Loader
Bize Ulaşın
Reklam

Furkan Hareketi'nin lideri Alparslan Kuytul kimdir?

Furkan Hareketi lideri Alpaslan Kuytul gözaltına işlemleri esnasında / 19 Ağustos 2026 Çarşamba
Furkan Hareketi lideri Alpaslan Kuytul gözaltına işlemleri esnasında / 19 Ağustos 2026 Çarşamba ©  Furkan Hareketi / X
© Furkan Hareketi / X
By Sait Burak Utucu
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Adana merkezli operasyonda gözaltına alınan Furkan Hareketi lideri Alparslan Kuytul yeniden gündemde. İnşaat mühendisliğinden Mısır'daki dinî eğitimine, 1994'te kurduğu vakıftan AK Parti eleştirilerine ve yargı süreçlerine uzanan 'Hocaefendi' Kuytul kimdir?

Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul, çarşamba günü sabah saatlerinde Adana'daki evlerine düzenlenen polis operasyonunda gözaltına alındı. Yapılanmanın sosyal medya hesaplarından biri olan Furkan Hareketi X platformunda, Adana'nın yanı sıra çok sayıda ilde mensuplarına yönelik eş zamanlı baskınlar yapıldığını duyurdu.

REKLAM
REKLAM

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adana merkezli altı ilde 49 adrese düzenlenen operasyonda 32 şüpheli hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, kara para aklama, nitelikli dolandırıcılık, resmî belgede sahtecilik ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlarından işlem başlatıldığını açıkladı.

Beş şirkete kayyum atandığını ve 349 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini belirten Gürlek, soruşturmanın herhangi bir dinî grup, inanç veya düşünceyi hedef almadığını savundu.

Türkiye'de İslami cemaatlerden biri olarak bilinen Furkan Vakfı 31 yıldır faaliyet gösteriyor. 1994 yılında kurulan vakıf, aynı zamanda "Furkan Hareketi" olarak da biliniyor. Kendi yayınlarında da yine "Furkan Hareketi" adını kullanıyor.

Hareketin resmî anlatımına göre amaç, Kur'an ve Sünnet temelinde İslam medeniyetini anlatmak ve topluma öncülük edecek bir nesil yetiştirmek.

Peki, inşaat mühendisliğinden dinî eğitime yönelen, Furkan Hareketi içinde "Hocaefendi" tanımlaması yapılan ve AK Parti iktidarına yönelik eleştirileriyle de bilinen Alparslan Kuytul kimdir?

Çocukluk yıllarında dini çalışmalara başladı

Alparslan Kuytul, 1965'te Adana'nın Karataş ilçesinde doğdu. Dokuz kardeşin en küçüğü olan Kuytul, ilk öğrenimini Adana İnkılap İlkokulunda, ortaokulu Tepebağ Ortaokulunda, lise eğitimini ise Adana Erkek Lisesinde tamamladı.

Furkan Hareketi'nin resmi sitesinde ulaşışan biyografisinde Kuytul'un çocukluk yıllarından itibaren arkadaşlarını camiye götürdüğü ve öğrendiklerini onlara aktarmaya çalıştığı anlatılıyor. Kuytul'un 1980-1982 yılları arasında, lise çıkışlarında ve hafta sonlarında arkadaşlarıyla okulun karşısındaki camide dinî sohbetler yaptığı belirtiliyor.

Kuytul'un düşünsel çizgisinin bu dönemde şekillenmeye başladığı aktarılıyor. Kişisel sitesinde, onun gençlik yıllarından itibaren siyasal ve toplumsal düzenin İslam'ın hükümlerine dayanması gerektiğini savunduğu ve bu yaklaşımını "Allah'ın dünyasında Allah'ın dediği olmalı" sözüyle ifade ettiği belirtiliyor.

Alparaslan Kuytul'un çocukluğu
Alparaslan Kuytul'un çocukluğu Furkan Hareketi

İnşaat mühendisliğinden El Ezher'e

Kuytul, 1991'de Çukurova Üniversitesi Mimarlık-Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Askerlik görevini tamamladıktan sonra mühendislik alanında çalışmak yerine dinî eğitime yöneldi.

1993'te Mısır'a giden Kuytul, 1997'ye kadar El Ezher Üniversitesi Şeriat Fakültesi İslam Hukuku Bölümünde öğrenim gördü.

Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfını da El Ezher'deki öğrencilik yıllarında, Kasım 1994'te Adana'da kurdu. Eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye'ye döndü. Kuytul'un resmî biyografisinde, hayatının bu döneminden itibaren bütün çalışmalarını İslamcı bir toplumsal hareket oluşturmaya ayırdığı anlatılıyor.

Kuytul, kendisiyle birlikte gözaltına alınan ve Furkan Hareketi içinde rol üstlenen eşi Semra Kuytul ile 2002'de evlendi ve çiftin beş çocuğu oldu. Semra Kuytul da hareketin özellikle kadınlara yönelik eğitim ve toplantılarında öne çıkan isimlerinden biri hâline geldi.

Cemaat içinde Alparslan Kuytul'a "Hocaefendi", Semra Kuytul'a ise "Hocahanım" diye hitap ediliyor.

Öğrenci evinden Kardeşler Kitabevine

Kuytul'un çevresinde şekillenen dinî yapılanmanın ilk kurumsal adımları üniversite yıllarında atıldı. Kuytul, 1986'da bir öğrenci evi açarak üniversite öğrencileri ve esnafa yönelik dersler vermeye başladı.

Eğitim faaliyetlerini genişletmek amacıyla 1988'de Adana'da Kardeşler Kitabevini kurdu. Kitabevinin bahçesi, haftalık derslerin ve dinî sohbetlerin düzenlendiği ilk merkezlerden biri oldu. Bu çalışmalar, 1994'te Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfının kurulmasının ardından vakıf binasına taşındı.

Kuytul ve çevresindeki topluluk, kamuoyunda "Furkan Vakfı" veya "Furkan cemaati" olarak biliniyor. Yapı, kendisini klasik anlamda bir tarikat değil, "Furkan Hareketi" adıyla faaliyet yürüten İslamcı bir eğitim ve tebliğ hareketi olarak tanımlıyor.

Hareketin örgütlenmesi büyük ölçüde Kuytul'un dinî ve siyasi görüşleri etrafında şekilleniyor. Öğrenci evleri, kitabevleri, vakıf ve dernek binalarında düzenlenen sohbetler, yardım faaliyetleri, konferanslar ve internet yayınları yapılanmanın başlıca çalışma alanlarını oluşturuyor. Gazete Duvar'ın Furkan Vakfı incelemesine göre yapı, örgütlenme biçimi bakımından geleneksel dinî cemaatlerle benzerlik gösterse de belirli bir tarikat silsilesine dayanmıyor.

"Tevhid" ve "İslam medeniyeti" anlayışı

Kuytul'un düşünsel çizgisinin merkezinde "tevhid" kavramı bulunuyor. Ancak hareketin kullandığı anlamıyla tevhid, yalnızca Allah'ın birliğine inanmayı değil, siyasal ve toplumsal düzenin de Kur'an ve Sünnet hükümlerine dayanmasını kapsıyor.

Kuytul, egemenliğin ve hüküm koyma yetkisinin Allah'a ait olduğunu savunuyor. İnsanlar tarafından oluşturulan siyasal sistemler yerine şeriata dayalı bir düzeni ve "İslam medeniyetinin" yeniden kurulmasını hedef olarak gösteriyor.

Furkan Hareketinin resmî anlatımında bu hedefin şiddet yoluyla değil, eğitim, tebliğ ve toplumsal çalışmalar gibi "meşru yöntemlerle" gerçekleştirileceği belirtiliyor. Hareket, amacını dinî bilgiye sahip, toplumsal ve siyasi meseleleri izleyen ve çevresine öncülük edebilecek bir nesil yetiştirmek olarak tanımlıyor.

Kuytul'a göre bu neslin yalnızca dinî bilgi edinmesi yeterli değil. Hareketin eğitim modelinde öğrencilerin hem "âlim" hem de dünyadaki gelişmeleri yorumlayabilecek bir "aydın" niteliği kazanması hedefleniyor.

Hareketin üç çalışma ilkesi

Furkan Hareketi, eğitim ve örgütlenme anlayışını "Rabbanilik", "ilmîlik" ve "şümullülük" olarak adlandırdığı üç ilke üzerine kuruyor.

"Rabbanilik", Kur'an ve Sünnetin hareketin temel rehberi olması anlamına geliyor. Buna göre dinî emir ve yasaklarda taviz verilmemesi, İslam hukukçuları arasında görüş ayrılığı bulunan konularda ise daha esnek bir tutum benimsenmesi gerekiyor.

"İlmîlik" ilkesi, dinî ilimlerle sosyal ve siyasal bilgi alanlarının birlikte öğretilmesini öngörüyor. Hareket, takipçilerinin hadis, fıkıh ve tefsirin yanında dünya siyaseti, ideolojiler ve Orta Doğu gibi konularda da eğitim almasını amaçlıyor.

"Şümullülük" ise İslam'ın yalnızca ibadetlerden oluşmadığı; iman, ahlak, siyaset, toplumsal hayat ve mücadele anlayışını birlikte kapsadığı görüşüne dayanıyor. Hareket, belirli dinî eserlerin Kur'an ve hadislerin önüne geçirilmesine de karşı çıkıyor.

Tefsir dersleri, dergi ve internet yayınları

Kuytul, 1994'ten bu yana cuma akşamları düzenli tefsir dersleri veriyor. Başlangıçta vakıf merkezinde yapılan dersler, daha sonra internet ve sosyal medya üzerinden de yayımlanmaya başladı.

Temel dinî eğitim programında hadis, siyer, fıkıh, usul ve Arapça dersleri bulunuyor. Bunların yanında "Orta Doğu Gerçeği", "Beşerî İdeolojiler", "Çağdaş Kavramlar" ve "Dünya Siyaseti" başlıklı dersler de veriliyor.

Kuytul, Mayıs 2011'de yayımlanmaya başlayan Furkan Nesli dergisinin kuruluşuna öncülük etti ve derginin başyazarlığını üstlendi. Dinî ve siyasi konulardaki makaleleri dergide yayımlanırken dersleri, soru-cevap programları ve gündeme ilişkin değerlendirmeleri Furkan TV ile sosyal medya kanallarında paylaşıldı.

Hareketin faaliyetleri arasında yurt içi ve yurt dışında düzenlenen konferanslar, üniversite öğrencileriyle buluşmalar, kitabevi sohbetleri, çevrim içi dersler, mitingler, iftar programları ve ramazan sohbetleri bulunuyor.

Vakıf ayrıca ihtiyaç sahibi ailelere ayni ve nakdî yardım yaptığını, öğrencilere burs verdiğini; kermesler, geziler, makale ve şiir yarışmaları ile "kardeşlik geceleri" düzenlediğini belirtiyor.

AK Parti eleştirileriyle görünürlüğü arttı

Adana merkezli hareket, uzun süre ana akım medyada sınırlı yer buldu. Kuytul'un konuşmalarının YouTube ve diğer sosyal medya platformlarında yayımlanması, Furkan Hareketinin ülke çapında tanınmasını sağladı.

Kuytul ve çevresindeki cemaatin asıl görünürlüğü ise AK Parti iktidarına yönelik eleştirileriyle arttı. Kuytul; hükümetin dinî cemaatlerle ilişkilerini, dış politika tercihlerini ve bazı güvenlik politikalarını açık biçimde eleştirdi.

Furkan Hareketinin resmî sitesi, Kuytul'a yönelik baskıların 2014'te konferans salonlarının tahsis edilmemesiyle başladığını savunuyor. Harekete göre ilerleyen dönemde televizyon yayınları ve toplantı mekânları da engellendi. Bunlar Furkan Hareketinin iddiaları olup ilgili sayfalarda yetkililerin yanıtına yer verilmiyor.

Kuytul'un kişisel sitesinde ceza davalarının nedenleri anlatılırken İslam medeniyetini savunması, AK Parti hükümetini bazı konularda eleştirmesi ve "derin devlet" hakkında konuşması öne çıkarılıyor. Kuytul, kendisine yönelik soruşturmaların siyasi olduğunu savunuyor.

İlk tutukluluk dönemi

Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfına 30 Ocak 2018'de Adana merkezli bir operasyon düzenlendi. Adana, Elazığ ve Niğde'deki vakıf binaları ile yöneticilerin evleri arandı; Kuytul'un da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Kuytul ve dört kişi, soruşturma kapsamında Şubat 2018'de tutuklandı ve Furkan Vakfına kayyum atandı. Kuytul hakkında terör örgütüne yardım ve propaganda suçlamalarının yanı sıra ayrı bir dosyada suç örgütü kurma ve nitelikli dolandırıcılık iddialarıyla dava açıldı.

Yaklaşık bir yıl sonra tahliye edilen Kuytul, savcılığın itirazı üzerine yeniden tutuklandı. Toplam 22 ay cezaevinde kalan Kuytul, 5 Aralık 2019'da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Kuytul'un 2018-2019 dönemindeki yargı süreci, tahliye ve yeniden tutuklama kararlarıyla ilerledi.

Furkan Hareketi, Kuytul'un Bolu F Tipi Kapalı Cezaevinde yaklaşık 13 ay tek başına tutulduğunu; kitap, spor, kütüphane ve ortak etkinlik haklarının kısıtlandığını öne sürdü.

Hareket ayrıca avukat görüşmelerine sınırlama getirildiğini ve Kuytul'un haftada yalnızca 10 dakika telefonla konuşabildiğini savundu. Bu görüşmelerin bazı kayıtları Semra Kuytul tarafından sosyal medyada paylaşıldı.

2018'de Furkan Hareketiyle bağlantılı Ankara, Gaziantep ve Malatya'daki üç dernek de 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatıldı.

Terör suçlamalarından beraat etti

Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Kuytul ve iki vakıf yöneticisi hakkında 3 Kasım 2020'de beraat kararı verdi.

Mahkeme, Kuytul'a yöneltilen "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlamasının yasal unsurlarının oluşmadığına hükmetti. Propaganda suçlaması yönünden ise konuşmaların terör örgütünün şiddet yöntemlerini meşru gösterme, övme veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik etme niteliği taşımadığı sonucuna varıldı. Kuytul ile diğer iki sanık bütün suçlamalardan beraat etti.

Kuytul'un kişisel internet sitesinde ayrıca Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve nefrete sürükleme, Başbakana hakaret, Atatürk'e hakaret, 22 Nisan 2017'deki polis müdahalesine direnme, "Erzin olayı" ve terörle mücadelede görev almış hâkim ve savcıları hedef gösterme başlıklarındaki davalardan beraat ettiği belirtiliyor. Ancak sitenin yayımladığı listede bütün dosyaların mahkeme numaraları ve kesinleşme durumları birlikte verilmiyor.

İkinci tutukluluk dönemi

Kuytul, iş insanı Koray Sarısaçlı'nın kaçırılıp 13 gün alıkonulduğu iddiasına ilişkin dava kapsamında 9 Mayıs 2022'de yeniden gözaltına alındı ve tutuklandı.

İddianamede Kuytul hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli yağma", "cebir, tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" ve "kasten yaralama" suçlamaları yöneltildi. Savcılık, Kuytul için 38 yıl altı aya kadar hapis cezası talep etti.

Kuytul, iş insanının kaçırılmasıyla ilgisi bulunmadığını ve kimseye böyle bir talimat vermediğini savundu. Davanın siyasi olduğunu ileri süren Kuytul, suç örgütü kurduğu iddiasını da reddetti.

Ağrı Patnos L Tipi Kapalı Cezaevine gönderilen Kuytul, 13 ay tutuklu kaldıktan sonra 16 Haziran 2023'te tahliye edildi. Mahkeme, yargılamanın tutuksuz sürdürülmesine karar verdi.

Furkan Hareketi, Patnos Cezaevinde Kuytul'a görüntülü görüşme yasağı getirildiğini, telefon ve açık görüş sürelerinin kısıtlandığını, spor ve sohbet hakkı verilmediğini, tek kişilik koğuşta tutulduğunu ve hakkında çok sayıda disiplin soruşturması açıldığını öne sürdü.

Hareketin sitesinde ayrıca koğuşun kalabalık gardiyan gruplarınca arandığı, üç günlük hücre cezası verildiği, sahur yemeğinin sağlanmadığı, bazı eşya ve dava belgelerine tutanaksız el konulduğu iddialarına yer verildi. Bu anlatım Furkan Hareketinin beyanına dayanıyor ve cezaevi idaresinin söz konusu iddialara ilişkin yanıtı aynı sayfalarda bulunmuyor.

Koray Sarısaçlı'nın alıkonulması ve bir doktorun tehdit edilmesiyle ilgili dava Ağustos 2026 itibarıyla sonuçlanmadı. Şubat 2026'daki duruşmada kamera kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu dosyaya girdi ve mahkeme eksiklerin tamamlanması için duruşmayı erteledi. Kuytul, 13 sanığın bulunduğu dosyada tutuksuz yargılanmayı sürdürüyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Furkan Vakfı Başkanı Alparslan Kuytul gözaltında: Suçlamalar belli oldu, 5 şirkete kayyum atandı

'Furkan Hareketi'ne operasyon: Başkan Alpaslan Kuytul, eşi ve vakıf üyeleri gözaltında

Furkan Vakfı üyelerine polis müdahalesi tepki çekti; Bakan Soylu soruşturma açıldığını duyurdu