Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Aramco'dan uyarı: Küresel petrol stokları kritik seviyede, yeniden doldurulmaları iki yılı bulabilir

Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Saudi Aramco’nun Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Amin Nasser, 10 Eylül 2019.
Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Saudi Aramco’nun Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Amin Nasser, 10 Eylül 2019. -  ©  AP Photo/Jon Gambrell, File
© AP Photo/Jon Gambrell, File
By Wessam Al Jurdi
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Dünyanın en büyük petrol şirketinin CEO’su, bir konferansta yaptığı konuşmada küresel petrol arz sisteminin sınırlarına yaklaştığı uyarısında bulunarak, küresel petrol stoklarının yeniden doldurulmasının iki yıl sürebileceğini söyledi.

Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Saudi Aramco’nun CEO’su Amin Nasser, küresel petrol arzında olası yeni kesintileri karşılayabilecek rezervlerin giderek azaldığı uyarısında bulundu.

REKLAM
REKLAM

Dünyanın en büyük petrol şirketinin başındaki Nasser, İran savaşı nedeniyle arz kesintilerini telafi etmek için kullanılabilecek petrol stoklarının önemli ölçüde azaldığını söyledi. Dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, küresel ekonomiyi etkileyen ciddi arz kesintilerine ve fiyat artışlarına yol açtı.

Nasser, pazartesi günü Londra’da düzenlenen Energy Intelligence Forum’da yaptığı konuşmada, savaşın yedinci ayında küresel petrol stok sisteminin “şimdiden zorlanmaya başladığını” söyledi.

Nasser, iki gün süren ve enerji sektöründen çok sayıda yöneticinin katıldığı konferansta, “Dünyanın başvurabileceği başka seçenekler de son derece sınırlı. Arzın dayanıklılık tamponu endişe verici ölçüde dar,” dedi.

G7 ülkeleri, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ile koordinasyon halinde, ABD-İran savaşı nedeniyle küresel enerji arzına ilişkin artan endişeleri hafifletmek amacıyla cuma günü 100 milyon varil dizel ve ham petrolün acilen piyasaya sürülmesi konusunda anlaşmıştı.

Ancak Nasser, küresel petrol stoklarının toplam miktarının piyasaya gerçekten sunulabilecek petrol miktarını yansıtmadığını söyledi. “Bu yüzden 100 milyon varille bile zorlanıyorlar,” dedi.

Nasser ayrıca ticari rezervlere ilişkin manşet rakamlara bakılmaması gerektiğini belirterek, bu rezervlerin yüzde 10’undan daha azının fiilen kullanılabilir durumda olduğunu söyledi. Ülkelerin açıkladığı rezervlerin önemli bir bölümünün, petrol altyapısının çalışmaya devam etmesi için gerekli asgari miktarlardan oluştuğunu belirtti.

Nasser’a göre küresel petrol stokları krizin başında yaklaşık 10 milyar varil seviyesindeydi. O tarihten bu yana yaklaşık 3 milyar varillik petrol arzı kaybedildi. Bu miktar, normal şartlarda aynı dönemde Hürmüz Boğazı’ndan geçmesi beklenen ham petrol ve rafine ürünlerin yaklaşık yarısına denk geliyor.

Bu kayıpları telafi etmek amacıyla küresel stoklardan 1 milyar varilden fazla petrol çekildi. Petrolün büyük bölümü karadaki ticari stoklardan karşılandı.

Nasser, bu stokları “araç kutusundaki son büyük araç” olarak nitelendirdi. Geriye kalan ve 6 milyar varilden az olduğu tahmin edilen stokların önemli bölümünün ise “pratikte kullanılamaz durumda” olduğunu söyledi.

Nasser, rezervlerin kullanılmasının piyasaya zaman kazandırabileceğini ancak uzun vadeli arz-talep dengesizliklerini çözemeyeceğini belirtti. Bu stokların dünyayı bir kış boyunca idare edebileceğini ancak kalıcı bir çözüm sunmadığını söyledi.

Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılmasının ardından petrol stoklarının eski seviyelerine getirilmesinin iki yılı bulabileceğini belirtti.

Alternatif güzergahlar devrede

Deniz taşımacılığını takip eden Kpler şirketine göre, Hürmüz Boğazı’ndaki saldırılara rağmen İran hariç tutulduğunda Orta Doğu Körfez bölgesinden yapılan ham petrol ihracatı eylül ayında savaş öncesi seviyelere döndü.

Kpler, 1-28 Eylül arasında bölgeden günde en az 16,5 milyon varil petrol çıktığını ve bunun İran hariç savaş öncesindeki ortalamaya denk geldiğini açıkladı. Bu miktarın mart ayındaki aylık ortalamadan günlük 10,5 milyon varil daha yüksek olduğu belirtildi.

İhracattaki toparlanma, bölgedeki petrol sevkiyat güzergahlarının değiştirilmesinin ardından geldi.

İhracatın yaklaşık yüzde 40’ı artık Hürmüz Boğazı’nı kullanmadan gerçekleştiriliyor. Savaş öncesinde bu oran yüzde 17 seviyesindeydi. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki petrol boru hatları, alternatif güzergahların başında geliyor.

Boğazdan geçen ham petrolün büyük bölümü açık denizde başka tankerlere aktarılıyor.

Nasser, Aramco’nun uluslararası depolama tesislerinden yararlanması ve çatışmalar sırasında zarar gören altyapıyı hızlı şekilde onarması sayesinde müşterilerinin ihtiyaçlarını karşılamayı sürdürdüğünü söyledi.

Aramco ayrıca küresel pazarlardaki alıcılara ulaşmak için alternatif ham petrol ihracat güzergahları ve yurtdışında yeni depolama tesisleri arıyor. Şirket böylece petrol ihracatında tek bir güzergaha olan bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.

Suudi Arabistan’daki petrol tesisleri, Suudi Arabistan öncülüğündeki askeri koalisyon ile İran destekli Husiler arasında çatışmaların yeniden başlamasından bu yana Yemen’deki Husiler tarafından düzenlenen çok sayıda saldırının hedefi oldu.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Almanya’da eski istihbarat şefi hakkında casusluk soruşturması

Rusya'da zatürre vebası: Uzmanlar risk için ne diyor?

Bulgaristan açıklarında iki ticari gemiye İHA saldırısı: Bir gemi battı, mürettebat aranıyor