Portekiz-İspanyol film yönetmeni ve sanatçı Ana Perez-Quiroga, annesi Angelita’nın birinci ağızdan aktardığı anılara odaklanıyor. Angelita, İspanya İç Savaşı sırasında henüz dört yaşındayken İspanya’dan dönemin Sovyetler Birliği’ne götürüldü.
“Hangi Evdensin?” sorusu, Portekiz-İspanyol sanatçı ve yönetmen Ana Pérez-Quiroga’nın annesi Angelita’yı merkeze alan belgeseline adını veriyor.
İspanya İç Savaşı’ndan kaçarak çocuk yaşta İspanya’dan dönemin Sovyetler Birliği’ne götürülen Angelita, bir çatışmadan çıkıp bir diğerinin içine düşen bir yaşam hikâyesiyle karşı karşıya kaldı: İkinci Dünya Savaşı.
Ailesinden ve ülkesinden uzakta büyüyen Angelita, Stalin’in ölümünün ardından tıp eğitimi alarak yetişkinliğinde İspanya’ya döndü. Dört ile 24 yaşları arasında çeşitli yatılı okullarda, çoğunluğu savaş mültecisi olan İspanyol çocuklarla birlikte, sıkı gözetim altındaki kapalı ortamlarda yaşadı; ana dilinde eğitim aldı ve sonrasında Rusça öğrendi.
Hayatının farklı dönemlerinde Herson, Kazakistan’daki çeşitli yerleşimler, Sibirya’daki küçük bir köy ve ardından üniversite eğitimi aldığı Moskova gibi bölgelerde yaşadı.
Angelita, yaşadığı bu travmatik deneyimi çocuklarına doğrudan aktarmadı. Kızı Ana Pérez-Quiroga ise Euronews’e verdiği röportajda, “Annem utangaç ve içe dönük bir insan. Bu dönem hakkında çok az konuşur ama konuştuğunda bize bunun bir travma olduğu fikrini hiç vermedi. Ben her zaman bunun onun için bir macera olduğunu hissettim,” ifadelerini kullandı.
Zamanın akışı, anne-kız ilişkisi ve Ana Perez-Quiroga’nın annesinin deneyimlediği farklı coğrafyalara ve kültürlere ait olma hissi, filmin merkezinde sürekli hissedilen temalar arasında yer alıyor.
Angelita ve kız kardeşi, ülkeden ayrıldıktan yirmi yılı aşkın bir süre sonra, 1950’lerde İspanya’ya geri döndü. Cumhuriyetçi bir aileden gelen kardeşler, babalarının bir süre hapis yatmasına rağmen, Franco rejiminin baskısından ve iç savaş dönemindeki şiddet dalgasından sağ kurtulmayı başardı.
Daha sonra Portekizli eşiyle tanışan Angelita, ailenin üzüm bağlarının bulunduğu Portekiz’in merkezindeki kırsal bir araziye taşındı.
Ailenin evindeki üzüm hasadı, filmde güçlü bir metafor işlevi görüyor. Yapım, geçmiş ile bugünü iç içe geçirerek zaman kavramı üzerine kurulu bir anlatı sunuyor: “Film zamanla ilgili. Bu yüzden iki hasadı, iki yıllık üretimi art arda çektik. Kronolojik zamanla ilgileniyorum. Ancak filmin merkezinde bir başka kavram daha var: kırılma. Kimliğimiz açısından kime aitiz?”
Ana Perez-Quiroga, aynı zamanda plastik sanatlar pratiğini de filme dahil ediyor; annesinin hikâyesinden yola çıkarak ürettiği enstalasyon ve performansları da yapım içinde gösteriyor. Bu iki disiplinin birleşimini sağlamanın, kurgu sürecindeki en büyük zorluklardan biri olduğunu ifade ediyor.
Film, Perez-Quiroga’yı 2022’deki geniş çaplı işgal ve savaş öncesinde Rusya ve Ukrayna’nın çeşitli bölgelerine uzanan çok yıllık bir araştırma sürecine de taşıdı.
“Hangi Evdensin?” dünya prömiyerini geçen yıl Selanik Belgesel Festivali’nde yaptı ve 16 Nisan’da Portekiz’in farklı şehirlerinde gösterime girecek.