İspanya'daki tren kazasına ilişkin açıklamalar, güvenlik sistemi arızalanan bir yüksek hızlı trenin seyrine devam ettiğini ortaya koydu. 69 kişinin hayatını kaybettiği kazanın ardından demiryolu çalışanları grev hazırlığına başladı.
İspanya Ulaştırma Bakanı Óscar Puente, Toledo eyaletinin merkezindeki Urda yakınlarında geçen hafta meydana gelen ve 69 kişinin hayatını kaybettiği tren kazasının ardından salı günü istifa etti. Puente, kararını Temsilciler Meclisi'nin genel kurul toplantılarının yapılmadığı dönemlerde alt kanadı temsil eden daimi komisyon önünde yaptığı açıklamada duyurdu.
Başbakan Pedro Sánchez'in liderliğindeki Sosyalist Parti'nin üyesi olan Puente, görevinden ayrılmasının "ülke ve demokrasi açısından doğru bir karar" olduğunu söyledi. İstifasını siyasi sorumluluk gereği attığı bir adım olarak nitelendiren Puente, "Tüm siyasetçilerin aynı olduğu doğru değil," ifadelerini kullandı.
Bir sonraki seçimlerde aday olmayacağını da açıklayan Puente, bu kararıyla "partisinin kendisinden beklentilerini karşılamak" istediğini belirtti.
Oturum sırasında kazanın meydana geldiği Madrid-Sevilla yüksek hızlı tren hattının güvenliğini savunan Puente, yaklaşık 200 kişinin yaralandığı kazaya rağmen hattın ihmal edilmiş veya unutulmuş bir altyapı olmadığını söyledi.
Puente, hükümet tarafından başlatılan 780 milyon euroluk yenileme planına dikkat çekerek, "Burası ne terk edilmiş ne de unutulmuş bir altyapı," dedi.
Konuşmasını veda sözleriyle tamamlayan Puente, "Ülkemin bu durumun gerektirdiği sorumluluğu yerine getireceğine inanıyorum. Ben de bunu yapmaya çalıştım. Hoşça kalın," ifadelerini kullandı.
Aynı hatta ikinci büyük kaza
Urda yakınlarında meydana gelen kaza, ocak ayında Córdoba eyaletinin güneyindeki Adamuz yakınlarında yaşanan ve 46 kişinin hayatını kaybettiği tren kazasından yalnızca dokuz ay sonra gerçekleşti. Söz konusu kaza da Madrid-Sevilla yüksek hızlı tren hattında meydana gelmişti.
Puente, milletvekillerine yaptığı açıklamada, İspanya'nın devlete ait demiryolu altyapı işletmecisi Adif tarafından yönetilen kontrol merkezinin, LZB otomatik güvenlik sisteminin devre dışı kalmasına rağmen kazaya karışan AVE hızlı treninin seferine devam etmesine izin verdiğini söyledi. Özel demiryolu şirketi Iryo tarafından işletilen bir tren ise hattın ilerleyen bölümünde durmuştu.
AVE treni, çarpışma gerçekleşmeden önce yaklaşık 25 kilometre boyunca saatte 160 kilometrenin üzerinde hızla ilerledi.
Puente, LZB sisteminin güvenilirliğini savunurken demiryolu güvenliğini artırmaya yönelik yeni teknolojilerin devreye alınacağını da duyurdu.
Muhalefetten istifa tepkisi
Ana muhalefetteki muhafazakâr Halk Partisi'nin (PP) Sözcüsü Ester Muñoz, bakanın görevinin ölümcül kazaları açıklamak değil, önlemek olduğunu söyledi.
Aşırı sağcı Vox Partisi'nin Sözcüsü Pepa Millán ise Puente'yi "sorumluluktan kaçmakla" suçladı ve kaza sonrasındaki tutumunu eleştirdi. Millán, "Ne onuru ne de utancı var" ifadelerini kullandı.
PP ve Vox'un yanı sıra Sánchez hükümetinin parlamentodaki desteğine ihtiyaç duyduğu iki siyasi parti de Puente'nin istifasını talep etmişti. Bu partiler Bask Milliyetçi Partisi (PNV) ve Katalan bağımsızlık yanlısı Junts oldu.
Öte yandan Adif'teki işyeri temsilcileri kurulu, demiryolu güvenliğinin iyileştirilmesi talebiyle 17 Kasım'da grev yapılması için girişimde bulunma kararı aldı. Ancak grev henüz resmen ilan edilmiş değil.
Planlanan protesto, bir yıldan kısa süre içinde iki ölümcül kazanın yaşanmasının ardından İspanya'nın yüksek hızlı demiryolu ağının güvenliğine ilişkin endişelerin giderek arttığını ortaya koyuyor.