3 Şubat’ta yayımlanan bir araştırma raporuna göre, Çin 2025’te her biri 1 gigavat veya daha yüksek kapasiteye sahip 50’den fazla büyük kömür ünitesini hizmete aldı.
Çin, 2025 yılında güneş ve rüzgar enerjisinde rekor düzeyde kapasite artışı sağlarken, aynı dönemde son yıllara kıyasla çok daha fazla kömür santralini devreye alarak iklim hedeflerine dair soru işaretlerini artırdı. Dünyanın en büyük karbon salımı yapan ülkesi olan Çin’in bu eğilimi, küresel iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
3 Şubat’ta yayımlanan bir araştırma raporuna göre, Çin 2025’te her biri 1 gigavat veya daha yüksek kapasiteye sahip 50’den fazla büyük kömür ünitesini hizmete aldı. Bu sayı, önceki on yıl boyunca yılda 20’nin altında seyreden ortalamanın çok üzerine çıktı. Bir gigavatlık kapasitenin, enerji kullanımına bağlı olarak yüz binlerce haneden 2 milyondan fazla eve kadar elektrik sağlayabildiği belirtiliyor.
Merkezi Almanya’da bulunan Hava Kirliliği ve Etkileri Araştırma Merkezi (CREA) ile küresel enerji veritabanları hazırlayan Global Energy Monitor’ün ortak raporuna göre, Çin yalnızca 2025’te toplam 78 gigavat yeni kömür enerjisi kapasitesini devreye aldı. Bu, önceki yıllara kıyasla sert bir artış anlamına geliyor.
Rapora katkı veren Global Energy Monitor analisti Christine Shearer, “İnşaatın ölçeği gerçekten baş döndürücü,” diyerek, “Çin, sadece 2025 yılında, Hindistan’ın son on yılda devreye aldığı kömür kapasitesinden daha fazlasını ekledi” ifadelerini kullandı.
Yenilenebilir enerjide tarihi artış
Aynı dönemde Çin, yenilenebilir enerjide de benzeri görülmemiş bir genişleme yaşadı. Ulusal Enerji İdaresi verilerine göre, 2025’te 315 gigavat güneş enerjisi ve 119 gigavat rüzgâr enerjisi kapasitesi eklendi. Bu dev artış sayesinde, kömürün toplam elektrik üretimindeki payı yaklaşık yüzde 1 geriledi. Temiz enerji kaynaklarındaki büyüme, geçen yılki elektrik talebi artışının tamamını karşıladı.
Kömür yatırımlarının arka planı: enerji güvenliği
Peki, bu ölçekte yenilenebilir kapasite artışı yaşanırken Çin neden hâlâ bu kadar çok kömür santrali inşa ediyor?
Uzmanlara göre yanıt karmaşık. Çin, ABD ve Avrupa’ya kıyasla hâlâ daha erken bir kalkınma aşamasında bulunuyor. 1,4 milyarlık nüfusun daha büyük bir bölümünün orta sınıfa yükselmesi, klima ve beyaz eşya gibi enerji yoğun ürünlere talebi artırıyor. Ayrıca Çin, yapay zekâ ve ileri teknoloji alanlarında küresel liderlik hedefi doğrultusunda yüksek ve sürekli enerji arzına ihtiyaç duyuyor.
2021 ve 2022 yıllarında bazı bölgelerde yaşanan elektrik kesintileri, enerji güvenliği endişelerini daha da artırdı. Fabrikalar üretimi durdurmak zorunda kalırken, bazı şehirlerde planlı elektrik kesintileri uygulandı. Bu krizlerin ardından hükümet, kömür santrallerine yeşil ışık yaktı ve izin başvurularında büyük bir artış yaşandı.
CREA analisti Qi Qin’e göre, 2022–2023 döneminde verilen bu izinler, 2025’te görülen kapasite patlamasının temel nedeni. “Bir kez izin verildiğinde, bu projeleri durdurmak neredeyse imkânsız,” diyen Qin, geçen yıl 83 gigavatlık yeni kömür santrali inşaatına başlandığını, bunun da önümüzdeki dönemde daha fazla kapasitenin devreye girebileceğine işaret ettiğini söylüyor.
Kömür, geçişi yavaşlatır mı?
Çinli yetkililer, kömürün rüzgâr ve güneş gibi hava koşullarına bağlı kaynaklar için “dengeleyici ve yedek” bir rol oynadığını savunuyor. 2022’deki elektrik sıkıntılarının bir bölümünün, batı Çin’de hidroelektrik üretimini vuran kuraklıktan kaynaklandığına dikkat çekiliyor.
Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu, kömür santrallerinin önümüzdeki yıllarda da enerji sisteminde “destekleyici ve dengeleyici” bir rol üstleneceğini belirtirken, sektör temsilcileri kömürün şebeke istikrarı için vazgeçilmez olduğunu savunuyor.
Ancak rapora göre asıl risk, bu kadar büyük kömür kapasitesinin enerji dönüşümünü geciktirmesi. Uzmanlar, siyasi ve finansal baskıların kömür santrallerinin tam kapasite çalışmasına yol açabileceğini, bunun da rüzgâr ve güneş enerjisine alan bırakmayacağını belirtiyor.
Rapor, Çin’e eski ve verimsiz kömür santrallerini hızla devre dışı bırakma çağrısı yaparken, mart ayında onaylanması beklenen yeni beş yıllık planda 2025–2030 döneminde elektrik sektöründen kaynaklanan emisyonların artmayacağına dair net bir taahhüt verilmesini öneriyor.
Qi Qin, “Kömür yatırımlarının daha yüksek emisyonlara yol açıp açmayacağı, kömürün gerçekten sadece yedekleyici bir rol mü oynayacağı, yoksa ana üretim kaynağı olarak mı kalacağına bağlı,” diyor.