Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Londra'nın en iyi otelleri açıklandı: Mayfair lüksünden tarihi ikonlara

Mayfair'deki The Chancery Rosewood, zahmetsiz şıklığıyla öne çıkan iç mekânlar sunuyor.
Mayfair'daki The Chancery Rosewood, zahmetsiz şıklıkta iç mekanlar sunuyor. ©  Ben Anders / The Chancery Rosewood
© Ben Anders / The Chancery Rosewood
By Saskia O'Donoghue
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

The Telegraph’in Birleşik Krallık’ın en iyi otelleri sıralaması, tümü süit Chancery Rosewood’un ışıltısından Ritz’in zamansız zarafetine uzanan Londra’nın en seçkin adreslerini öne çıkarıyor.

Birleşik Krallık, zengin tarihi, güzel manzaraları ve yapılacak sayısız şey sayesinde turistik bir destinasyon olarak daima gözde.

REKLAM
REKLAM

Ayrıca İskoçya’dan Cornwall’un en batısına kadar uzanan muhteşem konaklama seçenekleriyle de tanınıyor.

Şimdi ise Birleşik Krallık merkezli The Telegraph gazetesi, ülkedeki konaklama dünyasının sunduğu en üst düzeyi temsil eden “Birleşik Krallık’taki En İyi 250 Otel” rehberini yayımladı.

Listeye giren oteller, gazetenin otel ekibinin kaleme aldığı 2 bin inceleme arasından elenerek seçildi.

Seçimde konum, hizmet, olanaklar, karakter, oda kalitesi, yeme‑içme seçenekleri ve fiyat-performans dengesi gibi pek çok kriter dikkate alındı.

Listede (kaynak İngilizce) yer alan tesisler, kullanıcıların sonuçları bölgeye göre ve köpek dostu ya da erişilebilir olup olmamalarına göre daraltabildiği interaktif bir araçta aranabiliyor.

Her bölgeye, o çevredeki en yüksek kalibredeki oteli onurlandıran en az bir “bölge yıldızı” verildi.

Ülkeyi keşfe başlamak için Londra’dan daha iyi bir yer yok; başkenti ve ötesini keşfetmek için üs olarak kullanabileceğiniz en iyi otellerden bazıları da bunlar.

The Chancery Rosewood

Geçen yıl eylül ayında açılan The Chancery Rosewood, The Telegraph’ın Londra’daki “bölge yıldızı” alan tek seçimi oldu; bu da oteli gerçekten ayrıcalıklı kılıyor.

Mayfair’in kalbinde, ikonik Hyde Park’a çok yakın konumdaki otelde 144 oda bulunuyor – ve bunların hepsi süit.

Eski Amerikan Büyükelçiliği binasında yer alan otelin odalarında kütüphaneler, mermer küvetler ve Britanya yapımı ürünlerle doldurulmuş ücretsiz mini barlar gibi olanaklar sunuluyor.

Otelde, zahmetsiz şıklığıyla öne çıkan çatı barı Eagle Bar ve seçkin Japon restoranı Tobi Masa’nın da aralarında bulunduğu pek çok yeme‑içme noktası var.

25 metrelik havuzun yanı sıra bakım odaları, soğuk dalış havuzu ve buz banyosu bulunan yer altı spası da mutlaka görülmeli.

The Ritz

Green Park’ın hemen yanında yer alan bu otelin ikonik sayılmasının iyi bir nedeni var.

İkonik Ritz, Londra’da konaklanabilecek en iyi adreslerden biri
İkonik Ritz, Londra’da konaklanabilecek en iyi adreslerden biri Elena Theodoridou/Unsplash

1906’dan bu yana kapılarını açık tutan otel, uzun süredir lüks dekoru ve kusursuz hizmetiyle tanınıyor; iki Michelin yıldızlı restoranının, 2025 National Restaurant Awards’ta Londra’nın en iyisi seçilmesiyle de yeniden gündemde.

Londra’nın en ünlü çay saatlerinden birine tatlı bir mola vermek için ikonik Palm Court hâlâ doğru adres; odalar ve süitler ise dönem görkemini modern konforla harmanlıyor.

Tam anlamıyla Londra’ya özgü bir deneyim arayan gezginler için bundan daha zamansız bir adres bulmak güç.

The Peninsula

Londra’nın yeni nesil ultra lüks otellerinden The Peninsula, kısa sürede başkentin en etkileyici konaklama adreslerinden biri olarak kendini kanıtladı.

Hyde Park Corner ve Wellington Arch manzarasına hakim otel, Londra standartlarına göre geniş ve özenle döşenmiş odaları olağanüstü hizmet ve kentin en iyi olanaklarından bazılarıyla birleştiriyor.

Yüksek tavanları, mermer zeminleri ve ışıltılı kristal avizeleriyle görkemli lobi ilk andan itibaren etkisini gösteriyor.

Yer altındaki spa, su altı müzik yayını yapılan 25 metrelik havuzu, bakım odaları ve sağlıklı yaşam alanlarıyla başlı başına bir destinasyon; çatı katındaki Brooklands by Claude Bosi ise yaratıcı fine dining menüsü ve Londra manzaraları sayesinde iki Michelin yıldızıyla taçlandırılmış.

Batty Langley’s

Modern minimalist çizgiden çok karakter arayan gezginler için Batty Langley’s, Londra’nın en özgün butik otellerinden biri – ve üstelik başkent ölçeğinde nispeten erişilebilir fiyatlara sahip.

Doğu Londra’daki Spitalfields semtinin sakin bir sokağına gizlenmiş otel, antika mobilyalar, dönem detayları ve Doğu Londra tarihindeki önemli isimlerin adını taşıyan, tek tek tasarlanmış odalarıyla 18. yüzyıldan ilham alıyor.

Otele adını veren Bartholomew “Batty” Langley, efsanevi bir mimar, peyzaj bahçıvanı ve yazardı.

Sıcak atmosferli salonda, yerel içkilerle doldurulmuş dürüstlük barı bulunuyor; gözlerden uzak avlu ise şehirden sakin bir kaçış sunuyor.

Kahvaltının her sabah doğrudan odanıza servis edilmesi, otelin samimi, ev sıcaklığındaki atmosferini pekiştiriyor.

Hotel Café Royal

Bu otel, neredeyse Londra’nın tam merkezinde sayılır; adresi, Piccadilly Circus’un hemen yanı başında.

Ziyaret listesinin vazgeçilmezi Soho ve Mayfair’e adım mesafesindeki otel, tarihî görkemi yalın çağdaş iç mekânlarla buluşturuyor; konumu bu denli etkileyici bir yer için odaların büyüklüğü de gayet tatmin edici. Burası aynı zamanda başkentin öne çıkan gastronomi adreslerinden birine, iki Michelin yıldızlı Alex Dilling restoranına ev sahipliği yapıyor.

Otelde 18 metrelik havuz, sauna, hamam ve jakuzi içeren geniş bir yer altı spa alanı da bulunuyor. Tesisin geçmişi de olanakları kadar etkileyici; kapıları Oscar Wilde ve David Bowie’den Prenses Diana ve Muhammed Ali’ye kadar pek çok ismi ağırlamış.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Lüks New York oteli: helikopterli 1 milyon dolarlık Dünya Kupası final paketi açıkladı

Marriott, lüks otel tarzını satışa sundu; bazı parçalar 6.500 avroyu aştı

Güney Kore'deki dev yatak dünyanın en iyi otel yatağı oldu mu?