Newsletter Haber Bülteni Events Etkinlikler Podcasts Video Africanews
Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Komplo teorilerine inancın kaynağı araştırıldı: 'Cevap cehalet değil'

Arşiv görüntüsü
Arşiv görüntüsü ©  Unsplash
© Unsplash
By Cagla Uren
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar
Paylaş Close Button

Komplo teorilerine yatkınlığın ardında, kişinin yaşadığı dünyaya dair derin güvensizliği ve belirsizliğe tahammülsüzlüğü yatıyor.

Komplo teorilerine inananlar az eğitimli ve hayal gücü yüksek insanlar mı? Yeni bir araştırmaya göre cevap hayır.

Komplo teorilerine yatkınlığın ardında, kişinin yaşadığı dünyaya dair derin güvensizliği ve belirsizliğe tahammülsüzlüğü yatıyor.

Applied Cognitive Psychology adlı bilimsel dergide yayınlanan çalışmada, demografi, ideoloji ve kişilik özelliklerini kapsayan 14 farklı değişken, komplo düşüncesiyle ilişkileri açısından incelendi. Araştırmaya ağırlıklı olarak İngiltere, ABD, Kanada ve Güney Afrika’dan yaş ortalaması 49 olan 253 yetişkin katıldı.

'Örtbas ediliyor' inancı mercek altında

Araştırmacılar özellikle, güçlü kurumların veya örgütlerin gerçeği tüm dünyadan gizlediğine yönelik "örtbas düşüncesine" odaklandı. Bu bakış açısına göre, gerçeği yalnızca komplo teorilerine inananlar görebiliyor.

Çalışmanın başyazarı, Norveç İşletme Okulu’ndan psikoloji profesörü Adrian Furnham, Futurism'e yaptığı açıklamada, “Son 10 yılda komplo teorileri üzerine yaklaşık 20 makale yayımladım. Ancak ‘örtbas’ perspektifini merkeze alan çok az çalışma var,” dedi.

Araştırmacılar, “Siyasetçiler genellikle kararlarının gerçek nedenlerini söylemez” ve “Devlet kurumları tüm vatandaşları yakından izler” gibi ifadelere verilen yanıtları içeren 10 maddelik bir ölçek geliştirdi. Katılımcılar ayrıca, rekabetçilik ve belirsizliğe tolerans gibi özellikleri ölçen bir kişilik testine de girdi.

En güçlü bağ: Belirsizliğe düşük tolerans

Sonuçlar çarpıcıydı. Komplo teorilerine inanmayla en güçlü ilişki, kişinin belirsizliğe düşük tolerans göstermesi arasında bulundu. Yani tüm cevaplara sahip olmadığında kendini huzursuz hisseden, bazı durumların karmaşık, çok boyutlu ve hatta uzmanlar için bile çözümsüz olabileceğini kabullenmekte zorlanan kişiler, basit ama yanlış açıklamalar sunan komplo teorilerine daha kolay yöneliyor.

Araştırmaya göre, karmaşık olaylar karşısında “kolay cevap” sunan teoriler, belirsizlikten rahatsız olan bireyler için psikolojik açıdan daha çekici hale geliyor.

Çalışma, dünyanın temelde adaletsiz olduğuna inanan kişilerle uç ve gerçek dışı teorilere inanma eğilimi arasında da anlamlı bir ilişki buldu. Araştırmacılara göre, “adil olmayan bir dünya” algısına sahip olanlar, gizli güçlerin ipleri çektiği fikrine daha yatkın oluyor.

Eğitim düzeyiyle bağlantı yok

Araştırmanın belki de en dikkat çekici bulgusu ise şu oldu: Eğitim düzeyi ile komplo teorilerine inanma arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı. Bu sonuç, komplo teorilerine inanmanın zeka ya da eğitim eksikliğinden kaynaklandığı yönündeki yaygın kanıyı sarsıyor.

Araştırma ekibi, daha büyük örneklemlerle yapılacak yeni çalışmaların bulguları güçlendireceğini belirtiyor. Ancak mevcut sonuçlar bile önemli bir noktaya işaret ediyor: Belirsizlikle karşı karşıya kaldığımızda, bazı insanlar karmaşık gerçekler yerine basit ama yanlış açıklamaları tercih edebiliyor.

Bu da komplo teorilerinin, bilgi eksikliğinden çok psikolojik bir güvenlik ihtiyacının ürünü olabileceğini gösteriyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Komplo çözüldü: Ünlü sokak sanatçısı Banksy gerçekten bir kadın mı?

Kalitesiz uyuyanların komplo teorilerine inanma olasılığı daha yüksek çıktı

Komplo teorileriyle nam salan InfoWars'ın, ABD'nin 'Zaytung'u The Onion'a satışı reddedildi