Bize Ulaşın
Reklam

Batı Trakya'daki müftü atamaları Türkiye ile Yunanistan arasında yeniden tartışma konusu

ARŞİV - Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa'yı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti, 8 Ekim 2024.
ARŞİV - Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa'yı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti, 8 Ekim 2024. -  ©  TCCB
© TCCB
By Euronews
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın Gümülcine ve İskeçe'de müftü atamalarını eleştirerek, Batı Trakya Türk azınlığının kendi seçtiği müftülerin tanınması çağrısında bulundu.

Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın Batı Trakya'daki müftülüklere yönelik uygulamalarına tepki göstererek, Atina yönetimine azınlığın kendi seçtiği müftüleri tanıma çağrısı yaptı.

REKLAM
REKLAM

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Yunanistan'ın Gümülcine ve İskeçe'de müftü atamaları yoluyla Batı Trakya Türk azınlığının Lozan Barış Antlaşması ve uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınan haklarını ihlal ettiği ileri sürüldü.

Müftülük kurumunun azınlığın dini, toplumsal ve kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilen açıklamada, Yunanistan'ın azınlığın kendi seçtiği müftüleri tanımamasının din özgürlüğünü ve azınlığın iradesini göz ardı ettiği savunuldu.

Açıklamada, "Yunanistan makamlarını, Azınlığın seçtiği meşru Müftüleri tanımaya ve atanmış müftüleri dayatma teşebbüslerinden vazgeçmeye çağırıyoruz" denildi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da yayınladığı mesajda, “Yunanistan’ın Gümülcine ve İskeçe’de 'sözde müftüler' dayatması, Batı Trakya Türklerinin din özgürlüğüne, Müslüman kimliğine ve inançlarını özgürce yaşama hakkına yönelik açık bir müdahaledir. Bu kabul edilemez uygulama, Yunanistan yönetiminin on yıllardır sürdürdüğü, Türk varlığını inkâr eden baskıcı siyasetin yeni bir halkasıdır. Bir toplumun, ibadetlerini ve dini temsilcilerini devlet eliyle belirlemeye kalkışmak, ne hukuka ne de demokrasinin temel ilkelerine sığar," dedi.

"Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının kendi dini temsilcilerini seçme hakkı tartışmaya açık değildir," diyen Kurtulmuş, "Yunanistan’ı, Lozan Barış Antlaşması’ndan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmeye" çağırdı.

Yunanistan Dışişleri Bakanlığı ise yanıtında, "Lozan Barış Antlaşması'nın Batı Trakya'daki azınlığı dini bir azınlık olarak tanımladığını" vurguladı. Atina, 2022'de kabul edilen yasayla müftülerin belirlenmesine azınlık üyelerinin de katıldığı bir süreç getirildiğini ve bunun din özgürlüğünü güvence altına aldığını savundu.

Açıklamada, Türkiye'de de müftülerin devlet tarafından atandığına dikkat çekilerek Ankara'nın eleştirileri tutarsız bulundu. Yunanistan ayrıca, din özgürlüğünün egemen bir devletin içişlerine müdahale gerekçesi olarak kullanılamayacağını belirtti.

Karşılıklı açıklamalar, Atina'nın Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine beş yıllık görev süresi için yaptığı atamaların ardından geldi. Ocak ayında da Dimetoka Müftülüğü'ne atama yapılmıştı.

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu Başkanı Halit Habipoğlu, 23 Ekim'de yaptığı açıklamada, Yunanistan'daki diğer tanınmış dini toplulukların kendi dini liderlerini belirleyebildiğini, Müslüman azınlığın müftülerinin ise devlet tarafından atanmasının ayrımcılık oluşturduğunu savundu.

Habipoğlu, Yunanistan'a Batı Trakya'daki Türk azınlık tarafından seçilmiş müftüler İbrahim Şerif'i (Gümülcine), Mustafa Trampa'yı (İskeçe) tanıma çağrısı yaptı.

Batı Trakya, Yunanistan'ın kuzeydoğusunda Gümülcine, İskeçe ve Dedeağaç çevresini kapsayan bölgeyi ifade ediyor. Bölgede yaklaşık 150 bin Müslüman Türk azınlık yaşıyor.

Müftülerin belirlenme yöntemi, Türkiye ile Yunanistan arasında uzun süredir devam eden anlaşmazlık konularından biri.

Türkiye, Batı Trakya Türk azınlığının kendi müftülerini seçme hakkı bulunduğunu savunurken, Yunanistan, müftülerin devlet tarafından atanmasını öngören bir sistem uyguluyor. Atina yönetimi, müftülerin dini görevlerinin yanı sıra bazı yargısal ve idari yetkilere de sahip olmasını atama yönteminin gerekçeleri arasında gösteriyor.

1985 yılına kadar müftü adayları azınlık temsilcileri tarafından belirleniyor, Yunan makamları da bu adaylar arasından seçim yapıyordu. Gümülcine Müftüsü'nün 1985'te hayatını kaybetmesinin ardından Yunanistan'ın doğrudan atama yapması, azınlık ile devlet arasındaki anlaşmazlığın başlangıç noktalarından biri oldu.

Anlaşmazlığın bir diğer boyutunu ise azınlığın tanımlanması oluşturuyor. Türkiye, bölgedeki topluluğu Batı Trakya Türk azınlığı olarak tanımlarken, Yunanistan ise 1923 Lozan Barış Antlaşması kapsamında Müslüman azınlığı tanıyor ve topluluğun etnik değil dini bir azınlık olduğunu savunuyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İstanbul'da kritik zirve: R4 ve E3 ülkelerinin dışişleri bakanları bir araya geliyor

Netanyahu Katar’ı 'düşman devlet' ilan etti, Doha İran’ı suçladı

Dışişleri Bakanlığı'ndan Erdoğan'ı hedef alan Netanyahu'ya tepki