Mahkemenin Renata Cambra'nın Rossio Meydanı'nda gece boyunca çadır kurmasına izin veren kararı, barınma hakkı hareketi açısından bir kazanım olarak değerlendiriliyor.
Lizbon'da barınma hakkı protestolarının öne çıkan isimlerinden Renata Cambra, mahkemenin meydanda çadır kurmasına izin vermesinin ardından göstericiler için ilham kaynağı oldu. Ancak bu karar, Praça do Rossio meydanında yeniden toplu çadır eylemi başlatılması için yeterli olmadı.
Renata Cambra, açtığı dava sonucunda mahkemeden, kurduğu çadırın kamusal alanın yasa dışı işgali olarak değil, protestonun işlevsel ve sembolik bir unsuru olarak değerlendirilmesi yönünde karar çıkarmayı başardı.
Ancak mahkeme, meydanda çadır kurma iznini yalnızca davayı açan göstericiyle sınırlı tuttu. Kararda, Rossio Meydanı'nın toplu şekilde işgal edilmesinin hukuka uygun olup olmadığına veya belirsiz sayıda kişinin kamusal alanlarda çadır kurma yönünde genel bir hakka sahip olup olmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadı.
Mahkeme ayrıca, gösterilerin saat 00.30'da sona erdirilmesine yönelik kuralın mutlak ve otomatik biçimde uygulanamayacağına hükmederek Renata Cambra'nın gece boyunca Praça do Rossio'da çadırıyla kalmasına izin verdi.
Protestoların, 2027 yılı Devlet Bütçesi'nin nihai oylamasının yapılmasının planlandığı 24 Kasım'a kadar, gece 00.30 ile 06.30 saatleri arasında da devam edebileceği belirtildi.
Renata Cambra ve Acampada de Lisboa hareketi, mahkemenin kararını protesto hakkı açısından bir zafer olarak değerlendiriyor.
Aktivist Cambra, "Bugün burada Halk Meclisi'nde sıkça dile getirilen bir düşünce vardı: Hep birlikte somut kazanımlar elde edebileceğimize dair inanç. Bu hareketin temel bakış açısı ve en büyük gücü de bu. Çünkü bu hareket, ilk engelde ya da yalnızca bir günlük eylem ve mücadelenin ardından pes etmeye hazır değil" dedi.
Pazar günü sabaha karşı Lizbon ve Porto'da polisin göstericilere müdahale ettiği ve şiddet olaylarının yaşandığı gecenin ardından, son gece Rossio Meydanı'nda yalnızca karanfil taşıyan üç polis memuruyla temsil edilen PSP'nin (Portekiz Kamu Güvenliği Polisi) müdahaleden kaçındığı görüldü.
Polis müdahalesi, göstericiler ile polis arasında karşılıklı müdahaleler ve cisimlerin fırlatılmasıyla sona erdi. Olaylarda göstericiler ve polis memurları arasından iki düzineden fazla kişi yaralandı.
Polisin müdahalesi üzerine Cumhurbaşkanı António José Seguro, hükümetten ve Kamu Denetçiliği Kurumu'ndan (Ombudsman) olayla ilgili açıklama talep etti. Bir avukat da İçişleri Bakanı ve PSP Direktörü hakkında görevi kötüye kullanma suçlamasıyla suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
İçişleri Bakanlığı (MAI), idare mahkemesinin barınma hakkı protestolarına ilişkin kararının polis müdahalelerinin hukuka uygunluğunu değerlendirmediğini ve kamusal alanlarda çadır kurma yönünde genel bir hak tanımadığını vurguladı.
Luís Neves yönetimindeki bakanlık, yaptığı açıklamada kararın "yalnızca başvuruyu yapan kişinin talebiyle sınırlı, bireysel ve özel bir duruma ilişkin olduğunu" belirtti. Söz konusu başvuruyu yapan kişi Renata Cambra'ydı.
Bakanlık ayrıca mahkeme kararının, tehlike arz eden durumlarda polisin müdahale etme yetkisini koruduğunu savundu.
Yeni protesto gösterisi düzenlenecek
Halk Meclisi'nde alınan karar doğrultusunda salı akşamı için yeni bir protesto gösterisi planlandı. Ancak aynı gün meydanda Noel Pazarı'nın kurulum çalışmalarının başlaması bekleniyor.
Göstericiler meydanı terk etmeyeceklerini belirtirken, Lizbon Belediye Başkanı Carlos Moedas'a Noel Pazarı'nın başka bir yere taşınması çağrısında bulundu.
Protestocular ayrıca Cumhurbaşkanı António José Seguro ile bir görüşme gerçekleştirilmesini de kararlaştırdı. Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Lizbon ve Porto'daki çadır eylemcilerinin temsilcilerini kabul etmeye hazır olduğunu açıklamıştı. Görüşmenin hazırlıklarını bir çalışma grubu yürütecek ancak henüz bir tarih belirlenmedi.
Ülke genelinde 10 Ekim'den bu yana devam eden barınma hakkı protestolarında, yeni kira yasasının geri çekilmesi, alternatif barınma imkânı sunulmadan tahliyelerin sona erdirilmesi ve emlak fonlarının konut satın almasının sınırlandırılması talep ediliyor.
Göstericiler ayrıca kamu konutlarının artırılmasını, boş durumdaki konutların yeniden barınma amacıyla kullanıma açılmasını ve kiraların gerçekten karşılanabilir seviyelerde tutulmasını sağlayacak üst sınırlar getirilmesini istiyor.