İstanbul 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen, Gazeteci Hakan Tosun cinayetiyle ilgili karar duruşmasında iki sanık, "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası aldı.
Geçen yıl ekim ayında İstanbul'un Esenyurt ilçesinde evine dönerken saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden gazeteci ve iklim aktivisti Hakan Tosun davasında iki sanığa müebbet hapis cezası verildi.
İstanbul 17’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde çarşamba günü görülen karar duruşmasında iki sanık, "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası aldı.
Tosun, Esenyurt’ta yaşayan annesinin evine giderken yolda darp edilmişti. Savcılık, cinayetin aydınlatılması için 60’a yakın kamera kaydının incelendiğini, yüzlerce dakikalık görüntünün çözümlendiğini duyurmuştu.
İddianamede, sanıklardan birinin Tosun’a birden fazla kez tekme attığı, ardından olay yerine gelen ikinci sanığın da darp eylemine katıldığı belirtilmişti.
Tutuklu sanıklar, duruşmalardaki savunmalarında Hakan Tosun'un kendilerini kışkırttığını ve küfrettiğini öne sürdü. Cumhuriyet savcısı ve mahkeme heyeti ise sanıkların bu iddialarını reddetti. Kamera kayıtlarında Tosun’un hiçbir şekilde karşılık vermediği, ayağa bile kalkmadığı ve canice darbedildiği net bir şekilde görüldü. Bu nedenle sanıklar lehine herhangi bir "haksız tahrik indirimi" uygulanmadı.
Hakan Tosun kimdir?
1975’te İstanbul’da doğan Tosun, 1993’te özel radyoların yayına başlamasıyla teknik danışman olarak meslek hayatına başlamıştı.
1998’den itibaren İzmir’e yerleşerek çeşitli özel televizyon kanallarında haber montaj operatörü olarak çalışan Tosun, 2009’dan beri belgesel yapımcılığına yoğunlaşıyordu.
Tosun, ekoloji ve toplumsal olaylar üzerine bağımsız yapımlarıyla tanınıyor. “Çatılara Doğru”, “Tekel İşçileri”, “Büyük Anadolu Yürüyüşü”, “Dönüşüm (Gentrification)” ve “Validebağ Direnişi” gibi belgesellere imza attı.
Bağımsız gazeteci olarak meslek hayatına devam eden Tosun, aynı zamanda “Doğa ve Kent Aktivizm Documentary” adlı yapım şirketinde yönetmen olarak görev yapıyordu.