Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Usta yönetmen Béla Tarr hayatını kaybetti

Béla Tarr
Béla Tarr ©  European Film Academy
© European Film Academy
By David Mouriquand
Yayınlanma Tarihi Son güncelleme
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Tarr’ın sinemasındaki en 'karanlık' başyapıt olarak genellikle 2011 yapımı The Turin Horse (Torino Atı) gösterildi.

Macar sinemasının efsanevi yönetmeni, senaristi ve yapımcısı Béla Tarr, uzun süren bir hastalığın ardından 70 yaşında hayatını kaybetti.

Tarr’ın ölüm haberi, ailesi adına yönetmen Bence Fliegauf tarafından Macaristan’ın ulusal haber ajansı MTI’ye duyuruldu.

Düşünsel, karanlık ve melankolik sinemanın en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Tarr, şiirsel ve çoğu zaman politik göndermelerle yüklü filmlerinde insanlık hâline dair karamsar bir bakış ile kapkara bir mizah anlayışını bir araya getirdi.

1955 yılında Macaristan’ın Pécs kentinde doğan Tarr, kariyerine ülkenin deneysel sinema alanındaki en önemli merkezlerinden biri olan Balázs Béla Stüdyosu’nda başladı. Family Nest, Almanac of Fall ve Damnation gibi filmlerin ardından, uluslararası alanda asıl çıkışını 1994 yılında çektiği, yedi saatlik siyah-beyaz destan Sátántangó ile yaptı. Doğu Avrupa’da komünizmin çöküşünü konu alan film, Macar yazar László Krasznahorkai’nin 1985 tarihli aynı adlı romanından uyarlanmıştı. Krasznahorkai, geçtiğimiz yıl Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmıştı.

Berlin Film Festivali’nde Béla Tarr - 2011
Berlin Film Festivali’nde Béla Tarr - 2011 AP Photo

Tarr, Krasznahorkai’nin 'Direnişin Melankolisi' adlı romanını da 2000 yapımı Werckmeister Harmonies filmiyle sinemaya uyarladı.

Macaristan’da komünist dönemde geçen, karanlık ve kıyametvari atmosferiyle dikkat çeken bu film de eleştirmenlerden büyük övgü aldı. Ancak Tarr’ın sinemasındaki en karanlık başyapıt olarak genellikle 2011 yapımı The Turin Horse (Torino Atı) gösterildi.

Krasznahorkai ile birlikte yazılan film, Alman filozof Friedrich Nietzsche’nin, Torino’da bir atın kırbaçlanmasına tanık olduktan sonra yaşadığı zihinsel çöküşe dair apokrif bir hikâyeden esinleniyor. Film, bir at sahibi ile kızının tekrara dayalı, tekdüze günlük yaşamlarını merkeze alıyor. The Turin Horse, 2011 yılında düzenlenen 61. Berlin Film Festivali’nde prömiyerini yaptı ve Gümüş Ayı Büyük Jüri Ödülü’nü kazandı.

Bu filmin ardından sinemayı bıraktığını açıklayan Tarr, Saraybosna’ya taşınarak uluslararası bir film okulu olan 'film.factory’yi kurdu.

1997’den bu yana Avrupa Film Akademisi üyesi olan Tarr, 2023 yılında düzenlenen 36. Avrupa Film Ödülleri kapsamında Akademi Başkanı ve Yönetim Kurulu tarafından verilen Onur Ödülü’ne layık görüldü.

Avrupa Film Akademisi yayınladığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Avrupa Film Akademisi, yalnızca meslektaşları tarafından derin bir saygı gören değil, aynı zamanda dünya çapında izleyiciler tarafından da takdir edilen; güçlü politik sesi olan seçkin bir yönetmeni ve kişiliği kaybetmenin yasını tutuyor.”

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

'The Wire' ve 'Veep'in yıldızı Isiah Whitlock Jr. 71 yaşında hayatını kaybetti

Fransız sinema efsanesi Brigitte Bardot 91 yaşında hayatını kaybetti

İngiliz müzisyen Chris Rea 74 yaşında öldü