'Levantenlerin İstanbul’u İstanbul’un Levantenleri' sergisi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e İstanbul’da yaşayan Levantenlerin sosyal, ekonomik ve kültürel izlerini aileler, semtler, gelenekler ve gündelik yaşam üzerinden ele alıyor.
İstanbul’un çok kültürlü tarihinin önemli unsurlarından Levantenlerin kentte bıraktığı izler, “Levantenlerin İstanbul’u İstanbul’un Levantenleri” sergisiyle Beyoğlu’nda ele alınıyor. Sergi, Levanten topluluklarının İstanbul’daki yaşamını, kültürel mirasını ve kentle kurduğu ilişkiyi tarihsel bir perspektifle görünür kılmayı amaçlıyor.
Prof. Dr. Seza Sinanlar Uslu’nun küratörlüğünü üstlendiği sergi, 8 Ekim-8 Kasım 2026 tarihleri arasında Beyoğlu Belediyesi İstiklâl Sanat Galerisi’nde ziyaret edilebilecek.
Levantenlerin bu coğrafyadaki varlığı yüzyıllar öncesine uzanıyor. Sergi, Osmanlı İmparatorluğu döneminden Cumhuriyet Türkiyesi’ne uzanan süreçte İstanbul’da yaşayan Levantenlerin sosyal, ekonomik ve kültürel hayattaki yerini ele alıyor. Kentte yaşayan, çalışan ve üreten Levantenlerin bıraktığı izler; aile hikâyeleri, mekânlar, gündelik yaşam, dil, gelenek ve kültür üzerinden aktarılıyor.
Serginin çıkış noktalarından biri, Levanten kimliğinin farklı kültürler ve diller arasında şekillenen çoğul yapısı. Sergi, Levantenleri tek bir kimlik tanımı üzerinden sınıflandırmak yerine, farklı coğrafyalardan İstanbul’a gelen toplulukların kentle kurduğu karşılıklı ilişkiye odaklanıyor.
Beş bölümde Levantenlerin İstanbul’u
Beş bölümden oluşan sergi, “Levant neresi, Levanten kim?” sorularıyla başlıyor. İlk bölümün ardından İstanbul’da uzun yıllar yaşamış Levanten aileleri ve kentte çeşitli alanlarda iz bırakmış Levanten figürleri tanıtılıyor.
Üçüncü bölümde İstanbul’un farklı semtlerinin Levantenler açısından taşıdığı önem ele alınıyor. Çeşitli yapılar ve kent mekânları, Levantenlerin yaşamına ilişkin hafıza noktaları olarak sergide yer alıyor.
Dördüncü bölümde ise Levantenlerin gündelik ve kültürel hayatına odaklanılıyor. Çok dillilikten mutfak kültürüne, dini törenlerden geleneklere uzanan başlıklar üzerinden İstanbul’daki Levanten yaşamının farklı yönleri aktarılıyor.
Serginin “Geleceğe Hatıra Bırakmak” başlıklı son bölümünde ise İstanbul fotoğraf tarihinin önemli isimlerinden Sebah & Joaillier Fotoğrafhanesi yeniden canlandırılıyor.
Sebah & Joaillier üzerinden İstanbul’un görsel hafızası
Serginin düzenlendiği İstiklâl Sanat Galerisi’nin bulunduğu bina, geçmişte Sebah & Joaillier Fotoğraf Stüdyosu’nun bulunduğu yapının yerine inşa edildi. Sergi, bu tarihsel bağlantıyı kullanarak fotoğrafhanenin İstanbul’un görsel hafızasındaki yerini yeniden gündeme getiriyor.
19. yüzyılda İstanbul’un önemli fotoğraf stüdyolarından biri olan Sebah & Joaillier, kentin insanlarını, mimarisini ve gündelik yaşamını fotoğraflayarak dönemin İstanbul’una ilişkin önemli bir görsel arşiv oluşturdu. Sergide fotoğraf stüdyosunun yeniden canlandırılması, Levantenlerin kent tarihindeki izleriyle İstanbul’un görsel belleği arasında da bir bağ kuruyor.
Sergi, Levanten Kültür ve Mirasını Koruma Derneği’nin beşinci kuruluş yılı kapsamında hazırlanırken, Beyoğlu Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştiriliyor. Projeye Ankara’daki İtalya Büyükelçiliği, Arkas Holding, İtalyan Kültür Merkezi, Fransız Kültür Merkezi ve Hollanda Krallığı’nın yanı sıra farklı kurum ve kişiler de destek veriyor. Serginin hazırlanma sürecinde çeşitli özel arşivlerin araştırmacılara açılması da çalışmanın önemli kaynaklarından birini oluşturuyor.
“Levantenlerin İstanbul’u İstanbul’un Levantenleri”, Levantenlerin İstanbul tarihindeki rolünü anlatırken kentin yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin ve toplulukların bir arada şekillendirdiği çok katmanlı yapısına da odaklanıyor.