Brüksel'de siyasi ve dini liderlerle görüşen Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Şeyh Dr. Muhammed bin Abdülkerim el-İsa, dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerle mücadele için diyaloğun derinleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Diyalog. Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri Şeyh Dr. Muhammed bin Abdülkerim el-İsa'nın cuma günü Brüksel ziyareti sırasında en sık vurguladığı kavram bu oldu.
Suudi din adamı, Belçika'nın başkentindeki temasları kapsamında siyasi isimlerin yanı sıra ülkenin dini toplulukları ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmelerde diyalog ve toplumsal uyum ele alındı.
El-İsa, çatışmaların çözümünde diyaloğun önemine dikkat çekerek bunun samimi niyet ve etkili liderlik gerektirdiğini söyledi.
“Her zaman diyaloğa inanıyor ve ona büyük önem veriyoruz” diyen El-İsa, “Diyalog, akıl ve bilgeliğin dilidir,” ifadelerini kullandı.
1962'de kurulan ve merkezi Mekke'de bulunan Dünya İslam Birliği, İslam'ı, hoşgörüyü ve halklar arasındaki dostluğu teşvik etmeyi amaçlayan bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor.
Avrupa'da aşırı sağın yükselişi
El-İsa'nın ziyareti, Almanya'daki aşırı sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD) eylül ayında Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyalet seçimlerini birinci sırada tamamlamasının ardından gerçekleşti.
Fransa'da 2027'de cumhurbaşkanlığı seçimi yapılması beklenirken, İtalya, Polonya ve Yunanistan'da da parlamento seçimleri düzenlenecek.
Bazı Avrupa ülkelerinde aşırı sağın yükselişine rağmen El-İsa, ulusal anayasalar, Avrupa kurumları ve toplumsal değerlere güvendiğini söyledi.
“Bazı Avrupa ülkelerinde aşırı sağın yükselişiyle ilgili tartışmalara gelince, genel olarak endişe duymuyoruz. Her Avrupa ülkesinin kimsenin değiştiremeyeceği, uygar bir anayasası var. Ayrıca herkesin saygı göstermesi gereken toplumsal değerler bulunuyor” dedi.
Anayasadan ve bu toplumsal değerlerden uzaklaşılması halinde toplumun tepki göstereceğini ve durumu düzelteceğini belirten El-İsa, yasaların anayasa mahkemelerinde de sorgulanabileceğine işaret etti.
Dini özgürlük çağrısı
El-İsa, dini uygulamalara ulusal anayasalar çerçevesinde saygı gösterilmesi çağrısında da bulundu.
Bu açıklamalar, Avrupa'da dini kıyafetlere yönelik kısıtlamaların tartışıldığı bir dönemde geldi. İtalya hükümeti, tıbbi gerekçeler ve eğitim faaliyetleri için öngörülen istisnalar dışında okul etkinliklerinde yüzün kapatılmasını yasaklayan bir kararnameyi onayladı.
Kararnamede burka veya peçe ifadeleri açıkça yer almasa da Başbakan Giorgia Meloni düzenlemeyi duyururken, bu kıyafetlere atıfta bulunarak İtalya'da “hiç kimsenin bir kızı kendini gizlemeye zorlamaması gerektiğini” söyledi.
El-İsa ise “Her dinin kendine özgü uygulamalarına, bunlar anayasayla çelişmediği sürece saygı gösterilmesini savunuyoruz” dedi.
“Özellikle Avrupa'daki uygar anayasaların bu uygulamalara ve dini ritüellerin yerine getirilmesine saygı gösterdiğine şüphe yok,” diye konuştu.