Bize Ulaşın
Reklam

Kızamık salgını: Türkiye'de vakalar 3 bine ulaştı, Bangladeş'te 1.200'den fazla çocuk öldü

Kızamık, kızamıkçık ve kabakulağa karşı koruyan karma aşı.
Kızamık, kızamıkçık ve kabakulağa karşı koruyan karma aşı. -  ©  Copyright 2019 The Associated Press. All rights reserved.
© Copyright 2019 The Associated Press. All rights reserved.
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Son verilere göre, Türkiye'de kızamık vaka sayısı 3 bine ulaştı, Bangladeş'te 1.200'den fazla çocuk kızamık semptomları nedeniyle hayatını kaybetti.

Uzmanlar aşılama çağrısı yaparken, dünya genelinde kızamık salgınlarına dair tablo ağırlaşıyor.

REKLAM
REKLAM

Son verilere göre, Türkiye'de vaka sayısı 3 bine ulaştı, Bangladeş'te 1.200'den fazla çocuk kızamık semptomları nedeniyle hayatını kaybetti. ABD'nin Pensilvanya eyaletinde haftalardır devam eden salgında ise teyit edilen kızamık vakası sayısı bir haftada 86'dan 1.222'ye yükseldi.

Bangladeş'te can kaybı 1.201'e ulaştı

Bangladeş Sağlık Bakanlığına bağlı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün açıkladığı veriler, 15 Mart'tan bu yana kızamık benzeri belirtiler gösteren 1.097 çocuğun ve resmi olarak kızamık teşhisi konulan 104 çocuğun yaşamını yitirdiğini gösteriyor.

Açıklamada kızamık şüphesiyle 190 bin 663 kişinin hastaneye kaldırıldığı, bu kişilerden 183 bin 42'sinin tedavisinin ardından taburcu edildiği bildirildi.

Salgının başından bu yana kızamık benzeri belirtiler gösteren toplam kişi sayısının 214 bin 551'e, laboratuvarca doğrulanmış kızamık vakalarının ise 23 bin 157'ye ulaştığı aktarıldı.

Son 24 saat içinde ise 1.307 şüpheli ve 35 doğrulanmış yeni vaka tespit edildi.

Mart ayında başlatılan acil aşılama kampanyasında ilk etapta 6 ay ile 5 yaş arasındaki çocuklara öncelik verildiği, ardından sürecin kademeli olarak ülke genelinde genişletildiği ifade edildi.

Türkiye'de kızamık vakaları tırmanışa geçti

Türkiye'de de kızamık vakalarının Ekim 2026 itibarıyla 3 bine yaklaştığı belirtiliyor. Uzmanlar, aşılama oranlarındaki düşüşün ve aşı tereddüdünün yeni salgın riskini artırdığı konusunda uyarıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre 2022 yılında 127 olan vaka sayısı, 2023'te 500'e, 2024'te 1500'e ve 2025'te yaklaşık 2 bine yükseldi. Ekim 2026 itibarıyla ise vaka sayısının 3 bine yaklaştığı belirtiliyor.

Son derece bulaşıcı bir virüsün neden olduğu kızamık, tek bir hastadan 16 ila 18 kişiye bulaşabiliyor. Bu özelliğiyle en bulaşıcı enfeksiyon hastalıklarından biri olarak kabul ediliyor.

Aşılama oranı kritik eşiğin altına düştü

Uzmanlara göre kızamık vakalarındaki artışın başlıca nedenleri arasında aşılama oranlarının düşmesi, aşı tereddüdü ve aşı takip sistemlerindeki eksiklikler var.

Türkiye'de kızamık aşılama oranının yaklaşık yüzde 92'ye gerilediği belirtiliyor. Bu oran, virüsün toplum içinde sürekli yayılmasını önlemek için gerekli görülen yüzde 95'lik aşılama eşiğinin altında.

Türkiye'de kızamık, kabakulak ve kızamıkçığa karşı koruma sağlayan karma KKK aşısı, ulusal aşılama programı kapsamında ücretsiz uygulanıyor.

Aşının ilk dozu 12 aylıkken, ikinci dozu ise 4-6 yaş arasında yapılıyor. Uzmanlara göre iki doz aşı, uygulandığı kişilerin yaklaşık yüzde 97 ila 99'unda koruma sağlıyor.

Pensilvanya'da keskin artış

ABD'nin Pensilvanya eyaletinde de kızamığa karşı alarm zilleri çalıyor.

Çarşamba günü itibarıyla Pennsylvania'da teyit edilen kızamık vakası sayısı bir önceki haftaya göre 86'dan 1.222'ye yükseldi. Eyalet ayrıca kızamıkla bağlantılı altı ölüm vakasını da doğruladı.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), perşembe günü yaptığı açıklamada, Pensilvania'da giderek büyüyen salgınla mücadeleye yardımcı olmak için kurumun salgın istihbarat servisinden bir bilim insanı, özellikle de bir "hastalık dedektifi" göndereceğini duyurdu.

Salgın haberleri, sıklıkla tartışmalı sözler sarf ederek gündeme gelen ABD Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın etkisi nedeniyle, ülkede aşı şüpheciliğinin artacağı endişeleri sürerken geliyor.

Son olarak, Pensilvanya Valisi Josh Shapiro, Kennedy'i aşı konusunda yanlış bilgi yaymakla eleştirmiş ve böylelikle konu yeniden gündeme gelmişti.

Dünya çapında kızamık aşılama oranları düşüyor mu?

Dünya genelinde kızamık aşılama oranları COVID-19 pandemisi sırasında ciddi biçimde düştü ve henüz pandemi öncesindeki seviyelere tam olarak dönemedi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF'e göre kızamık salgınlarını önlemek için toplumdaki çocukların en az yüzde 95'inin iki doz kızamık aşısıyla aşılanması gerekiyor. Bu eşik, virüsün olağanüstü bulaşıcı olmasından kaynaklanıyor.

DSÖ ve UNICEF'in Temmuz 2026'da yayımladığı en güncel ortak verilere göre ise 2025'te küresel çapta ilk doz aşılanma oranı yüzde 84, ikinci doz aşılanma oranı da yüzde 77'de kaldı.

Bu da 2025'te yaklaşık 29 milyon bebeğin kızamığa karşı yeterince korunmadığı anlamına geliyor.

Aşılar otizme neden olur mu?

Uzmanlara göre, karma aşı oranlarındaki düşüşün ve aşı tereddüdünün ardında aşıların otizmle bağlantılı olduğu iddiaları var.

Kennedy Jr.'ın aşıların otizme neden olduğu iddiasıyla sürdürdüğü aşı karşıtı hareket, geçmişte de benzer tartışmalara neden olmuş, ancak bu iddiaya bilimsel kanıt sunulamamıştı.

Aşıların otizme neden olduğu iddiası, ilk olarak, Britanyalı gastroenteroloji uzmanı Dr. Andrew Wakefield'ın 1998'de 12 arkadaşıyla birlikte tıp dergisi Lancet'te KKK (kızamık, kızamıkçık, kabakulak) isimli karma aşıyla otizmin bağlantılı olabileceğini öne süren bir makale yayınlamasıyla ortaya çıktı.

Makale, KKK aşısındaki canlı virüsün bağırsak mukozasının geçirgenliğini artırarak kana, oradan da beyne geçtiğini ve otizme neden olduğunu iddia ediyordu. Çalışmada yer alan 12 çocukta otizm bulgularının KKK aşılamasından bir ay sonra ortaya çıktığı söyleniyordu.

Ancak Wakefield'ın çalışmasında ciddi metodoloji problemleri vardı ve bu nedenle bilimsel çevreler tarafından şüpheyle karşılanmıştı. Her şeyden önce çalışma sadece 12 çocuk üzerinde yapılmıştı. O yıllarda İngiltere'de ayda 50.000 çocuk KKK aşısı oluyordu. Bağlantının sadece 12 çocukta gösterilmesi ise verilerin tesadüfi olma ihtimalini gündeme getiriyordu. Ayrıca çalışmada, bilimsel deneylerde altın kriter sayılan kontrol grubu da yoktu. Yani bulgular KKK aşısı olmayan çocuklardan alınan örneklerle karşılaştırılmıyordu. Ayrıca iddia edildiği gibi, bağırsaktan kana, oradan da beyne geçen zehirli maddelere veya KKK aşısına ait kalıntılara da rastlanmamıştı.

Tüm bunlara rağmen makalenin bulguları basında geniş yer buldu. Ebeveynler arasında yayılan endişe nedeniyle KKK aşılama oranları düştü.

Wakefield, makalesi yayınlandıktan sonra bir basın toplantısı düzenledi ve ilk makalede olmayan, hatta çoğu ortak yazarın karşı çıktığı bir iddiada bulundu. Buna göre "KKK aşısı birlikte değil de tek tek yapılsa daha güvenli olurdu."

Ancak Wakefield, aslında çıkar çatışması içerisindeydi ve bir dizi etik ihlalde de bulunmuştu. Zira, bu araştırma sırasında KKK aşısına rakip bir kabakulak aşısının patenti için başvurmuştu. Ayrıca çalışmasında incelediği çocuklardan beşinin, aşı üreticilerine toplu dava açan avukatın müşterileri olduğu ortaya çıktı. Wakefield bu çalışma için söz konusu avukatlardan 50.000 sterlin ödeme almıştı.

Bunun sonucunda çalışmada Wakefield'in ekibinde yer alan 12 doktordan 10'u çekildiğini açıkladı. 2010'da Lancet, etik dışı uygulamalar ve sonuçların çarpıtılması nedeniyle makaleyi yayından çekti. 24 Mayıs 2010'da Wakefield'in "doktor" unvanı da geri alındı.

Kennedy'nin makalesi 'sahtekarlık' nedeniyle kaldırıldı

Kennedy Jr.'ın aşılara yönelik ilgisi de 2000'lerin başında otizm iddialarını sahiplenmesiyle başladı.

2005'te Rolling Stone ve The Salon dergileri, Kennedy Jr.'ın bir makalesi yayınladı. Makalede, aşılardaki timerosal maddesinin otizme ve nörolojik problemlere neden olabileceğine dair kanıtların ABD yönetimi tarafından örtbas edildiği öne sürülüyordu.

Ancak bu yazıları bir dizi düzeltme ve tekzip izlemişti. Bunlardan birinde Kennedy Jr.'ın cıva seviyelerini yanlış aktardığı belirtildi. Tartışmaların ardından 2011'de The Salon, yazıyı kaldırarak, "ardında bilimi lekeleyen sahtekarlık" olduğunu açıkladı.

Öte yandan, ABD yönetimi yazının yayımlanmasından önce, 2001'de aşılara olan güveni artırmak amacıyla grip haricindeki çocuk aşılarından timerosal'i zaten çıkarmıştı. CDC Aşılama Direktörü Frank DeStefano ise, "Otizme neden olsaydı, aşılardan çıkarıldıktan sonra otizm vakalarının azalması gerekirdi. Ancak bu olmadı," demişti.

Yine de timerosal'in zararlı olduğu ve otizme yol açtığı iddiası halen aşı karşıtı görüşün önemli bir bölümünü oluşturuyor. Timerosal, cıvanın dönüşümüyle elde edilen bir bileşik ve bir çeşit cıva bileşiği olan etil cıvadan oluşuyor. Öte yandan etil cıva için yapılan araştırmalar, maddenin beyne geçmediğini ve tamamının 4 ila 9 gün içinde vücuttan dışkılamayla atıldığını gösteriyor. Timerosal, kozmetik malzemeleri ve göz damlalarında da kullanılıyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

ABD'de son 35 yılın en kötü kızamık salgını yaşanıyor

Kızamık Avrupa’da yeniden yayılıyor: Düşen aşılama oranları tartışma konusu

ABD'de yüzlerce kişi kızamık salgınında karantinaya alındı