Yunanistan, düzensiz göçmenlerin kitlesel giriş yaptığı durumlarda Avrupa Birliği’nde sığınma başvurusunda bulunma hakkının geçici olarak askıya alınmasını önerdi.
Yunanistan Göç ve İltica Bakanı Thanos Plevris, perşembe günü, düzensiz göçmenlerin kitlesel akını yaşandığı durumlarda Avrupa Birliği'nde (AB) iltica başvurusu yapma hakkının askıya alınmasını önerdi.
Bu Tartışmalı düzenleme, AB'nin göç politikasında önemli bir değişiklik anlamına gelebilir. Buna göre göçmenler, sığınma talepleri bireysel olarak değerlendirilmeden geri gönderilebilecek. Bu durum, mevcut AB hukukunda yasak olan “toplu geri itmeler” uygulamasına yol açabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor.
Yunanistan, teklifin, düzensiz gelişleri ve AB’nin dış sınırlarında göçün araçsallaştırılmasını ele almayı amaçlayan ve Avrupa Komisyonu’nun önümüzdeki aylarda sunacağı yeni yasa olan Avrupa Acil Müdahale Çerçevesi'ne dahil edilmesi için bastırıyor.
Atina yönetimi, önerisinin Avrupa Komisyonu'nun önümüzdeki aylarda düzensiz girişler ve AB'nin dış sınırlarında göçün araçsallaştırılmasıyla mücadele amacıyla sunacağı yeni Avrupa Acil Durum Müdahale Çerçevesi'ne dahil edilmesini istiyor.
Yunanistan, “Özel Derogasyon Rejimi” olarak adlandırdığı bir mekanizma öneriyor. Bu mekanizmanın yalnızca olağanüstü durumlarda devreye alınması öngörülüyor. Kriterler arasında düzensiz göçmen girişlerinde hızlı artış, yerel altyapı üzerindeki baskının artması ve göç akışlarının AB dışındaki ülkeler tarafından organize edildiği veya kolaylaştırıldığına dair kanıt bulunması yer alıyor.
Mekanizmanın devreye alınması halinde sığınma başvurularının geçici olarak askıya alınması, hızlandırılmış geri gönderme prosedürlerinin uygulanması ve AB sınır ajansı Frontex'ten acil destek alınması mümkün olacak.
Diplomatların aktardığına göre Plevris'in önerisini Lüksemburg'daki İçişleri Konseyi toplantısında sunmasının ardından konu kısa süreli olarak görüşüldü.
Bununla birlikte, bazı AB ülkelerinin öneriye destek vermeye açık olduğu görülüyor.
Bir AB diplomatı Euronews'e yaptığı açıklamada, “Bu konuyu incelemek ve nelerin mümkün olduğunu görmek konusunda açık bir istek vardı” dedi.
Polonya, Almanya, Avusturya ve Danimarka öneriye destek veren ülkeler arasında yer alıyor.
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, toplantıya gelişinde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Kitlesel göçün insani bir durumdan değil, kaçakçılık ve dezenformasyon eylemlerinden kaynaklandığı açık olduğunda normal sığınma prosedürleri uygulanamaz” ifadelerini kullandı.
Avusturya İçişleri Bakanı Gerhard Karner ise “Bir günde, özellikle genç erkeklerden oluşan 70 bin kişi gelirse bunun açıkça sığınmayla hiçbir ilgisi yoktur [...] ve o zaman önceki kurallarla hareket edemezsiniz” dedi.
Belçika Göç Bakanı Anneleen Van Bossuyt da düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesini daha etkin hale getirecek önlemler değerlendirilirken “hiçbir tabunun olmaması gerektiğini” söyledi.
Avrupa Halk Partisi de bu haftanın başında, üçüncü ülkelerin AB sınırını istikrarsızlaştırmak amacıyla büyük ölçekli göçü kolaylaştırdığı “hibrit saldırılara” karşı sığınma hakkının askıya alınmasını destekledi.
Ancak öneri, sol görüşlü siyasetçiler, göç uzmanları ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisini çekti. Eleştirilerde, temel bir hakkın askıya alınmasının emsal teşkil edeceği ve mevcut hukuki güvenceleri zayıflatabileceği savunuluyor.
Bazı AB ülkeleri geçmişte sığınma başvurularının işleme alınmasını geçici olarak askıya aldı.
Yunanistan, Mart 2020'de sığınma başvurularının işleme alınmasını bir ay süreyle askıya almış, Temmuz 2025'te ise Libya'dan deniz yoluyla gelen göçmen sayısındaki ani artışın ardından uygulamayı 3 ay boyunca yeniden hayata geçirmişti. Polonya da Mart 2025'te Belarus sınırından giriş yapan göçmenlere yönelik benzer bir uygulama başlatmıştı.
Ancak AB düzeyinde sığınma hakkının askıya alınması hâlâ değerlendirme aşamasında. Mevcut kurallara göre bir AB ülkesinde bulunan kişilerin sığınma başvurusunda bulunma hakkı bulunuyor ve başvurular bireysel olarak değerlendiriliyor.
AB ülkelerinde sığınma başvuruları 2023'ten bu yana düşüş gösteriyor. Bu yılın ilk yarısında AB ülkeleri ile İsviçre ve Norveç'te yaklaşık 332 bin kişi sığınma başvurusunda bulundu. Bu sayı, 2025'in aynı dönemine göre yüzde 17 daha düşük.
Aynı toplantıda AB ülkelerinin bakanları, AB'de yasal olarak kalma hakkı bulunmayan göçmenlerin geri gönderilmesini hızlandırmayı amaçlayan Geri Dönüş Yönetmeliği'ne de son onayı verdi.
Düzenleme, AB ülkelerinin AB dışındaki ülkelerle anlaşmalar yaparak blok dışında “geri dönüş merkezleri” olarak adlandırılan sınır dışı etme merkezleri kurmasına imkân tanıyor.