Yüreği kırık âşıklardan zamansız ölüme düşen havacılara kadar, kıtadaki bu otellerin konukları için saat 11 çıkış kuralının hiçbir önemi yok.
Avrupa’yı bir hayalet dolaşıyor. Yok, durun. Avrupa’yı hayaletler dolaşıyor ve görünen o ki insanlar, onlarla aynı mekânda gönüllü olarak uyuyor.
Ben şahsen “perili” olduğunu iddia eden herhangi bir otelden uzak dururum; ama kıta genelinde, doğaüstü misafirleriyle yüksek sesle ve gururla övünen pek çok tesis var. Cadılar Bayramı yaklaşırken, biz de onları öne çıkarmanın zamanının geldiğini düşündük.
Gerçekten, tam anlamıyla perili bir Cadılar Bayramı deneyimi yaşamak istiyorsanız işte kalabileceğiniz yerler.
Golden Fleece, York, Birleşik Krallık
Avrupa’nın en perili şehirlerinden biri olarak anılan York’ta, neredeyse her sokakta bir hayalet hikâyesiyle ilişkilendirilen bir bina bulunuyor.
Pavement üzerindeki bir pub olan The Golden Fleece, şehrin en perili mekânı olduğunu iddia ediyor. Yalnızca hayaletlerin arasında bir bira içmekle yetinmeyenler içinse buradaki odalardan birinde gecelemek de mümkün.
York’un turizm ofisine göre, konaklamanız sırasında karşılaşabileceğiniz doğaüstü misafirler arasında, 18. yüzyılın başlarında pub’ın sahibi olan kişinin eşi Lady Alice Peckett ile 1944’te buradaki bir pencereden düşen bir Britanyalı hava kuvvetleri mensubu da yer alıyor.
The Ancient Ram Inn, Gloucestershire, Birleşik Krallık
Geç Orta Çağ döneminde inşa edilen The Ancient Ram Inn, misafirler uyurken koridorlarında dolaşan doğaüstü varlıkların birikmesi için fazlasıyla zamana sahip olmuş.
Sahipleri, yaklaşık 20 hayalet barındırdığını ve aralarında Rosie adında genç bir kızın da bulunduğunu söyleyerek burayı Birleşik Krallık’taki en perili pansiyon olarak tanımlıyor, diye yazıyor Metro (kaynak İngilizce). Bir hayalet avcısı ise burada dişi bir seks şeytanıyla karşılaştığını iddia ediyor. Vay canına.
The Shelbourne, Autograph Collection, Dublin, İrlanda
Beş yıldızlı oteller söz konusu olduğunda insanın belli beklentileri vardır: Kusursuz hizmet, harika barlar ve restoranlar, mümkünse spa ya da yüzme havuzu bulunan şık bir wellness alanı.
1791’de koleradan ölen, yedi yaşındaki Mary Masters adlı yaramaz bir ruhla karşılaşmayı ise herhalde pek beklemezsiniz.
Oysa Irish Mirror (kaynak İngilizce)’a göre Dublin’deki The Shelbourne, Autograph Collection’da tam da bu yaşanıyor; Mary’nin haftada iki üç kez görüldüğü bile oluyor.
Oyuncu Lily Collins, The Mortal Instruments: City of Bones filminin çekimleri sırasında burada konaklarken hayaleti gördüğünü bile iddia etmişti.
Hotel Union Øye, Norveç
Mary Masters’ın The Shelbourne’ün altıncı katıyla sınırlı olduğu söylenirken, Hotel Union Øye’ye musallat olduğu rivayet edilen hayalet yalnızca “Mavi Oda”da dolaşıyor.
Anlatıya göre Linda adlı bir hizmetçi kız, İmparator Wilhelm’in subaylarından biriyle gizli bir ilişkiye başlıyor ve Mavi Oda, ikilinin buluşma noktası oluyor.
Hikâye trajediyle sonuçlanıyor. Karısından boşanıp sevdiği kadınla birlikte olamayan subay intihar ediyor. Onsuz yaşamak istemeyen Linda ise göle doğru yürüyerek canına kıyıyor ve bir daha görülmüyor.
Şimdi, Norveç’in turizm ofisine (kaynak İngilizce) göre Mavi Oda’da Linda’nın ağlayan hayaletinin sesi duyuluyor.
Toftaholm Herrgård, İsveç
İsveç’teki Toftaholm Herrgård’da da kalbi kırık başka bir hayaletle karşılaşmak mümkün.
Hizmetkâr Mats, bir kontun kızına âşık oluyor; ancak genç kız vakit kaybetmeden bir soylunun oğluyla evlendiriliyor. Haberi alan Mats, malikanenin misafir odalarından birinde kendini asarak yaşamına son veriyor.
Arkasındaki ekip Mats’ı “nazik bir hayalet” olarak tanımlıyor ve Toftaholm Herrgård (kaynak İngilizce)’a göre otelde konaklayan bazı kadınlar, omuzlarına hafifçe elini koyarak arkalarında beliren bir figür gördüklerini iddia ediyor.