Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Trump'ın İspanya'ya yönelik ticaret tehdidi ne kadar gerçekçi?

Donald Trump, 6 Temmuz 2026 Pazartesi günü Washington’daki Beyaz Saray’ın Gül Bahçesi’nde düzenlenen öğle yemeğinde konuşma yapmak üzere geliyor.
Donald Trump, 6 Temmuz 2026 Pazartesi Washington'da Beyaz Saray'ın Gül Bahçesi'ndeki bir öğle yemeğinde konuşma yapmak üzere geliyor. ©  Julia Demaree Nikhinson / AP
© Julia Demaree Nikhinson / AP
By Javier Iniguez De Onzono
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

ABD Başkanı Donald Trump, İber Yarımadası'ndaki müttefiki İspanya ile ticari ilişkileri kesme tehdidini yineledi. Peki, ABD ihracatında payı yüzde 5'in altında kalan İspanya'ya karşı Trump'ın gümrük tarifelerinin ötesine geçecek adımlar atması mümkün mü?

"Artık İspanya ile hiçbir şekilde iş yapmak istemiyoruz. Bunun sona ermesini istiyorum. İspanya, NATO içinde korkunç bir ortak. Üzerine düşeni yapmıyor, ödeme yapmıyor. İspanya ile hiçbir ilişkim olsun istemiyorum. Lütfen İspanya ile tüm ticareti, ziyaretler de dahil olmak üzere, durdurun."

REKLAM
REKLAM

ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü Ankara'daki NATO toplantısının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında bu ifadeleri kullandı.

Ancak Trump'ın açıklamaları, Avrupa Birliği'nin ticaret politikalarının işleyişiyle önemli ölçüde çelişiyor. 1993 yılında tek pazarın kurulmasından bu yana gümrük tarifeleri, ticaret anlaşmaları ve bu alandaki diğer düzenlemeler Avrupa Komisyonu tarafından yürütülen AB'nin münhasır yetkileri arasında yer alıyor.

AB üyesi 27 ülkeden yalnızca birini hedef alan herhangi bir ticaret önlemi, tüm tek pazarı etkileyecek sonuçlar doğurabileceği gibi Brüksel'in koordineli bir karşılık vermesine de yol açabilir.

AB üyesi ülkeler arasındaki ticaret ise "ihracat" değil, "AB içi tedarik" olarak değerlendiriliyor. Bu entegre yapı nedeniyle örneğin İspanya'nın Valensiya bölgesinde üretilen portakallar başka bir AB ülkesinde işlendikten sonra ABD'ye gönderilebiliyor. Bu nedenle yalnızca İspanya'yı hedef alan tek taraflı bir ticaret hamlesinin hem hukuki hem de pratik açıdan ciddi güçlükler yaratabileceği belirtiliyor.

Trump'ın mart ayında da İspanya'yı benzer şekilde tehdit etmesinin ardından konuşan Avrupa Komisyonu'nun Rekabetten Sorumlu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera ise, "ABD federal hükümeti AB'nin ticaret ilişkilerinin nasıl yönetildiğini biliyor ve ticari ilişkileri koparmak gibi bir niyet taşımıyor." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Trump bu tehdidini ne ölçüde hayata geçirebilir?

2025 verileri, iki ülke arasındaki ticaret ilişkisinin asimetrik olduğunu gösteriyor.

İspanya'nın mal ihracatının yalnızca yüzde 4,9'u, yaklaşık 18 milyar euroluk kısmı ABD'ye yapılıyor. Bu oran, İspanya'nın ABD pazarına Almanya (yüzde 9,9) ve İtalya'ya (yüzde 10,7) kıyasla daha az bağımlı olduğunu ortaya koyuyor.

Buna karşılık ABD'nin İspanya'ya ihracatı yaklaşık 23 milyar euro seviyesinde bulunuyor. Bu da Washington'ın ikili ticarette teknik olarak dış ticaret fazlası verdiği anlamına geliyor. Bununla birlikte İspanya, ABD'nin toplam ihracatının yalnızca yaklaşık yüzde 1,2'sini oluşturuyor.

Sektörel açıdan bakıldığında, İspanya'nın ABD'ye ihracatının yarısından fazlasını sanayi makineleri ve kimyasal ürünler gibi sermaye malları ile yarı mamuller oluşturuyor. Gıda ürünlerinin payı ise yaklaşık yüzde 18 seviyesinde bulunuyor.

Motorlar ve inşaat malzemeleri ABD'de en fazla talep gören İspanyol ürünleri arasında yer alırken, gıda ürünleri içinde zeytinyağını da kapsayan yağ ve yağlı ürünler Atlantik'in karşı kıyısına yapılan ihracatın yaklaşık yüzde 14'ünü oluşturuyor.

Gümrük tarifelerinde yasal sınırlar

ABD'de yürürlükte bulunan Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası'nın 122. maddesi, başkanın gümrük tarifesi uygulama yetkisini sınırlandırıyor. Buna göre Trump, en fazla yüzde 15 oranında ve en çok 150 gün süreyle gümrük vergisi uygulayabiliyor. Daha uzun süreli uygulamalar için Kongre'nin onayı gerekiyor.

Yasanın 232 ve 301. maddeleri ise yeni tarifeler uygulanmadan önce resmi soruşturma yürütülmesini zorunlu kılıyor ve süreci uzatıyor.

Başvurabileceği diğer tek taraflı adımlar

Trump, ticaret politikalarının dışında ABD Ticaret Bakanlığına bağlı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS) veya Hazine Bakanlığı aracılığıyla şirketler ya da kişilere yönelik bireysel yaptırımlar uygulayabiliyor. Daha önce Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Francesca Albanese'ye yönelik yaptırımlarda olduğu gibi bu tür adımlar için Kongre onayı gerekmiyor.

Bu yaptırımlar diplomatik ilişkiler, bankacılık hizmetleri veya seyahat kısıtlamalarını kapsayabiliyor ve hem kamu kurumlarını hem de özel şirketleri etkileyebiliyor.

ABD Ticaret Bakanlığı ayrıca "Entity List" (Varlık Listesi) kapsamında belirli İspanyol şirketlerine yarı iletkenler, yazılımlar ve savunma sanayi bileşenleri gibi ABD teknolojilerinin satışını da kısıtlayabiliyor. Geçmişte ulusal güvenlik gerekçesiyle Rusya veya İran bağlantılı paravan şirketler nedeniyle bazı AB ülkelerinden şirketler de bu listeye alınmış olsa da yaptırımların büyük bölümü Çin merkezli kuruluşları hedef alıyor.

Öte yandan İspanya, ABD'nin İhracat İdaresi Düzenlemeleri (EAR) kapsamında en avantajlı ihracat lisans rejiminden yararlanan A:5 ülke grubunda yer alıyor. Bu grupta Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, Japonya ve Güney Kore de bulunuyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İspanya, AB ortak borçlanması için yıllık 850 milyar euro önerdi

Trump İspanya'yı hedef aldı: Ticari ilişkileri durdurma talimatı verdi

'Trump laneti': Donald Trump'ın izlediği takımlar neden kaybediyor?