Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Konut piyasasının dışında: Genç avrupalılar neden ev alamıyor

Polonya'nın önde gelen kentlerinde konut ve daire fiyatları, ülkenin 2004'te Avrupa Birliği'ne girmesinden bu yana hızla yükseldi.
Polonya'nın önde gelen kentlerinde konut ve daire fiyatları, ülkenin 2004'te Avrupa Birliği'ne katılmasından bu yana hızla yükseldi. ©  ALIK KEPLICZ/AP2006
© ALIK KEPLICZ/AP2006
By Servet Yanatma
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Euronews Business, genç Avrupalılar arasındaki ev sahipliği oranlarının önceki kuşaklara kıyasla nasıl değiştiğini ve bu dönüşümü nelerin tetiklediğini inceliyor.

Avrupa ciddi bir konut kriziyle karşı karşıya ve bunun yükünü en çok gençler hissediyor. Pek çoğu kendi evine sahip olmayı hayal etse de bunu başarmak giderek zorlaşıyor. OECD'ye göre Avrupa'daki genç kuşakların ev sahibi olma oranı önceki nesillere kıyasla daha düşük.

REKLAM
REKLAM

Peki, kuşaklar arasında ev sahipliği oranları nasıl değişti? Neden genç Avrupalılar arasında ev sahibi olma giderek azalıyor? Ve gençlerin en çok zorlandığı ülkeler hangileri?

“OECD Ülkelerinde Hanehalkı Varlığındaki Eğilimler ve Farklar” başlıklı rapora göre, Avrupa’daki genç nesiller, önceki kuşakların aynı yaşta ulaştığı ev sahipliği seviyelerine erişmekte giderek daha fazla zorlanıyor.

OECD verileri, AB'deki 20 ülkenin ortalamasını kapsıyor. Örneğin, yaklaşık 1975 yılında doğanların yüzde 60'ı 32 yaşına geldiğinde bir eve sahipti. Bu oran 1980 doğumlular için yüzde 58'e, 1985 doğumlular için ise yüzde 52'ye geriledi. Bu da 1975 ve 1985 kuşakları arasında 8 puanlık bir fark olduğu anlamına geliyor.

36 yaşına gelindiğinde, 1970 ve 1975 doğumlu kuşakların yüzde 65'i ev sahibiydi; 1980 kuşağında ise bu oran yüzde 60'a düştü.

Benzer biçimde, 29 yaşındayken 1980 kuşağında ev sahipliği oranı yüzde 52 iken, bu oran 1985 kuşağında kademeli olarak yüzde 45'e, 1990 kuşağında ise yüzde 41'e geriledi.

Fark, daha yakın tarihli kuşaklarda genç yaşlarda da açık biçimde görülüyor. Örneğin 23 yaşına gelindiğinde, 1985 kuşağının yüzde 32'si ev sahibiyken, 1990 doğumlular arasında bu oran yüzde 26'yı buldu.

Daha eski kuşaklarda ise ev sahipliği oranları birbirine çok daha yakındı. 44 yaşında, 1965 kuşağının yüzde 68'i, 1970 kuşağının yüzde 69'u ve 1975 kuşağının yüzde 68'i ev sahibiydi.

Benzer şekilde, 1960 doğumluların yüzde 70'i 46 yaşına geldiklerinde ev sahibiydi. Bu oran 1965 kuşağında yüzde 71, 1970 kuşağında ise yüzde 70 olarak kaydedildi.

Ev sahipliğindeki düşüşün nedenleri

“Bir dizi birbiriyle bağlantılı nedenin rol oynadığı görülüyor” diyen OECD uzmanları, Euronews Business'a konuştu. Uzmanlar, 2021'den bu yana artan faiz oranlarının borçlanma maliyetlerini yükseltmesiyle birlikte konut kredisine erişimin zorlaştığını vurguladı. konut fiyatları da pek çok OECD ülkesinde gelirlerden daha hızlı yükseldi.

“Göreli olarak yavaş ücret artışı, konutların satın alınabilirliğini daha da azalttı; bu da ilk kez ev alacakların peşinat biriktirmesini ve konut kredisi alabilmesini zorlaştırdı” ifadelerini kullandılar.

OECD analistleri ayrıca, yükseköğretime katılımın artmasının işgücü piyasasına giriş ve bağımsız yaşamaya geçişi geciktirmiş olabileceğine dikkat çekti.

Ev sahipliği: 1990'ların ortası ile 2010'ların sonu

Daha güncel ülke verileri de bu eğilimin Avrupa ülkelerinin çoğunda devam ettiğini gösteriyor. OECD İstihdam Görünümü 2025 raporuna göre, ana ikametgahına sahip 30'lu yaşlardaki kişilerin oranı, 1990'ların ortası ile mevcut en son yıl karşılaştırıldığında, ülkelerin yaklaşık üçte ikisinde geriledi.

Raporda, “Genç kuşakların ev sahibi olma olasılığı, 30 yıl öncesine göre daha düşük” tespiti yer alıyor.

Burada 1990'ların ortası ifadesi 1995'i ya da buna en yakın yılı, en son yıl ise COVID-19 öncesindeki son yılı veya 2022/23 dönemini ifade ediyor.

Bu dönemde 30'lu yaşlarda ev sahipliği oranının en fazla düştüğü ülke İrlanda oldu. 1990'ların ortasında yüzde 81 olan ev sahipliği oranı, son yıllarda yüzde 53'e geriledi.

Yunanistan'da da oran yüzde 78'den yüzde 58'e inerek 20 puanlık bir düşüş yaşandı.

En büyük düşüşlerin yaşandığı ülkeler arasında iki büyük Avrupa ekonomisi de yer aldı. Birleşik Krallık'ta ev sahipliği oranı yüzde 74'ten yüzde 56'ya inerken, İspanya'da oran yüzde 77'den yüzde 60'a düştü; bu da 18 puanlık bir gerilemeye karşılık geliyor.

Peşinat engelinin ötesinde

İngiltere'deki düşüşü açıklayan Mali Araştırmalar Enstitüsü (IFS) başkan yardımcısı Jonathan Cribb, Euronews Business'a “En önemli engel, 2000'lerin başından bu yana yetişkinliğe ulaşan kuşaklar için konut fiyatlarının gelirlerine göre ne kadar yüksek olduğu” sözleriyle konuştu.

Cribb, “Bu yalnızca peşinatı bir araya getirmenin zorluğu ile ilgili değil; iyi bir peşinata sahip olsalar bile insanların yaşadıkları bölgede (ya da yakınında) bir ev alabilecek kadar borçlanamamasıyla ilgili” diye ekledi.

Barselona Özerk Üniversitesi'nden J. Antonio Módenes ise İspanya'da 2008 finansal krizinin ardından kredi genişlemesininçökmesine, iş güvencesinin zayıflamasına, sıkılaşan konut kredisi koşullarına ve konut inşaatındaki gerilemeye dikkat çekti.

Danimarka (13 puan), Avusturya (11 puan) ve Lüksemburg (10 puan) da çift haneli düşüşler yaşadı. Almanya ve İsviçre ise (her ikisi de 9 puan) bu seviyeye oldukça yaklaştı.

Post-sosyalist geçişin etkisi

Buna karşılık üç Avrupa ülkesinde belirgin artışlar kaydedildi. Slovakya'da, ana ikametgahına sahip 30'lu yaşlardaki kişilerin oranı yüzde 38'den yüzde 88'e yükseldi. Çekya'da da oran yüzde 36'dan yüzde 76'ya çıktı.

Slovak Bilimler Akademisi'nden kıdemli araştırmacı Ján Výbošťok, Slovakya'da 1989 öncesi sosyalist dönemde konut piyasasının son derece merkezileşmiş olduğunu ve tüm konut stokunun neredeyse tamamının devletin mülkiyetinde bulunduğunu anlattı. Post-sosyalist geçiş yaşayan diğer ülkelerde olduğu gibi, sakinler konutlarını sembolik bedellerle satın alarak konut stokunun neredeyse tamamının özelleştirilmesine yol açtı.

Polonya'da ev sahipliği oranı yüzde 57'den yüzde 77'ye çıkarak 20 puanlık artış kaydetti. Hollanda ise 9 puanlık bir artışla bunu izledi.

Hollandalı uzman OECD verilerini sorguluyor

Ancak Amsterdam Üniversitesi'nden Cody Hochstenbach, OECD verilerini sorguladı. Konut Araştırması'na (WoON) atıfta bulunarak, Hollanda'da genç yetişkinler arasındaki ev sahipliği oranlarının küresel finans krizinden bu yana gerilediğini belirtti. Örneğin 25-34 yaş grubundaki ev sahipliği oranı, 2002'de yüzde 50 iken 2024'te yüzde 44'e düştü.

Hochstenbach ayrıca 1990'lar ve 2000'lerin, Hollanda'da farklı yaş grupları arasında ev sahipliğinin hızla genişlediği bir dönem olduğunu; bunun da ev sahipliğini teşvik eden ve sübvanse eden politikalar ile mortgage piyasalarının büyümesi sayesinde gerçekleştiğini vurguladı.

Beş büyük ekonomi arasında, ev sahipliği oranının 4 puan arttığı tek ülke Fransa oldu.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Avrupa'da 2026’nın başında konut fiyatları ve kiralar en çok nerede arttı?

Türkiye’de ilk evi alma yaşı 34’ü aştı: Avrupa’da ilk kez ev alanların ortalama yaşı kaç?

Konut piyasasının dışında: Genç avrupalılar neden ev alamıyor