Özbekistan’ın tarihi Semerkant kentinde Euronews’ün sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanı Rubio, yeni ticari anlaşmalar ve kritik madenlerde iş birliği planlarını açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington'ın Orta Asya'daki ekonomik varlığını genişletmeye ve kritik mineral tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD şirketlerinin Özbekistan'da yeni anlaşmalar açıklamaya hazırlandığını söyledi.
Pazartesi günü Özbekistan'ın tarihi Semerkant kentinde Euronews'e konuşan Rubio, iş dünyasından temsilcilerin de katıldığı ziyaretin, ABD'nin uzun süredir yeterince ilgi göstermediğini düşündüğü bölgeyle daha kapsamlı ilişkiler kurmasının başlangıcı olabileceğini belirtti.
Euronews'ün ziyaret ve beraberindeki heyetinden Özbekistan'ın ne bekleyebileceğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Rubio, “Sanırım açıklayacağımız somut anlaşmalar olacak,” dedi.
ABD şirketlerinin Özbekistan'da iş yapmaya istekli olduğunu belirten Rubio, duyuruların iş forumundaki görüşmelerin ardından geleceğini söyledi. Rubio, “Bu son değil, başlangıç,” ifadelerini kullandı.
Rubio, Semerkant'ta yaklaşık 300 Amerikan şirketinin temsil edildiğini ve milyarlarca dolar değerinde olabilecek anlaşmaların ele alındığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı daha önce Rubio'nun ziyaretine 200'den fazla ABD'li iş dünyası temsilcisinin eşlik ettiğini açıklamıştı. Ancak Rubio'nun açıklamaları sırasında anlaşmaların nihai listesi veya toplam değeri henüz duyurulmamıştı.
Kritik mineraller ve tedarik zincirleri
Rubio, Euronews'ün ikinci sorusunu yanıtlarken kritik mineralleri Özbekistan'la olası iş birliği alanlarından biri olarak gösterdi.
“Dünyanın herhangi bir konuda yüzde 100 tek bir yere bağımlı olması akıllıca değil,” diyen Rubio, belirli bir ülkeyi hedef almadığını vurguladı.
21'inci yüzyıla yön vermesi beklenen sanayi ve teknolojilerin kritik minerallere giderek daha fazla ihtiyaç duyacağını belirten Rubio, tedarik kaynaklarını çeşitlendirmenin yalnızca ABD'nin değil, uluslararası toplumun da önceliği olduğunu savundu.
Rubio'ya göre, doğal kaynaklar bakımından zengin ülkeler de maden yataklarını geliştirmek ve işleme kapasitesi oluşturmak yoluyla ekonomik çıkar sağlayabilir. Bunun sorumlu biçimde yapılması gerektiğini vurgulayan Rubio, “Bu konuyu elbette araştıracağız. Bence burada bunu gerçekleştirme fırsatımız var,” dedi.
Kritik mineraller konusu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kasım 2025'te Washington'da düzenlediği C5+1 zirvesinde de ele alınmıştı. Özbekistan ve komşuları, doğal kaynaklarını geliştirmek için yeni yatırım ve teknoloji ararken ABD ve Avrupa da belirli kaynaklara aşırı bağımlı tedarik zincirlerine alternatifler arıyor.
Rubio: Bölge ülkeleri taraf seçmek zorunda değil
Çin'in Orta Asya'da artan ekonomik etkisine ilişkin ayrı bir soruyu yanıtlayan Rubio, ABD'nin bölgedeki varlığını rekabet olarak tanımladı ancak bölge hükümetlerinden taraf seçmelerini istemediklerini söyledi.
Rubio, “Buraya gelip başka biriyle konuşmayı bırakın ya da başka bir ülkeyle çalışmayı bırakın demek söz konusu değil,” dedi.
Özbekistan'ın farklı ülkelerle ekonomik ilişkiler kurmaya açık olduğunu belirten Rubio, ülkenin ekonomik büyümesini de övdü.
Semerkant'taki temaslar
Rubio, pazartesi günkü programına, Özbekistan Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Saida Mirziyoyeva ile birlikte Semerkant'ın tarihî mimari simgelerinden Registan Meydanı'nı ziyaret ederek başladı. Rubio, kenti yüzyıllardır ticaretin kesiştiği bir merkez olarak nitelendirdi.
Programında Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov ile görüşme ve bir imza töreni de bulunan Rubio'nun, ardından Kazakistan Dışişleri Bakanı Muhtar Tileuberdi ile bir araya gelmesi ve Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan'ın katıldığı C5+1 dışişleri bakanları toplantısına katılması planlandı.
Rubio'nun ayrıca, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmesi ve Özbekistan-ABD İş ve Yatırım Konseyi'nin etkinliklerine katılması öngörülüyordu. Saida Mirziyoyeva ile ABD Özel Temsilcisi Sergio Gor'un eş başkanlığını yürüttüğü konsey, ticari ortaklıkları ve yatırımları teşvik etmek amacıyla kurulmuştu.
Ziyaret, geçen yıl Beyaz Saray'da düzenlenen C5+1 zirvesinin ardından gerçekleşiyor. Bu zirvede Orta Asya ülkelerini kapsayan, uygulama aşamaları farklılık gösteren 25 milyar doların üzerinde ticari anlaşma ve yatırım taahhüdü açıklanmıştı.
Ukrayna savaşı ve istihbarat paylaşımı
Semerkant ziyareti, Rubio'ya Washington ile Kiev arasında Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş nedeniyle artan gerilime ilişkin açıklama yapma fırsatı da verdi.
Ukrayna'nın, Rusya'nın füze saldırılarına karşı uyarı amacıyla kullanılan istihbaratın ABD tarafından kısa süreliğine paylaşılmadığı yönündeki iddiaları sorulan Rubio, böyle bir kesinti yaşandığını reddetti.
Rubio, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Herhangi bir ara verilmedi,” dedi.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise pazar günü istihbarat paylaşımının üç günlük bir kesintinin ardından yeniden başladığını söylemişti. İki tarafın açıklamaları birbiriyle çelişiyor.
Rubio, Rusya'nın geniş çaplı işgaliyle başlayan ve beşinci yılına giren savaşın sona erdirilmesine odaklanılması gerektiğini belirterek hem Moskova'ya hem de Kiev'e çağrıda bulundu.
Rubio, “Odaklanması gereken konu ve bizim odaklanmak istediğimiz şey, bu savaşı sona erdirmek,” dedi.
Trump bir gün önce Zelenskiy'yi çatışmayı bitirme konusunda yeterli iradeye sahip olmamakla eleştirmiş, Ukrayna'nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını da küresel dizel piyasasındaki aksaklıklardan sorumlu tutmuştu.
Trump ayrıca diplomatik çabalara yardımcı olabileceği gerekçesiyle Rusya'nın enerji ihracatını etkileyen bazı yaptırımların geçici olarak hafifletilmesini savunmuştu.
Rubio, ABD'nin savaşı sona erdirmek için yürüttüğü girişimlerde Washington'ın istediği ilerlemeyi sağlayamadığını kabul etti. Ancak yönetimin müzakereler için fırsatları değerlendirmeyi sürdüreceğini söyledi.