Macron, hafta sonu Fransa genelinde yaşanan şiddet olaylarının ardından ülkedeki toplumsal huzursuzluğu kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullanan liderlere tepki gösterdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülkede geçen hafta sonu yaşanan protestolar ve şiddet olayları üzerinden seçim kampanyası yürüten dünya liderlerine tepki gösterdi.
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya üstü kapalı göndermede bulunan Macron, “Fransa’yı hedef alarak kampanya yürütenler var. İster bu bölgeden ister Atlantik’in diğer yakasından olsun, bazı liderler seçim kampanyası modunda,” dedi.
Hafta sonu Fransa genelinde düzenlenen kitlesel gösterilerde çok sayıda kişi barışçıl şekilde yürüyüş yaparken, sendikalar, Sarı Yelekliler (Gilets Jaunes) hareketi ve öğrencilerin organize ettiği protestolara yaygın yağma olayları ve polisle göstericiler arasındaki çatışmalar damga vurdu.
Katar ziyareti kapsamında Doha’da konuşan Macron, olaylarda dış müdahalenin etkili olduğu yönündeki iddiaları reddetti. Ancak sonrasında yürütülen yabancı kaynaklı bilgi manipülasyonlarının, bazı dünya liderleri de dahil olmak üzere birçok kişinin “kabul edilemez ve aptalca yorumlar” yapmasına yol açtığını söyledi.
Yapay zekâyla oluşturulan sahte videoları paylaşan liderleri de eleştiren Macron, “Ülkemizin göçmen ve İslamcı akınlarına uğradığını söyleyenler oldu,” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, ülkede yapılacak ara seçimler öncesinde seçim kampanyasını sürdürürken Fransa’daki protestoları göçün oluşturduğunu öne sürdüğü tehditleri ve Batı medeniyetinin gerilediği iddiasını gündeme getirmek için kullandı. 17 Ekim’de şiddet olaylarının patlak vermesinden önce gösterilerin büyük bölümü barışçıl geçmişti.
Trump, pazartesi günü Fransa’nın “göçmenler, cihatçılar ve komünistler tarafından kuşatıldığını, yağmalandığını ve ateşe verildiğini” iddia etti. ABD’de Demokratların kazanması halinde benzer bir tablonun yaşanacağını öne sürerek Fransa’daki olayları siyasi söyleminin parçası haline getirdi.
Macron, gazetecilere yaptığı açıklamada, Fransa’nın gerilimi daha da artırmaya gerek kalmadan çözmesi gereken iç sorunları bulunduğunu belirterek, “Böyle zamanlarda Fransa’yı kimin sevdiğini, kimin sevmediğini görüyoruz,” dedi.
Yeni protestolar öncesinde olağanüstü önlemler
Macron, 17 Ekim’de yaşanan olaylara ilişkin “ayrıntılı bir değerlendirme” almak amacıyla perşembe günü bakanlar ve istihbarat yetkilileriyle olağanüstü bir toplantı yapacağını da duyurdu. Fransa hükümeti, olayların yaşandığı gün durum üzerindeki kontrolünü kaybettiğini daha önce kabul etmişti.
Macron, pazartesi sabahı bir “yol haritası” oluşturulduğunu belirterek sokağa çıkma yasakları ve toplu etkinliklere yönelik kısıtlamaların 24 Ekim’de düzenlenmesi planlanan yeni protestolar öncesinde yürürlükte kalacağını vurguladı.
“Cumartesi günü kent merkezlerinde kargaşa çıkarmak isteyenlerin bunu yapmasına izin verilmeyecek,” dedi.
Sendikalar ve siyasi güçlerle diyaloğun önemine de dikkat çeken Macron, tüm tarafların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
“Bu süreçte herkes sorumluluk taşımalı. Çok fazla belirsizlik vardı. Bazı meşru şiddet biçimlerinin var olduğunu söyleyenler oldu. Hayır, meşru şiddet diye bir şey yok,” ifadelerini kullandı.
Macron, “Şiddetin başlaması, ardından gelen şiddeti haklı çıkarmak için kullanılıyor. Demokraside şiddeti haklı çıkaracak hiçbir şey yok,” diye konuştu.
Macron’un Katar’a gerçekleştirdiği resmi ziyaret, Körfez bölgesini kapsayan üç günlük turun bir parçası. Ziyaretin amaçları arasında Fransa’nın enerji arzını güvence altına almak da bulunuyor. Fransız hükümeti, ülke genelindeki huzursuzluğu körükleyen hayat pahalılığı kriziyle mücadele etmeye çalışıyor.
Macron, salı günü yaptığı açıklamada Birleşik Arap Emirlikleri ile Bahreyn’in Fransa’ya ayda toplam 200 bin ton ilave dizel yakıt tedarik etme taahhüdünde bulunduğunu duyurdu.