Trump-Putin dizel anlaşmasına yönelik geniş çaplı eleştirilere rağmen, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, diğer liderlerden ayrışarak tartışmalı anlaşmayı memnuniyetle karşıladı.
Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında varılan ve Batı yaptırımlarına rağmen Rusya’dan dizel yakıt tedarikine olanak sağlayan tartışmalı anlaşmayı destekleyerek perşembe sabahı Brüksel’de şaşkınlık yarattı.
İki gün sürecek liderler zirvesine katılmak üzere geldiğinde İngilizce açıklama yapan Radev, “Avrupa’da şu anda sorunumuzun ne olduğunu biliyor musunuz? Yüksek akaryakıt fiyatları,” dedi.
Radev, “Akaryakıt fiyatlarını düşürmeye ve rekabet gücümüzü korumaya yönelik her adımı takdirle karşılıyoruz,” ifadelerini kullandı.
Radev’in açıklamaları, söz konusu anlaşmayı riskli, tehlikeli ve yanlış bir adım olarak nitelendirerek sert biçimde eleştiren diğer AB liderleriyle arasındaki görüş ayrılığını ortaya koydu. Anlaşmanın hayata geçirilmesi amacıyla ABD, Rus dizeli ithalatına yönelik yaptırımları Nisan 2027’ye kadar hafifletti.
İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, “Dizel konusunda varılan bu anlaşmadan büyük üzüntü duyuyoruz. Anlaşmanın kapsamı çok büyük olmayabilir ancak yine de yanlış yönde atılmış bir adım,” dedi.
Kristersson, “Rusya’nın savaşın finansmanını artırmasına yardımcı olan her adım kötüye işarettir,” diye konuştu.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da perşembe günü erken saatlerde Euronews’e yaptığı açıklamada, Rusya’nın bombardımanlarını yoğunlaştırdığı bir dönemde dizel anlaşmasının Putin’e verilmiş bir hediye olduğunu söyledi.
Kallas, “Asıl soru şu: Putin bunun karşılığında ne verdi? Gördüğümüz kadarıyla sivillere ve sivil altyapıya yönelik saldırılarını artırıyor. İlan edilen ateşkes de Rusya tarafında fiilen uygulanmıyor,” ifadelerini kullandı.
Radev, AB’nin ortak tutumundan ayrıştığının bir başka göstergesi olarak Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını da eleştirdi. Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’den bu saldırıları derhal durdurmasını istemişti. Zelenskiy ise Ukrayna’nın saldırılarını sürdüreceğini açıkladı.
Radev, “Hiçbir rafineriye yönelik saldırıyı desteklemiyorum,” dedi.
Rusya’nın Ukrayna’daki enerji santrallerine yönelik saldırılarını da örnek gösteren Radev, “Rusya’nın Ukrayna’daki enerji santrallerine saldırması gibi, hiçbir enerji santraline yönelik saldırıyı da desteklemiyorum. Çünkü bunun olumsuz etkileri bize de geri dönüyor. Avrupa’da fiyatlar hızla yükseliyor,” diye konuştu.
Avrupalı liderler ise genel olarak Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’ye destek vererek Ukrayna’nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının Kiev’e Moskova karşısında önemli bir baskı unsuru sağladığını savunuyor.
Liderler, Trump’ın bu talebini, Cumhuriyetçilerin Kongre’nin her iki kanadında da Demokratlar karşısında çoğunluğu kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu ara seçimler öncesinde akaryakıt fiyatlarını düşürmeye yönelik çaresiz bir girişim olarak değerlendiriyor.
Bu yılın başlarında seçim zaferi elde etmesinden bu yana Radev, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgaline ilişkin Avrupa’daki tartışmalarda genel kabul gören tutuma karşı çıkan bir siyasi çizgi izliyor.
Başbakan, kısa süre önce Euronews’e yaptığı açıklamada, AB’nin “güç yoluyla barış” stratejisinin başarısız olduğunu savunmuş ve diğer Avrupalı liderlere Kremlin ile diplomatik temas kurmaları çağrısında bulunmuştu.