İtalya genelinde artan yaşam maliyetlerine, askeri harcamalara ve hükümet politikalarına karşı gösteriler düzenlenirken, geçen hafta sonu Milano’da yaşanan şiddetli çatışmaların ardından güvenlik önlemleri artırıldı.
İtalya’da yetkililer, geçen hafta sonu göstericiler ile polis arasında yaşanan çatışmaların ardından yeni bir şiddet dalgası endişesiyle cumartesi günü yüzlerce ek askeri görevlendirdi ve ülkenin büyük kentlerinde güvenlik önlemlerini artırdı.
Milano, Roma, Torino, Napoli ve diğer bazı kentlerde düzenlenmesi planlanan protestolarda göstericiler; artan yaşam maliyetlerine, düşük ücretlere, askeri harcamalara ve hükümet politikalarına tepki gösteriyor.
Özellikle 17 ve 18 Ekim’de yaşanan şiddet olaylarının ardından Milano’da alarm seviyesi yükseltildi. Polisle göstericiler arasında çıkan çatışmalar, vandalizm ve yağma olayları kent merkezinde büyük çaplı hasara yol açmıştı.
Başbakan Giorgia Meloni hükümeti, kentte hâlihazırda görev yapan güvenlik güçlerine destek amacıyla Milano’ya 500 ek asker gönderilmesi talimatını verdi. Yetkililer ayrıca yeni olayların önüne geçmek için drone destekli gözetim, tren istasyonlarında denetimler ve hızlı müdahale ekiplerini devreye aldı.
Protestolar öncesinde 150’den fazla adreste arama yapıldı
İtalyan polisi, geçen hafta sonu yaşanan şiddet olaylarına ilişkin soruşturma kapsamında cumartesi sabahı Milano, Monza ve yaklaşık 20 kentte 150’den fazla arama gerçekleştirdi.
Aramaların, olaylara karıştığından şüphelenilen kişileri hedef aldığı; bu kişiler arasında öğrenciler ve reşit olmayanların da bulunduğu bildirildi.
İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi, önceki olayların koordineli şekilde gerçekleştirilmiş olabileceğini öne sürdü. Yetkililer, yeni gösteriler öncesinde çevrim içi gruplarda paylaşılan mesajları da incelemeye aldı.
Son protestoların örgütlenmesiyle ilişkilendirilen yeni kurulan “17 Ekim Hareketi”, daha önce duyurulan gösteri noktalarının iptal edildiğini ve yeni buluşma yerlerinin yürüyüşlerden kısa süre önce açıklanacağını bildirdi.
Bu kararın güvenlik hazırlıklarını zorlaştırdığı belirtilirken polis, ülkenin farklı bölgelerinde kendiliğinden gelişebilecek gösterilere karşı uyarıda bulundu.
Roma’dan Torino ve Napoli’ye gösteriler
Roma’da göstericiler, askeri müdahaleye ve artan savunma harcamalarına karşı düzenlenen “İtalya’yı savaşın dışında tutun” sloganlı ulusal çaplı protesto için bir araya geliyor.
Torino’da öğrenciler ve aktivist gruplar, yeniden silahlanmaya, yükselen akaryakıt fiyatlarına ve hayat pahalılığına karşı yürüyüş çağrısı yaptı. Göstericiler ayrıca barınma, eğitim ve sağlık hizmetlerine daha kolay erişim talep ediyor.
Napoli’de ise ekonomik sıkıntılar ve artan fiyatlara karşı protestolar düzenleniyor.
Napoli yakınlarındaki Castel Volturno’da da göçmenlerin tutulması ve ülkelerine geri gönderilmesi amacıyla bir merkez kurulmasına yönelik planlara karşı binlerce kişinin yürüyüşe katılması bekleniyor. Dini kuruluşlar, yardım kuruluşları, göçmen örgütleri ve tarım işçileri de protestoya destek veriyor.
Cenova, Bologna, Floransa, Padova ve Verona’da da gösteriler planlanıyor. Protestolar, ülke genelinde farklı toplumsal ve ekonomik sorunlara yönelik tepkileri yansıtıyor.
Meloni hükümeti şiddet olaylarının ardından baskı altında
Yeni protesto dalgası, Milano ve Torino’da geçen hafta yaşanan şiddetli çatışmaların ardından hükümetin daha sıkı güvenlik önlemleri açıklamasından bir hafta sonra gerçekleşiyor.
Polis, önceki olaylara yaklaşık 2 bin gencin katıldığını ve 34’ü reşit olmayan toplam 45 kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
Başbakan Giorgia Meloni, şiddet olaylarını kınayarak polislere ve işletmelere yönelik saldırılara karşı daha sert önlemler alınacağını taahhüt etti.
Yaşanan olaylar, ekonomik eşitsizlik, toplumsal dışlanma ve hükümetin kamu düzenine yaklaşımı konusundaki tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
Yetkililer, cumartesi günkü gösterilerde öğrenci hareketlerinin, sendikaların ve daha radikal aktivist grupların bir araya gelmesinin yeni çatışma riskini artırmasından endişe ediyor.
İtalya’daki protestolar, Avrupa’nın diğer ülkelerinde düzenlenen gösterilerle aynı döneme denk geliyor. Fransa, İspanya, Portekiz ve Arnavutluk’ta da eylemciler; yaşam maliyetlerinden kamu hizmetlerine ve hükümet politikalarına kadar uzanan çeşitli konularda taleplerini dile getiriyor.