuru kararında da nafaka miktarının belirlenmesinde tarafların ekonomik durumunun yeterince araştırılması gerektiğine hükmetmişti.

Mahkeme, aylık 950 lira kazandığını belirten bir kişinin eski eşi ve dört çocuğu için toplam 1.000 lira nafaka ödemesine karar verilen dosyada, kişinin gerçek gelirinin yeterince araştırılmadığını belirledi. AYM, bu nedenle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

Burada senin verdiğin "maaşından daha yüksek nafaka ödemesi hak ihlalidir" cümlesini bu şekilde yazmak daha doğru. AYM genel bir "gelirden yüksek nafaka her durumda hak ihlalidir" kuralı koymaktan ziyade, somut dosyada gelirin yeterince araştırılmamasını ve ortaya çıkabilecek ölçüsüz yükü esas aldı.

Nafaka miktarı neye göre belirleniyor?

Kanunda yoksulluk nafakasının miktarını belirleyen sabit bir oran veya tarife bulunmuyor. Mahkemeler tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, nafaka isteyen kişinin ihtiyaçlarını ve yükümlünün mali gücünü dikkate alarak miktarı belirliyor.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2025 yılında Türkiye'de 193 bin 793 çift boşandı. Kesinleşen boşanma davalarında 191 bin 371 çocuğun velayeti belirlenirken, çocukların yüzde 74,6'sının velayeti anneye, yüzde 25,4'ünün velayeti babaya verildi.

Çocuk nafakası bu kararın kapsamında değil

İştirak nafakası olarak bilinen çocuk nafakası, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmasını amaçlıyor.

Çocuk için bakım yükümlülüğü kural olarak erginlikle sona eriyor. Ancak çocuk ergin olmasına rağmen eğitimine devam ediyorsa, anne ve babanın durum ve koşullara göre eğitim sona erinceye kadar bakım yükümlülüğü devam edebiliyor.

Dolayısıyla AYM'nin 30 Eylül'de yayımlanan kararı çocuk nafakasını değil, boşanan eşe ödenen yoksulluk nafakasındaki "süresiz olarak" ibaresini ilgilendiriyor.

Senin gönderdiğin ek bilgilerin büyük bölümü kullanılabilir. Özellikle 2019 AYM kararını yukarıdaki gibi nüanslandırmak ve "düzenli gelir elde etmesiyle nafaka sona erer" yerine "elde edilen gelir yoksulluğu ortadan kaldırıyorsa mahkeme kararıyla kaldırılabilir" demek hukuken daha sağlam olur.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Nafaka düzenlemesi: Mevcut sistemde ne değişiyor, yeni taslak ne getiriyor?

AYM, süresiz nafaka düzenlemesini iptal etti: Karar ne anlama geliyor?

Nafakayı 5 yılla sınırlamak isteyen MHP, ömürlük ödemeleri gerekirse devletin yapmasını istiyor