Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Mikroplastikler, iklim değişikliğine karşı Dünya’nın 'doğal kalkanı' okyanusları nasıl zayıflatıyor?

Bu 19 Ocak 2020 tarihli fotoğraf, Oregon’daki Depoe Bay’de karaya vurmuş mikroplastik atıkları gösteriyor.
19 Ocak 2020 tarihli bu fotoğraf, Oregon'daki Depoe Bay'de kıyıya vuran mikroplastik atıkları gösteriyor. ©  Copyright 2020 The Associated Press. All rights reserved.
© Copyright 2020 The Associated Press. All rights reserved.
By Liam Gilliver
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Bilim insanları, mikroplastiklerin okyanusun Dünya'nın sıcaklığını düzenlemedeki hayati rolünü ciddi şekilde sekteye uğrattığı uyarısında bulunuyor.

Mikroplastikler, okyanusun atmosferden ısıyı hapseden gazları emme kapasitesini zayıflatıyor. Bilim insanları “acil küresel eylem” çağrısında bulunuyor.

Birleşmiş Milletler’e göre okyanuslar, ihtiyaç duyduğumuz oksijenin yüzde 50’sini üretiyor, tüm karbondioksit emisyonlarının yüzde 30’unu bünyesinde tutuyor ve bu emisyonların yol açtığı fazla ısının yüzde 90’ını emiyor.

Bu da okyanusları, küresel ısınmaya karşı hayati bir tampon görevi gören, gezegenin en büyük karbon yutağı haline getiriyor.

Ancak Journal of Hazardous Materials: Plastic dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, mikroplastiklerle okyanusun Dünya’nın sıcaklığını düzenlemedeki rolü arasındaki ilişkinin uzun süredir göz ardı edildiği uyarısında bulunuyor.

Mikroplastikler okyanusu nasıl etkiliyor?

Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Sharjah Üniversitesi’nden araştırmacılar, mikroplastikler ve okyanus sağlığına ilişkin bilgileri “eleştirel biçimde sentezlemek” amacıyla toplam 89 çalışmayı inceledi.

Araştırma, mikroplastiklerin deniz yaşamını bozabildiğini, parçalandıklarında sera gazları salabildiğini ve hatta “biyolojik karbon pompasını” zayıflatabildiğini ortaya koydu. Bu terim, atmosferdeki karbonun okyanusun derin katmanlarına taşınmasını sağlayan doğal bir süreci ifade ediyor.

Çalışmaya göre mikroplastikler, bu sürece fitoplanktonların fotosentezini azaltarak (minik deniz organizmalarının güneş ışığı, su ve karbondioksit kullanarak enerji üretmesi ve oksijen salması) ve zooplanktonların metabolizmasını bozarak müdahale ediyor.

Zooplanktonlar, kril gibi canlıları da kapsayan ve algler ile bakterilerle beslenen, ardından daha büyük zooplanktonlar, böcekler ve balıklar tarafından tüketilen canlıları içeriyor.

Çalışmanın sorumlu yazarı ve entegre su arıtma teknolojileri alanında doçent olan Dr. Ihsanullah Obaidullah, “Zamanla bu değişimler okyanusların ısınmasına, asitleşmesine ve biyolojik çeşitlilik kaybına yol açarak dünya genelinde gıda güvenliğini ve kıyı topluluklarını tehdit edebilir,” diye uyarıyor.

Okyanus, karbondioksit ve fazla ısıyı emme kapasitesini kaybederse, emisyonları yeniden atmosfere salmaya başlayabilir.

Yani bir karbon yutağı olmaktan çıkıp karbon kaynağına dönüşebilir. Bu durum, Güney Amerika, Güneydoğu Asya ve Afrika’daki başlıca yağmur ormanlarının tamamında halihazırda yaşandı.

Bu uyarılar, bilim insanlarının 2026’nın, sıcaklıkların sanayi öncesi seviyelerin 1,4°C üzerine çıktığı dördüncü yıl olmasının muhtemel olduğunu öngördüğü bir dönemde geliyor. Bu seviye, Paris Anlaşması’nda belirtilen 1,5°C sınırına tehlikeli biçimde yaklaşıyor.

Mikroplastik kirliliğini sona erdirmek için 'entegre bir yaklaşım'

2025 tarihli bir BM raporuna göre, yıllık plastik üretimi 400 milyon tonu aşmış durumda ve bunun yarısı tek kullanımlık ürünlerden oluşuyor. Müdahale edilmemesi halinde, yıllık plastik üretiminin 2060’a kadar üç katına çıkabileceği belirtiliyor.

Plastikler; uçak parçaları, elektronik ve tüketici ürünleri gibi bazı alanlarda vazgeçilmez görülse de, araştırmacılar aşırı tüketimin çevresel sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği açısından ciddi tehditler oluşturduğunu vurguluyor.

Bu nedenle çalışma, mikroplastik kirliliği ile iklim değişikliğinin birbirinden bağımsız ele alınamayacağını belirterek entegre bir yaklaşım çağrısında bulunuyor.

Çalışmada, “Bu şekilde, mikroplastik üretimini yavaşlatmaya yönelik uygun adımlar atılarak iklim değişikliğinin etkileri azaltılabilir,” deniliyor.

Dr. Obaidullah, ekibin bir sonraki adımının mikroplastiklerin iklim üzerindeki etkisini nicel olarak ortaya koymak ve “entegre çözümler” geliştirmek olacağını da sözlerine ekliyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

İklim değişikliği karları eritiyor: Avrupa’nın kayak cennetleri tehlikede

Rüzgar enerjisi rekor kırıyor: Peki türbinler neden duruyor?

2025’in en ölümcül iklim felaketleri: En ağır bedeli kadınlar ödüyor