Bize Ulaşın
Reklam

'İşi Olmayan Giremez': Fabrikaların ve emeğin hafızasına yolculuk

Metehan Özcan, "Vasıfsız"
Metehan Özcan, "Vasıfsız" -  ©  SALT Galata
© SALT Galata
By Buse Keskin
Yayınlanma Tarihi •Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Salt Galata’daki 'İşi Olmayan Giremez' sergisi, fabrika mekânlarından küresel tedarik zincirlerine uzanarak emek-sermaye ilişkisini, işçi bedenini ve çalışma kültürünü farklı perspektiflerden ele alıyor.

İş yerleri, gündelik yaşamın merkezinde yer alsalar da çoğu zaman kamusal bakışın dışında kalan mekânlar. Salt Galata’da ziyarete açılan “İşi Olmayan Giremez” sergisi, çalışma alanlarının görünmeyen dünyasını farklı ölçeklerde incelerken üretim, kentleşme ve emek arasındaki ilişkilere odaklanıyor.

REKLAM
REKLAM

1980’lerden itibaren üretimin küresel ölçekte dönüşmesiyle fabrikalar kent merkezlerinden çeperlere taşınırken eski sanayi alanlarının yerini konut projeleri, alışveriş merkezleri ve kültür yapıları aldı. Ancak üretim, fiziksel fabrika sınırlarının ötesine geçerek lojistik ağlardan dijital uzama kadar genişledi.

Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın yeni sergisi, bu dönüşümü işçi bedeni, iş yeri, kent mekânı ve küresel dolaşım ağları üzerinden ele alıyor. Farklı sanatçı ve araştırmacıların çalışmaları, emek-sermaye ilişkilerinin gündelik hayattaki izlerini ve üretim mekânlarının toplumsal etkilerini görünür kılmayı amaçlıyor.

Fabrikalardan küresel atık ekonomisine

Merve Bedir’in çalışması, insan, makine ve mekân arasındaki ilişkiyi bedenin ve emeğin optimizasyon ile otomasyona tabi tutulması üzerinden araştırıyor. Kamil Dalkır ve Sibel Karadağ ise İstanbul’daki geri dönüşüm sahalarını küresel atık ekonomisi bağlamında inceliyor. Avrupa’dan ithal edilen atıkları işleyen işçilerin maruz kaldığı bedensel tahribat, çalışmanın merkezinde yer alıyor.

Belit sağ’ın çalışması, Sümerbank Bakırköy Bez Fabrikası’nın özelleştirme ve tasfiye sürecine odaklanıyor. Çalışma, kamu fabrikalarını devletin sırtındaki bir yük olarak gören neoliberal söylem ile ağır çalışma koşullarının işçi bedeninde bıraktığı hasar arasındaki ilişkiyi ele alıyor.

Dilşad Aladağ, Simyonoğlu Fabrikası’nın önce Millî Fabrika’ya, ardından müzeye dönüşümünü resmî arşivler, toplumsal anlatılar ve kişisel hafıza arasındaki gerilimler üzerinden inceliyor. Metehan Özcan’ın iş ilanları ve fabrika yıllıkları gibi buluntu malzemelerle oluşturduğu arşiv ise modernist çalışma ve barınma mekânlarında özel ve kamusal alanlar ile endüstriyel üretim ve toplumsal yeniden üretim arasındaki ayrımları sorguluyor.

Fabrika yalnızca bir tahakküm alanı değil

Sergi, çalışma mekânlarını yalnızca disiplin ve tahakküm alanları olarak değil, kolektif direnişin ve dayanışmanın gelişebildiği yerler olarak da ele alıyor.

Sultan Gökdemir’in çalışması, 1989’da Türkiye genelinde gerçekleşen işçi eylemlerinin kenti nasıl kolektif bir itiraz alanına dönüştürdüğünü belgeliyor. Tamar Levit ve Yaen S. Levi ise Neval Tarım ve Çalışan Eller korosuyla birlikte, küresel tedarik zincirleri için üretim yapan tekstil işçilerinin hak mücadelesini odağına alıyor.

“İşi Olmayan Giremez”, kapalı kapılar ardında kalan çalışma mekânlarından gündelik pratiklere, dayanışma biçimlerinden tasfiye edilen fabrikaların hikâyelerine uzanan anlatısıyla üretimin toplumsal ve mekânsal izlerini araştırıyor.

Sergi 14 Şubat 2027’ye kadar görülebilir

Salt’tan Eylül Şenses’in programladığı sergi, 14 Şubat 2027’ye kadar Salt Galata’daki Mastercard Sergi Mekânı ile yapının giriş ve birinci katlarında ziyaret edilebilir.

Sergiye eşlik eden etkinlikler, akademisyenler Aslı Odman ve Görkem Akgöz’ün 18 Ekim Pazar günü saat 16.00’da gerçekleştireceği sergi turuyla başlıyor.

Salt’tan Orkun Dayıoğlu tarafından hazırlanan “Arşivden çıktı: Türkiye’de Sanayi Mimarlığı” başlıklı sunum ise 20 Ekim’den itibaren Salt Galata’nın üçüncü katında görülebilecek. Salt Araştırma arşivlerinden derlenen sunum, 1930’lardan 1970’lere uzanan dönemde Vasil Vingas, Doğan Tekeli, Sami Sisa, Aydın Boysan, Cengiz Bektaş ve Şevki Pekin gibi mimarların tasarladığı fabrikalara odaklanıyor. Yapılar, Türkiye’nin mimarlık ve mühendislik tarihinin yanı sıra dönemin toplumsal dinamikleri ve çalışma kültürüne ilişkin izler de taşıyor.

Sergi, Hollanda Krallığı’nın desteği ve Bankerhan Hotel, Eureko Sigorta ile Jotun’un katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Ayrıntılı bilgiye Salt’ın internet sitesi üzerinden ulaşılabilir.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Bakan Ersoy: Gece müzeciliğinde ziyaretçi sayısı 1,3 milyonu aştı

Salt'ın yeni sergisi ressam Özer Kabaş'ın sanat pratiğine odaklanıyor

'İşi Olmayan Giremez': Fabrikaların ve emeğin hafızasına yolculuk