Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan'ın Zafer Günü kutlamalarına katılmak üzere Karabağ'ı ziyaret etti. Ziyaret, iki ülke arasında okul kıyafetlerine ilişkin düzenlemeler ve dış politika konularında görüş ayrılıklarının gündeme geldiği bir dönemde gerçekleşiyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 8 Kasım Zafer Günü kutlamaları kapsamında pazar günü gittiği Karabağ'da Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya geldi.
Erdoğan ve beraberindeki heyet, havalimanında Aliyev ve eşi Mihriban Aliyeva tarafından resmi törenle karşılandı, daha sonra ikili görüşmeye geçildi. Görüşmenin ardından iki lider, ortak basın toplantısı düzenledi.
Şuşa'daki ortak basın toplantısında, son dönemde iki ülke arasında yaşanan görüş ayrılıklarına rağmen birlik ve kardeşlik mesajları öne çıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin tarihsel bağlarına dikkat çekerek, "Türkiye ile Azerbaycan arasındaki münasebetler tarihin türlü imtihanlarından geçerek bugünkü ileri seviyesine ulaşmıştır," dedi.
"Azerbaycan'ın haklı mücadelesini sahiplendiğimiz gibi bölgemizde kalıcı barışın tesisine yönelik samimi gayretlerini de destekliyoruz," diye ekledi.
Türk Devletleri Teşkilatı'na (TDT) da değinen Erdoğan, Azerbaycan'a dönem başkanlığı süresince Türk dünyasının birlik ve dayanışması için gösterdiği çabalar dolayısıyla teşekkür etti.
Aliyev, Erdoğan'ın davetine rağmen 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da düzenlenen TDT Zirvesi'ne katılmamıştı.
Aliyev ise 8 Kasım 2020'de Suşa kentinin tekrar Azerbaycan'a geçmesine değinerek, "44 gün boyunca siz ve kardeş Türk halkı yanımızdaydı. Bu hiç unutulmayacak. Size ve kardeş Türk halkına minnettarız. Türkiye Azerbaycan birliği ebedidir ve sarsılmazdır" dedi.
İkinci Karabağ Savaşı'nın ilk saatlerinde Erdoğan'dan gelen destek mesajının "bütün dünyaya kardeş Türkiye'nin Azerbaycan'ın yanında olduğunu gösterdiğini" belirten Aliyev, "‘Azerbaycan yalnız değildir, Türkiye onun yanındadır’ şeklindeki tarihî sözleriniz hiçbir zaman unutulmayacak," ifadelerini kullandı.
Savaştan 7 ay sonra Türkiye ile imzalanan Şuşa Beyannamesi'nin de iki ülke arasındaki ilişkileri resmen müttefiklik düzeyine yükselttiğini kaydeden Aliyev, "Oysa biz zaten (anlaşma olmadan da) her zaman müttefiktik. Türkiye ve Azerbaycan halkları kardeş halklardır. Defalarca söyledim, dünyada bizim kadar birbirine bağlı başka halklar da devletler de yoktur. Bu bizim büyük zenginliğimizdir. Şuşa Beyannamesi yalnızca bu tarihi ve medeni ilişkileri resmî bir çerçeveye oturtmuştur" dedi.
"Bizi birleştiren ortak tarihtir, etnik köklerimiz, dilimiz, edebiyatımız ve manevi değerlerimizdir. Bu büyük servettir. Bugün devletler arası ilişkilerimiz de bu güçlü temel üzerinde gelişmektedir" diyen Aliyev sözlerini şöyle sürdürdü: "Birliğimiz ve kardeşliğimiz sarsılmazdır. Bunu sarsmak isteyenler ise asla amaçlarına ulaşamayacak. Hevesleri kursaklarında kalacak."
Erdoğan'ın yoğun programına rağmen Zafer Günü'nde Karabağ'da bulunmasının, bütün dünyaya iki ülkenin birliğini bir kez daha gösterdiğini belirten Aliyev, "Eminim ki bu birlik ebedî olacaktır. Biliyorum ki ne Türkiye'de ne de Azerbaycan'da hiç kimsenin bu konuda bir şüphesi yoktur. Biz geçmişte de birlikteydik, savaş döneminde de birlikteydik, bugün de birlikteyiz ve gelecekte de birlikte olacağız. Bu tarihî ziyaretin en önemli sonucunun bu olduğunu düşünüyorum," diye konuştu.
8 Kasım, Azerbaycan'ın Ermenistan'la savaş sırasında Karabağ'daki Şuşa kentini ele geçirmesinin yıl dönümü. Türkiye'nin desteğiyle elde edilen bu zafer, ülkede Zafer Günü olarak kutlanıyor.
İki ülke arasında diplomatik gerilim
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki gerilim, Azerbaycan'daki okullarda başörtülü öğrenci ve öğretmenlere yönelik kıyafet kısıtlamalarının Türkiye'de bazı kesimlerin tepkisini çekmesiyle başladı.
Azerbaycan'da Eylül ayında okul üniformalarına ilişkin kurallar değiştirilerek, laik eğitim anlayışıyla bağdaşmadığı değerlendirilen ek kıyafet ve aksesuarlar yasaklandı.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, 13 Ekim'de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesini eleştirdi.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı ise 21 Ekim'de yaptığı açıklamada, sosyal medya ve internet platformlarındaki paylaşımları gerekçe göstererek 31 Türkiye vatandaşını “istenmeyen kişi” ilan etmiş ve bu kişilerin ülkeye girişini yasakladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı gün Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile telefonda görüştü. İletişim Başkanlığı da Erdoğan'ın Aliyev'i Ankara'daki Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) zirvesine davet ettiğini duyurdu. Ancak Aliyev geçen hafta Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı liderler zirvesine katılmdı, Azerbaycan'ı toplantıda Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil etti.
Saral, 26 Ekim'de Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı görevinden istifa etti.
Son dönemde yaşanan gerilime rağmen Türkiye ile Azerbaycan arasındaki iş birliği farklı alanlarda sürüyor.
İki ülke, siyasi ve askerî alanlarda yakın ilişkilere sahip. Aralarındaki bağlar sıklıkla “tek millet, iki devlet” ifadesiyle tanımlanıyor.
Eski bir Sovyet cumhuriyeti olan Azerbaycan'da nüfusun çoğunluğunu Şii Müslümanlar oluşturuyor. Ülke, onlarca yıl süren Sovyet yönetiminin ardından laik bir devlet yapısı benimsedi.