Film, baskı altındaki bir sanatçı ailenin sessiz çöküşünü merkezine alıyor.
76. Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı En İyi Film Ödülü, yönetmen İlker Çatak imzalı “Yellow Letters” (Sarı Zarflar) filmine verildi. Film, devletin keyfi gücü nedeniyle işini, toplumsal statüsünü ve var olma hakkını kaybeden insanların hikayesini odağına alıyor.
Film, başında büyük harflerle “Berlin as Ankara” yazısıyla açılır; yani Berlin, Ankara’nın yerini tutar. Bu tercih, filmin politik bir sürgün atmosferinde geçtiğini ima eder. Çatak, Türkiye’deki politik baskı ortamını evrensel bir dile taşır — hem coğrafi hem de kültürel sınırların ötesine geçen bir hikâye kurar.
Merkezde, Berlin’de yaşayan tiyatro sanatçısı bir çift vardır: oyuncu Derya (Özgü Namal) ve oyun yazarı eşi Aziz (Tansu Biçer). Derya, direniş üzerine kurguladığı sahne performansını sergilerken, izleyiciler arasında yer alan üst düzey bir devlet yetkilisi her şeyi değiştirir. Gösterinin ardından, çift “siyasi yanlış düşünceleri” nedeniyle işlerinden atılır ve kısa süre sonra evlerine gelen sarı zarflarla —devletin resmi tebligatlarıyla— hayatları altüst olur.
Derya ve Aziz, genç kızları Ezgi (Leyla Smyrna Cabas) ile birlikte bir anda dışlanmış, işsiz ve güvencesiz hale gelir. Bu süreçte hem evlilikleri hem de sanat ve inançları sınanır. Zamanla Berlin’den ayrılıp “Hamburg’un İstanbul’a dönüştüğü” bir atmosferde Aziz’in annesinin (İpek Bilgin) yanına taşınmak zorunda kalırlar. Yeni yaşam koşulları, ekonomik baskılar ve toplumsal yalnızlık, aile içi çatışmaları derinleştirir.
İlker Çatak kimdir?
11 Ocak 1984’te Berlin’de doğan "İlker Çatak", Türk asıllı Alman yönetmen ve senaristtir. Çocukluk yıllarını Almanya ve Türkiye arasında geçiren Çatak, liseyi İstanbul’da bitirdikten sonra 2005’te kısa film çekimlerine başladı ve çeşitli prodüksiyon şirketleri için reklam filmleri yönetti.
Sinema ve televizyon eğitimi almak üzere Berlin’e geri döndü. 2010 yılına kadar Dekra Hochschule für Medien'de film yönetimi eğitimi aldı. Mezuniyet tezini "Nuri Bilge Ceylan" üzerine yazdı ve bu çalışma 2010’da yayımlandı. 2011’de Alman ulusal televizyonundan aldığı bursla ilk uzun metrajlı senaryosunu yazdı.
2012’den itibaren "Hamburg Media School"da yönetmenlik yüksek lisansına başladı. Öğrenci kısa filmi "Wo wir sind" (2014), "Max-Ophüls-Preis" kazandı ve "Student Academy Awards"ta kısa listeye kaldı. Mezuniyet filmi "Sadakat" (2015), "Yabancı Kısa Film Dalında En İyi Film Student Oscar Ödülü"nü kazandı ve Çatak’a uluslararası tanınırlık getirdi.
Yönetmen olarak ilk uzun metrajlı filmi, "Nils Mohl"un romanından uyarlanan "Es war einmal Indianerland" (2017) oldu. Ardından "Es gilt das gesprochene Wort" ("I Was, I Am, I Will Be," 2019) Münih Film Festivali’nde prömiyer yaptı ve birçok ödül kazandı. 2019’da çekimlerine başlanan "Stambul Garden", Nisan 2021’de dünya prömiyerini gerçekleştirdi.
Çatak’ın son filmi "Das Lehrerzimmer" ("The Teachers’ Lounge," 2023), 73. Berlin Film Festivali’nde prömiyer yaptı, Avrupa Film Ödülleri’nde büyük başarı kazandı ve Almanya’nın 2024 Oscar adayı olarak seçildi.
Yönetmen, filmlerinde genellikle birey ile otorite arasındaki çatışmayı, ahlaki ikilemleri ve toplumsal baskı altında şekillenen insan ilişkilerini işler.