Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Hilton’a göre 2027’de öne çıkması beklenen trendler: mikro seyahat ve diğerleri

Hilton’un yeni trend raporuna göre, seyahatseverler giderek daha fazla doğada vakit geçirmek istiyor.
Hilton’un yeni trendler raporuna göre, seyahatçiler giderek daha fazla doğada vakit geçirmek istiyor. -  ©  Hilton
© Hilton
By Dianne Apen-Sadler
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Gelecek yıl gezginler daha sık ama daha kısa yolculuklara çıkacak, ‘gelişim kaçamakları’na yönelecek ve sağlığını desteklemek için doğada vakit geçirmeye öncelik verecek.

Ekim ayının henüz başındayız ama seyahat sektörü şimdiden odağını 2027 ve sonrasına çevirmiş durumda. Bu eğilimin dışında Euronews Travel da değil; biz de hafta başında gelecek yıla ilişkin kendi trend ve öngörülerimizi yayımladık.

REKLAM
REKLAM

Seyahat geleceğine dair son öngörüler ise Hilton’dan geldi; şirket yeni 2027 Trend Raporu (kaynak İngilizce)nu açıkladı.

Birleşik Krallık, Almanya, Türkiye, ABD, Avustralya ve başka ülkelerden yaklaşık 15.000 yolcuyla yapılan anketten yola çıkan otel markası, “büyük yeniden denge” olarak adlandırdığı daha geniş bir dönüşümün parçası olacak beş ana trend belirlemiş.

Hilton’un başkanı ve CEO’su Chris Nassetta, “Seyahat edenlerin başkalarının mükemmellik tanımına daha az ilgi duyduğunu, yolculuklarını kendi koşullarına göre planlamaya odaklandığını görüyoruz” dedi.

“Bu yılki rapor, insanların hayatlarına uyan, onları yeniden enerjiyle dolduran ve eve döndükten çok sonra bile anlamını koruyan deneyimler aradığını bir kez daha gösteriyor.”

2027’nin öne çıkan trendleri neler?

Hilton’un belirlediği başlıca eğilimlerden biri, insanların “planlaması, hayata geçirmesi ve günlük yaşama uydurması daha kolay” daha kısa ama daha sık kaçışları öncelik haline getirdiği “mikro seyahat anlayışı”.

Her dört kişiden biri, kısa seyahatlerin programını iş temposuna daha rahat uydurabildiği için bu yolu seçiyor; katılımcıların yüzde 29’u ise daha spontane olabilmek adına bu şekilde seyahat etmeyi tercih ediyor.

Mikro seyahatçilerin iki tipi var: Seçiciler (selectors) ve istifçiler (stackers).

İlk grup, bir konser, bir spor karşılaşması ya da restoran rezervasyonu gibi tek bir deneyim etrafında gezi planlıyor. İkinci grup ise olabildiğince çok şey sığdırmak istiyor; ankete katılanların yüzde 57’si, tek seyahatte birden fazla şehri ziyaret etmekten hoşlandığını söylüyor.

Benimsemeye hevesli olduğumuz bir başka eğilim de tatilin kusursuz olmayacağını, üstelik böyle olmak zorunda da olmadığını kabullenmeye dayanan “'ish' yaklaşımının yükselişi”.

Turistler artık “healthy-ish”, yani tatildeyken hangi sağlıklı alışkanlıklarını sürdüreceklerini seçip ayıklıyor; “adventure-ish”, zira yüzde 28’i programı yolda şekillendirirken yalnızca yüzde 18’i baştan sona sabit bir rota istiyor; ve “solo-ish”: her 10 kişiden 3’ü tek başına yola çıkıp varışta tanıdığı biriyle buluşuyor, yüzde 20’si ise tanımadığı insanlarla grup turuna ya da günlük geziye katılıyor.

Seyahat severler ayrıca “growth getaways” denen gelişim odaklı kaçışlar planlıyor; dil, yemek ya da sanat dersleriyle yeni şeyler öğrenmeye odaklanan skillcation’lar yükselişte.

Gezginler bakış açılarını da değiştirmek istiyor; yüzde 34’ü, seyahat deneyimlerinin onlara yeni bir zihniyet kazandırmasını beklediğini söylüyor.

Wellness kaçışları son yıllarda iyice popülerleşti ve 2027’de de tablo farklı olmayacak. Değişen ise bu deneyimlerde doğanın taşıdığı önem.

“Wellness, rewired” olarak adlandırılan trendin bir parçası olarak, ankete katılanların yüzde 79’u temiz hava ve dış mekânın rahatlama için vazgeçilmez olduğunu söylüyor; yarıdan fazlası tatilde doğayla iç içe olmaya, evde olduklarından daha fazla zaman ayırıyor.

Son olarak “seyahatte güven denklemi”, yapay zekâ planlama açısından giderek daha kullanışlı hale gelse de turistlerin hâlâ kişisel, insani önerilere daha çok güvendiğini ortaya koyuyor.

Katılımcıların yüzde 70’i öneri almak için otel çalışanlarına güvendiğini belirtirken, yüzde 87’si tavsiye için aile bireylerine başvurmuş.

Aile haricinde, insanların yaklaşık yüzde 50’si sadakat programı statüsü olan birinin tavsiyesine daha kolay güveneceğini söylüyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Inception seyahatleri, Chinamaxxing ve az turizm: Euronews Travel'ın 2027 trendleri

2027'nin yükselen rotaları: Arnavutluk, Hong Kong ve Mısır öne çıkıyor

YOLO ve JOMO öne çıktı, FOMO geriledi: Seyahat tercihlerini etkileyen trendler