Bize Ulaşın
Reklam

Londra Doğa Tarihi Müzesi’ndeki 100 yıllık fosil, yeni dinozor türü çıktı

Bir sanatçının Invictibellatrix amberina çizimi.
Invictibellatrix amberina'nın bir sanatçı çizimi. -  ©  Credit: Sergey Krasovskiy and Pedro Salas
© Credit: Sergey Krasovskiy and Pedro Salas
By Theo Farrant
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

120 milyon yıllık kafatası parçası, güçlü ön kolları ve keskin pençeleriyle tanınan bir yırtıcı türü olan Avrupa’nın bilinen ilk megaraptoruna ait.

Londra Doğa Tarihi Müzesi’nin koleksiyonlarında neredeyse bir asır boyunca saklanan bir dinozor fosilinin, yeni bir türe ait olduğu tespit edildi.

REKLAM
REKLAM

Yapılan incelemeler, kafatasına ait bu parçanın, yaklaşık 120 milyon yıl önce yaşamış olan ve daha önce bilinmeyen etobur dinozor türü Invictibellatrix amberina’ya ait olduğunu ortaya koydu. Aynı zamanda Avrupa’da bir megaraptoran dinozoruna dair doğrulanmış ilk kanıt olma özelliği taşıyor.

Fosil, ilk olarak Wight Adası’nın güneybatı kıyısındaki bir uçurumun eteklerinde amatör fosil avcısı Reginald Walter Tooley tarafından bulunmuştu. Tooley’nin 1924’teki ölümünün ardından, Doğa Tarihi Müzesi koleksiyonundan bu parça da dahil olmak üzere 1.000’den fazla örneği devraldı.

Bilim insanları fosilin bir dinozora ait olduğunu bilse de, hangi türe ait olduğu onlarca yıl gizemini korudu.

Şimdi ise araştırmacılar, BT tarama teknolojisi kullanarak fosili yeniden inceledi; böylece iç yapısını görmelerine ve üç boyutlu bir modelini oluşturmalarına olanak sağlandı. Çalışmanın tüm bulguları Royal Society Open Science dergisinde yayımlandı.

“Bir T. rex’ten daha tehlikeli”

Çalışmanın başyazarı ve Doğa Tarihi Müzesi’nden Profesör Paul Barrett, “Wight Adası’nda 200 yılı aşkın süredir fosil toplanıyor olmasına rağmen, ada bizi hâlâ yeni dinozor türleriyle şaşırtmaya devam ediyor; özellikle Invictibellatrix gibi etçil dinozorlara ait bulgulara ise çok nadir rastlıyoruz” diyor.

“Bu tür çalışmalar, hâlâ keşfedilecek çok sayıda örneğin bulunduğu tarihi müze koleksiyonlarıyla çalışmanın ne kadar büyük bir değer taşıdığını gösteriyor” diye ekliyor.

Adlarına rağmen megaraptoranlar, genellikle “raptor” dendiğinde akla gelen küçük, kuş benzeri dinozorlar değildi. Doğa Tarihi Müzesi’ne göre, daha iri yapılı, tyrannosaurlar ile daha yakın akraba, “ince kafalı”, “büyük ön ayaklı” ve “dev, kıvrık pençeli” yırtıcılardı.

Invictibellatrix amberina’nın 3 ila 4 metre uzunluğunda ve yaklaşık 1,5 metre boyunda olduğu tahmin ediliyor. Bu tür, dinozorların karasal ekosistemlere hâkim olduğu Erken Kretase döneminde yaşamış.

Araştırmacılar, bu dinozorun tüylerle kaplı olabileceğini de öne sürüyor ancak tam olarak nasıl göründüğü hâlâ bilinmiyor.

University College London’ın (UCL) Yer Bilimleri Bölümü’nden araştırmacı Dr. Cassius Morrison’a göre bu tür; küçük dinozorlar, kertenkeleler ve memelilerle besleniyordu; besin zincirindeki konumu, günümüzde sırtlanların oynadığı role benziyordu.

“Döneminin en üst düzey yırtıcısı değildi ama insanlar için bu dinozor bir T. rex’ten daha tehlikeliydi. Bizler, vücut ağırlığının yaklaşık üçte birine denk gelen, tam da avlanmak için ideal boyuttaydık; kesinlikle peşimize düşerlerdi. Bir T. rex ise bizimle ilgilenmezdi, çünkü onun için fazla küçük kalırdık” diyor çalışmayı yürüten Dr. Cassius Morrison.

Bu keşif özellikle heyecan verici, çünkü megaraptoranlara daha önce Asya, Avustralya ve Güney Amerika’da rastlanmış olsa da Avrupa’da bugüne kadar hiçbir örnek kesin olarak tanımlanamamıştı.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Sosyal medyada fenomen olan Pompei kedileri yeni bir kitabın başrolünde

Spotify: Manifest’in 'TRALALA'sı bir günde 2 milyon dinlenmeyi aştı

Edward Burtynsky’nin 'Dönüşen Yeryüzü' sergisi COP31 için Antalya’da