Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Arter’in yeni sergisi, dünyanın yavaş çöküşünü odağına alıyor

“Sonra yok. Sonrası şimdi.”
“Sonra yok. Sonrası şimdi.” -  ©  Arter
© Arter
By Buse Keskin
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Delfin Öğütoğulları küratörlüğündeki sergi, Arter Koleksiyonu’ndan yapıtlarla dünyanın sonu fikrini, küresel ısınma ve radyasyondan plastik kirliliğine uzanan güncel krizler üzerinden sorguluyor.

Arter’in yeni grup sergisi “Sonra yok. Sonrası şimdi.”, dünyanın sonunu uzak bir felaket senaryosu yerine bugün yaşanan ve giderek derinleşen ekolojik, politik ve varoluşsal bir kriz olarak ele alıyor. Küratörlüğünü Delfin Öğütoğulları’nın üstlendiği sergi, Arter Koleksiyonu’ndan yapıtları bir araya getiriyor.

REKLAM
REKLAM

İstanbul’daki Arter, dünyanın sonu fikrini ve popüler kültürde bu fikirle özdeşleşen felaket imgelerini sorgulayan yeni grup sergisi “Sonra yok. Sonrası şimdi.”yi ziyarete açtı. 8 Ekim itibarıyla kurumun 3. kat galerisinde görülebilen sergi, kıyameti gelecekte yaşanacak tekil bir olay olarak değil, dünyanın varoluşsal, ekolojik ve politik düzlemlerde süregelen yavaş çöküşü üzerinden ele alıyor.

Küratörlüğünü Delfin Öğütoğulları’nın üstlendiği sergi, Arter Koleksiyonu’ndan yapıtları bir araya getiriyor. Cormac McCarthy’nin "Yol" ("The Road") adlı romanından esinlenen başlığıyla “son” fikrinin trajik, sinematik ve zaman zaman absürt boyutlarını irdeleyen sergi, felaket senaryolarının görünür kıldığı imgelerin arkasında kalan gerçeklere odaklanıyor.

Serginin merkezindeki sorulardan biri, dünyanın sonunu hayal etmenin, onu çöküşe sürükleyen mekanizmaların sona ermesini hayal etmekten neden daha kolay olduğu. Küresel ısınma, radyasyon, hidrokarbonlar ve plastikler gibi etkileri insan ömrünü aşan küresel sorunlar, serginin ele aldığı başlıca konular arasında yer alıyor.

Kıyamet imgelerinin ardındaki gerçeklik

Sergideki yapıtlar ilk bakışta kıyamet ve yıkım imgelerini çağrıştırsa da dünyanın sonuna ilişkin alışıldık anlatıların ötesine geçiyor. Ziyaretçiler, kimi zaman bir ekrandan felaket haberleri aktaran muhabiri dinlemeye, kimi zaman da dünyanın sonrasından kalmış izlenimi veren bir cihaz yığınıyla karşılaşmaya davet ediliyor.

İzleyiciyi felaketin karşısında konumlandıran bu eserler, ani ve nihai bir yıkım fikrinden çok, gündelik hayatın içinde devam eden krizlere işaret ediyor. Sergi, dünyanın sonunu bir kehanet ya da gezegenin fiziksel olarak yok oluşu şeklinde ele almak yerine, mevcut düzenin yol açtığı sorunların nasıl sürdürüldüğünü ve yeniden üretildiğini sorguluyor.

Bu yaklaşım, kıyamet fikrinin medya ve popüler kültür aracılığıyla nasıl sunulduğuna da odaklanıyor. Sergi, büyük bir felaketin her şeyi bir anda sona erdireceği düşüncesinin, daha yavaş ilerleyen ve etkileri uzun yıllar devam edecek yıkım biçimlerini görünmez kılabileceğine dikkat çekiyor.

Sergide 20 sanatçı ve sanatçı grubu yer alıyor

Arter Koleksiyonu’ndan yapıtları bir araya getiren sergide Can Altay, Halil Altındere, Thomas Bayrle, Nermin Er, Ceal Floyer, Alison Knowles, Jarosław Kozlowski, Alicja Kwade, Nicholas Mangan, Olaf Metzel, Nam June Paik, Gerhard Richter ve Sigmar Polke, James Richards, Gerhard Rühm, Necla Rüzgar, Hrair Sarkissian, Sin Wai Kin, Amikam Toren, Nasan Tur ve Wolf Vostell’in eserleri yer alıyor.

Delfin Öğütoğulları’nın küratörlüğünü üstlendiği sergi, Arter’in 3. kat galerisinde ziyaret edilebilir.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Sivas'ta 3.400 yıllık Hitit kraliyet arşivi gün yüzüne çıkarıldı

Mia Goth ve Shia LaBeouf'un yaklaşık 10 yıllık evliliği sona eriyor

Antik Yunan mitlerini modern edebiyatla buluşturan yazar: Anne Carson