'Zoraki Kral'dan 'Anora'ya, Euronews Kültür 2010'dan bu yana En İyi Film Oscarını kazananların tümünü listeliyor. Pazar günü o saygın listede kimler olacak?
98. Akademi Ödülleri bu hafta sonu sahiplerini bulurken, En İyi Film dalındaki altın kaplama heykelcik yine ödül sezonunun en prestijli payesi olarak öne çıkıyor. Sinema tarihine damga vuran bu ödül, yıllar sonra bile hangi kazananların gerçekten hak ettiğine dair tartışmaları canlı tutmaya devam ediyor.
Birkaç gün içinde kazananlar listesine hangi filmin ekleneceğini öğreneceğiz: Paul Thomas Anderson’ın "One Battle After Another"ı mı, yoksa Ryan Coogler’ın, şimdiden Oscar tarihinde en çok adaylık alan film rekorunu kırmış "Sinners" mı geceye damga vuracak?
Bu yılki Oscar tahminlerimizi yayımlamadan önce Euronews Kültür, 2010’dan bu yana En İyi Film ödülünü kazanan yapımlara dönüp bakıyor ve bu filmleri “Akademi siz ne yaptınız böyle?” ile “Bu kez gerçekten hakkını vermişler” arasında uzanan bir ölçekte sıralıyor.
15) Yeşil Rehber (2019)
Toplam kazandığı Oscar: 3 - En İyi Film, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Mahershala Ali), En İyi Özgün Senaryo.
"Yeşil Rehber," 2010’dan bu yana En İyi Film Oscarı’nı en az hak eden yapım olabilir. Kendi başına kötü bir film sayılmasa da, Amerika’daki ırk meselesine yüzeysel ve fazlasıyla uzlaşmacı yaklaşan bir anlatı sunuyor. Üstelik, benzer temaları çok daha incelikli ve klişelere yaslanmadan işleyen Moonlight’ın sadece iki yıl ardından ödül kazanmış olması eleştirileri daha da artırdı.
Film, ABD’deki köklü ırkçılık tarihini hafifleten yaklaşımıyla birçok eleştirmene göre geriye atılmış bir adım olarak görüldü. “Kendini iyi hissettiren film” tonunun kendisi sorun değil; Mahershala Ali’nin performansı da övgü topladı. Asıl sorun, Peter Farrelly imzalı bu ırklar arası dostluk hikâyesinin, "Bayan Daisy'nin Şoförü" tarzı anlatıları güncellemeye çalışırken klişelerden kurtulamamasıydı. Nitekim yönetmenin önceki işleri arasında yer alan "Alçak Adam" da benzer bir tartışma yaratmıştı.
Birçok yorumcuya göre film, Oscar seçmenlerinin —tıpkı Crash’e 2006’da En İyi Film ödülü verildiğinde olduğu gibi— “ırkçılığı ele aldık ve üzerimize düşeni yaptık” hissini veren yapımları ödüllendirme eğilimini yeniden ortaya koydu.
Akademi son yıllarda seçmen profilini çeşitlendirmek için bazı adımlar atmış olsa da, 91. Academy Awards farklı isimlerin ödüllendirildiği bir gece olarak hatırlanıyor. En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülü Regina King’e, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü Mahershala Ali’ye, En İyi Yönetmen ödülü ise Alfonso Cuarón’a gitmişti. Ancak birçok eleştirmene göre gecenin en büyük ödülü yanlış filme verildi.
Kazanması gereken: O yıl aday gösterilen pek çok film bu ödülü daha fazla hak ediyordu. Özellikle "A Star Is Born," "The Favourite," "BlacKkKlansman" ve "Roma" öne çıkan adaylardı. Hatta ırk meselesini çok daha katmanlı bir şekilde ele alan "Black Panther" bile bu ödüle güçlü bir alternatif olarak görülüyordu.
14) Zoraki Kral (2011)
Toplam kazandığı Oscar: 4 - En İyi Film, En İyi Yönetmen (Tom Hooper), En İyi Erkek Oyuncu (Colin Firth), En İyi Özgün Senaryo.
"Zoraki Kral"ın Oscar'ı kazanması o yıl çok da beklenmiyordu. Aslında sebep kötü bir film olması değil; tam tersine, milimetrik hesaplanmış, ilham verici olmayı hedefleyen ve tamamen Oscar stratejisine dayalı bir melodram olmasıydı. Biyografi var, kraliyet ailesi var, kapıda bekleyen savaş var ve bireysel bir sorunun ülkenin kaderiyle eşleştirildiği indirgemeci bir yaklaşım da var. Kral 6. George’un kekemeliğini yenerek milyonları etkileyecek konuşmayı yapması, hikâyeyi Oscar tarzı bir başarı hikâyesine dönüştürdü.
Kazanması gereken: "Oyuncak Hikayesi 3"
13) CODA (2022)
Toplam kazandığı Oscar: 3 - En İyi Film, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Troy Kotsur), En İyi Uyarlama Senaryo.
"CODA," formülü belli, yumuşak bir Sundance tarzı büyüme hikâyesi olarak öne çıkıyor ve ilk kez bir dijital platformda (Apple TV+) yayımlanan bir filmin En İyi Film Oscarı’nı kazanarak tüm beklentileri boşa çıkarıp tarihe geçti.
Sian Heder’in, aslında ondan daha güçlü olan 2014 tarihli La Famille Bélier’den uyarladığı bu filmi hâlâ izlemediyseniz, büyük ihtimalle artık izlemeyeceksiniz. Dört yıl önce En İyi Film kazandığını hatırlamak da zor; film çoktan pek çok kişi tarafından unutuldu.
Unutulması talihsiz çünkü film duygusal bir sömürüye başvursa da bunu samimi bir niyetle yapıyor ve izleyiciye içten bir duygusallık sunuyor.
Kazanması gereken: "Drive My Car"
12) Artist (2012)
Toplam kazandığı Oscar: 5 - En İyi Film, En İyi Yönetmen (Michel Hazanavicius), En İyi Erkek Oyuncu (Jean Dujardin), En İyi Özgün Müzik, En İyi Kostüm Tasarımı.
Hollywood’a sinemanın gücünü anlatan bir film sunduğunuzda, Oscar adaylıklarını adeta garantiye almış olursunuz.
Fransız yönetmen Michel Hazanavicius, sessiz sinema dönemine siyah beyaz bir aşk mektubu olan "Artist" ile bu kuralın doğrulandığını gördü; film beş Oscar’la döndü. Şirin ama çok da derinliği olmayan, hafif bir film; fazlasıyla cazibesi var, bir de hayatımıza Uggie isimli köpeği kattı.
Kazanması gereken: "Hayat Ağacı"
11) Spotlight (2016)
Toplam kazandığı Oscar: 2 - En İyi Film, En İyi Özgün Senaryo.
Tom McCarthy imzalı Spotlight, araştırmacı gazeteciliğe ve gazetecilikte ısrara bir saygı duruşu niteliğinde. 1977’de En İyi Film Oscarı’nı kazanamayan All the President’s Men için geç de olsa yapılmış bir telafi çabası gibi.
Film, Katolik Kilisesi’nin kurumsal çocuk istismarı skandalını ele alışında bilgilendirici ve zaman zaman sürükleyici. Toplu suçluluk duygusundan parçalanan topluluklara uzanan temalara cesurca giriyor.
Ancak bir yandan, Aaron Sorkin tarzı uzun konuşmalı açıklama sahnelerine ve Oscar törenlerinde gösterilmek için çekilmiş hissi veren (örneğin Mark Ruffalo’nun sahneleri) kliplik anlara fazlasıyla yaslanıyor. Bu da filmi, Akademi için güvenli bir seçim hâline getiriyor.
Akademi, formülün dışına çıkıp 21. yüzyılın en cüretkâr ve ezber bozan aksiyon filmlerinden biri olan Mad Max: Fury Road’u seçseydi, ortaya çok daha farklı ve heyecan verici bir tablo çıkabilirdi.
Kazanması gereken: "Mad Max: Fury Road"
10) Argo (2013)
Toplam kazandığı Oscar: 3 - En İyi Film, En İyi Özgün Senaryo, En İyi Kurgu.
"Argo," gereğinden fazla eleştirilen filmlerden biri. Evet, yaşanmış olayları abartıyor ve bazı detayları eğip büküyor; ama bunu, çok iyi oynanmış ve gerilim dolu bir “gerçek hayattan bile tuhaf” hikâye yaratmak için yapıyor.
Film, gerçeğe sadakatten ziyade Amerikan dış politikasını aklayan bir fantazya ile “işte sinemanın gücü” mesajını üst üste bindirerek seyirciyi koltuğa çivilemeyi amaçlıyor. Bu bakış açısını kabul ederseniz, "Argo"yu olduğu gibi kabullenmek mümkün.
Tonu her zaman tam oturmuyor ve bazı anlar eleştirilebilir — örneğin filmin başında 20. yüzyıl İran tarihini birkaç storyboard’a indirgemesi gibi. Yine de günün sonunda eğleniyor ve gerilim dolu sahnelerin keyfini çıkarıyorsunuz. "Argo," Ben Affleck’in Hollywood’da yeniden doğduğu dönemi hatırlatan, tek kullanımlık ama kendine güvenen bir film.
Kazanması gereken: "Aşk"
9) Birdman veya (Cahilliğin Umulmayan Erdemi) (2015)
Toplam kazandığı Oscar: 4 - En İyi Film, En İyi Yönetmen (Alejandro G. Inarritu), En İyi Özgün Senaryo, En İyi Görüntü Yönetimi.
Bu film, çok sayıda karşıtı olan ama Alejandro González Iñárritu’nun iddialı bir çalışması. Yönetmen, kariyerinin dibi görülmüş bir Hollywood oyuncusunun Broadway’de sahneye koyacağı oyuna geri dönüş çabasını, tek plan hissi veren çekimlerle anlatıyor ve bu kendini fazlasıyla ciddiye alan yapımda hâlâ takdir edilecek çok şey bulunuyor.
"Birdman," adaylardan "Çocukluk" kadar duygusal anlamda geniş bir yelpazeye sahip değildi; "Whiplash"in sunduğu adrenalin patlamasını da yaşatmıyordu. Wes Anderson’ın "Büyük Budapeşte Oteli" kadar her açıdan kusursuz bir film hiç değildi. Yine de, kesintisiz planlarıyla yer yer nefes kesmeyi başarıyor ve Edward Norton’u yıllar sonra ilk kez bu kadar eğlenceli izliyorduk.
Kazanması gereken: "Büyük Budapeşte Oteli"
8) Nomadland (2021)
Toplam kazandığı Oscar: 3 - En İyi Film, En İyi Yönetmen (Chloé Zhao), En İyi Kadın Oyuncu (Frances McDormand).
Yazar-yönetmen Chloe Zhao, üçüncü uzun metrajından önce, Amerikan toplumunun kıyısında yaşayan insanların hayatlarını empatik ve son derece şiirsel bir dille anlatan küçük ölçekli filmleriyle adından söz ettirmişti. "Kardeşlerimin Bana Öğrettiği Şarkılar" ve "Binici"den sonra Nomadland de Amerikan Rüyası’nın tutulmayan sözlerini masaya yatırdı ve onu Oscar zaferine taşıyan film oldu.
Zaman zaman Kelly Reichardt’ın işlerini hatırlatan Zhao’nun yönetimi, kadrajda gördüğünüz herkesle bağ kurmanızı sağlıyor; ele aldığı politik ve sosyal meseleler hiçbir anında didaktik hissettirmiyor. Joshua James Richards’ın geniş ufuklar açan görüntü yönetimi ve Ludovico Einaudi’nin duygusal müzikleriyle birleşince, 2020’nin en iyi filmlerinden biri ortaya çıkıyordu.
Nomadland, (ta ki Her Şey Her Yerde Aynı Anda gelene kadar) Oscar açısından bakıldığında en beklenmedik kazananlardan biriydi; zira bildiğimiz anlamda “seyirci dostu” bir film olmaktan çok uzaktı. Ödülü kazandıktan sonra kültürel hafızada çok da yer etmedi belki, ama şikâyet edilecek bir En İyi Film galibi değildi.
Kazanması gereken: Sound of Metal
7) Suyun Sesi (2018)
Toplam kazandığı Oscar: 4 - En İyi Film, En İyi Yönetmen (Guillermo del Toro), En İyi Özgün Müzik, En İyi Yapım Tasarımı.
Geriye dönüp baktığımızda, Guillermo del Toro’nun En İyi Film Oscarı’nı "Suyun Sesi" ile almış olmasına hâlâ biraz hayıflanıyoruz; zira asıl ödülünü 2007’de "Pan’ın Labirenti" ile alması gerekiyordu.
Yine de bu Soğuk Savaş dönemi Amelie’si, son derece tatmin edici bir zaferdi; film korku, fantezi ve alabildiğine romantik anlatımı harmanlayarak eski usul sinemaya bir aşk mektubu çıkarıyor, çoğu yönetmenin ancak hayal edebileceği bir incelik yakalıyordu.
Kazanması gereken: "Phantom Thread"
6) Oppenheimer (2024)
Toplam kazandığı Oscar: 7 - En İyi Film, En İyi Yönetmen (Christopher Nolan), En İyi Erkek Oyuncu (Cillian Murphy), En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Robert Downey Jr.), En İyi Görüntü Yönetimi (Hoyte van Hoytema), En İyi Kurgu (Jennifer Lame), En İyi Müzik (Ludwig Goransson).
"Oppenheimer"a hakkını teslim etmek gerekiyor. Bir grup bilim insanının birbirleriyle konuştuğu üç saatlik bir biyografi filmi olarak, 2023’ün "Barbie" ile en beklenmedik gişe ortaklıklarından birine imza attı ve 13 adaylığının yedisini topladı.
Kai Bird ve Martin J. Sherwin’in kurgu dışı kitabı "American Prometheus: The Triumph and Tragedy of J. Robert Oppenheimer"dan uyarlanan Christopher Nolan imzalı film, Manhattan Projesi’ni yöneten ve insanlığa nükleer silahları armağan eden kuramsal fizikçi Oppenheimer’ın yükselişine ve düşüşüne kapsamlı bir bakış sunuyordu. Teknik açıdan kusursuza yakın bu Amerikan trajedisinde pek çok şey tıkır tıkır işliyordu — Cillian Murphy’nin sınırları zorlayan performansından Hoyte van Hoytema’nın çarpıcı görüntü yönetimine kadar. "Oppenheimer", zamanı ve zorlu zihinleri kurcalamaya takıntılı bir kariyerin zirvesi gibi duruyordu ve Nolan için gecikmiş bir takdirdi.
Listeye daha yukarılarda giremeyişinin iki nedeni var: Birincisi, Nolan hâlâ kadın karakter yazamıyor — Emily Blunt ve Florence Pugh’un canlandırdığı iki karmaşık karakter bile bu eksikliği gizleyemiyordu. İkincisi, aynı yıl "Past Lives" gibi muhteşem bir film, tekrar tekrar izlenmeye uygun "Zavallılar" ve en iyi film için yarışan etkileyici "İlgi Alanı" gibi rakipler vardı. Zevkler tartışılmaz elbette, ama Jonathan Glazer imzalı "İlgi Alanı", usta işi bir Holokost draması olarak çok daha dişli bir kazanan olurdu.
Kazanması gereken: "İlgi Alanı"
5) Her Şey Her Yerde Aynı Anda (2023)
Toplam kazandığı Oscar: 7 - En İyi Film, En İyi Yönetmen (Daniels ikilisi), En İyi Kadın Oyuncu (Michelle Yeoh), En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Jamie Lee Curtis), En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Ke Huy Quan), En İyi Özgün Senaryo, En İyi Kurgu.
2023’ün kazananı tam anlamıyla bir istisnaydı.
Bilimkurgu, aksiyon, komedi ve aile dramını birbirine karıştıran, absürt ve Dadaist bir film; klasik anlamda Oscar kazananı diyebileceğiniz yapımların tam zıddı. Kazanması, yalnızca Asya kökenli sanatçıların temsili açısından değil, aynı zamanda hem gişede sevilen hem de eleştirmenlerin gözdesi bir filmin ödüllendirilmesi anlamında da ciddi bir kırılmaya işaret ediyordu.
Filmin aşırı doz kahve içmiş gibi duran tuhaflığı Oscar sahnesinde taptaze bir hava estirdi ve Daniels olarak bilinen yönetmen ikilisi, çok kullanılan paralel evren anlatısı trendi içinde bile, duygusal bağın ve karakterlerin kırılganlığının gözden kaçmamasına dikkat etti.
Kazanması gereken: Her Şey Her Yerde Aynı Anda
4) Anora (2025)
Toplam kazandığı Oscar: 5 - En İyi Film, En İyi Yönetmen (Sean Baker), En İyi Kadın Oyuncu (Mikey Madison), En İyi Özgün Senaryo, En İyi Kurgu.
Geçen yılın En İyi Film kazananı da başlı başına bir istisnaydı.
Geçen yılın En İyi Film kazananı da başlı başına bir istisnaydı. Sean Baker’ın coşkulu Altın Palmiye kazananı evrensel beğeni topluyordu, ancak birçok kişi, daha ağırbaşlı ve klasik Oscar malzemesi sayılan "The Brutalist"in gecenin büyük ödülünü kazanacağını düşünüyordu. Sonunda peri masalı gibi başlayan kurgu hikâye gerçeğe dönüştü ve en büyük ödül, "Anora"ya — hem de sonuna kadar hak ederek.
Kazanması gereken: "Anora" ödülü hak ediyordu; yine de "The Brutalist"in ihtişamı ve çapı inkâr edilemez... Ve Akademi’nin bütün riskleri bir kenara bırakıp, hem vahşice eğlenceli hem de dişli bir film olan Coralie Fargeat imzalı "Cevher"i onurlandırması ne kadar harika olurdu.
3) 12 Yıllık Esaret (2014)
Toplam kazandığı Oscar: 3 - En İyi Film, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Lupita Nyong'o), En İyi Uyarlama Senaryo.
2014’te bu ödülü ondan daha fazla hak eden bir film yoktu.
"O," "Yerçekimi" ve Nebraska ne kadar iyi olursa olsun, İngiliz yönetmen Steve McQueen’in kölelik kurumuna dair acımasız bakışı, 86. Akademi Ödülleri’ne favori olarak girdi ve önceki filmleri Hunger ile Shame’in büyük bir yönetmenlik kariyerinin habercisi olduğunu kanıtladı.
"12 Yıllık Esaret" izlemesi hiç kolay bir film değil – en hafif ifadeyle. Ama hayati bir yapım ve aslında çok daha fazla heykelciği hak ediyordu.
Kazanması gereken: "12 Yıllık Esaret"
2) Ay Işığı (2017)
Toplam kazandığı Oscar: 3 - En İyi Film, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Mahershala Ali), En İyi Özgün Senaryo.
"Ay Işığı" hayatının üç farklı döneminde bir gencin ırk ve cinsel kimlik üzerinden verdiği mücadeleyi anlatıyor. Hikâye çıplak, dürüst ve son derece etkileyici. Tarell Alvin McCraney’in "In Moonlight Black Boys Look Blue" adlı oyunundan uyarlanan film, Akademi’nin doğru seçim yaptığı nadir örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Film müziği de Nicholas Britell tarafından bestelenmiş ve çağının ötesinde bir eser olarak dikkat çekiyor.
Kazanması gereken: "Ay Işığı"
1) Parazit (2020)
Toplam kazandığı Oscar: 4 - En İyi Film, En İyi Yönetmen (Bong Joon Ho), En İyi Özgün Senaryo, En İyi Uluslararası Film.
Bong Joon-ho’nun karanlık toplumsal hicvi, son 15 yılın tartışmasız en hak edilmiş En İyi Film galibi. Güney Koreli yönetmen, katı sınıf yapılarının insanı nasıl değersizleştirdiğini anlatan, zehri bol bir toplumsal eleştiri kuruyor. Hitchcockvari gerilimle fars öğelerini beklenmedik virajlarda harmanlayarak, keskin toplumsal analizine şiirsel bir ağırlık katıyor. Böylece, hem Cannes’da Altın Palmiye kazanan ilk Güney Kore filmi, hem de Oscar’da En İyi Film ödülünü alan ilk yabancı dilde yapım olarak tarihe geçen, sınır tanımayan ve türlere sığmayan bir başyapıta imza atıyor.
"Parazit"in 2020’de En İyi Uluslararası Film ödülünü alacağı neredeyse kesindi; ancak çoğu kişi En İyi Film heykelciğinin "1917" ya da "The Irishman"e gideceğini düşünüyordu. Ne var ki Bong Joon-ho, Sam Mendes ve Martin Scorsese’yi geride bırakıp En İyi Yönetmen ödülünü aldığında, salonda gerçek bir sevinç patlaması yaşandı.
Bong Joon-ho, o yıl Altın Küre’de En İyi Yabancı Dilde Film ödülünü alırken şöyle demişti: "Bir inçlik altyazı bariyerini aştığınızda, sizi çok daha fazla harika film bekliyor." Bu sözleri hâlâ kulaklarımızda çınlıyor; üstelik yalnızca Hollywood’un dar bakış açısını ifşa ettiği için değil, aynı zamanda, kalıpları kırmaya cesaret eden eserleri onurlandırdığında Akademi’nin en iyi Oscar kazananlarını seçtiğini de hatırlattığı için.
Kazanması gereken: "Parazit"
Bu yılki Akademi Ödülleri 15 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek. Törenle ilgili haberler, son gelişmeler, tahminler ve hafta sonu boyunca canlı aktaracağımız kapsamlı yayın için Euronews Kültür'ü takipte kalın.