Ödüllü oyuncu ve uzun süredir LGBTQ+ topluluğunun destekçisi olan yıldız, yakında vizyona girecek “Şeytan Marka Giyer 2” filminde ikonik Miranda Priestly rolüne geri dönüyor.
Oyunculuk dünyasının kraliçesi Meryl Streep, keskin dilli moda editörü Miranda Priestly olarak, önümüzdeki hafta dünya genelinde vizyona girecek olan The Devil Wears Prada 2 filminde yeniden karşımıza çıkıyor.
2006 yapımı filmin devamı için düzenlenen basın turu sırasında Streep, The Devil Wears Prada'nın LGBTİ+ toplumu arasında bu kadar popüler olmasına değindi.
“Bu beni öyle mutlu ediyor! Eşcinsel insanlar olmasa modamız olur muydu?” diye konuştu Out (kaynak İngilizce) dergisine. “Kusura bakmayın ama elimizde ne kalırdı? Ben hiçbir şeyi bir araya getirmeyi bilemezdim. [LGBTQ+] topluluğunu aklımızda tutarak, onu en başa koyarak bu işi yapmış olmak büyük bir sevinç.”
Yeni filmin çok farklı çevrelerden insanlar tarafından da beğeniyle karşılandığını belirten Streep, şöyle devam etti: “Bu kültürler üstü bir şey. Bu filmle birlikte dünyayı dolaştık. Meksiko'da da, Tokyo'da da, Seul'de de, Şanghay'da da tepki aynı... Açıkçası şaşırdım. Bu kadar farklı insandan gelen yanıtların ne kadar evrensel olduğuna gerçekten şaşırdım.”
The Devil Wears Prada 2'de Streep'e, aralarında Anne Hathaway, Emily Blunt ve Stanley Tucci'nin de bulunduğu orijinal kadrodan isimler eşlik ediyor.
Streep, rol arkadaşları hakkında şunları söyledi: “Yirmi yıl önce yaptığımız bir şeye geri dönebilmek benim için büyük bir şans. Bunu kim yaşayabiliyor ki? Koca bir ömür geçti. Stanley Tucci'ye bakın! Nasıl da açıldı, serpildi! [Emily Blunt] ise zaten doğuştan çiçek gibi açmıştı.”
Streep uzun süredir LGBTİ+ topluluğunun bir müttefiki; kuir topluluğa desteğini pek çok kez açıkça dile getirdi.
2004'te, Angels in America ile aldığı Altın Küre ödülünü kabul konuşmasında evlilik eşitliğini savunmuş, dönemin ABD Başkanı George W. Bush'u eşcinsel evlilik karşıtı tutumu nedeniyle sert biçimde eleştirmişti.
2017'de İnsan Hakları Kampanyası (Human Rights Campaign), kariyeri boyunca LGBTİ+ insanları desteklemek için sesini kullandığı gerekçesiyle ona Ally for Equality (Eşitlik İçin Müttefik) Ödülü'nü verdi. Konuşmasında, kadınların, beyaz olmayanların ve LGBTİ+ topluluğun kazanımlarını geri çevirmeye kalkışan herkesi hedef aldı.
“Her türden köktendincinin ayağa kalkıp öfkeden köpürmesine şaşmamalıyız” dedi. “Bu köklü değişimlerin, başlangıçta sandığımızdan daha ağır bir bedele mal olmasına da şaşmamalıyız. Herkesin bu durumdan gerçekten memnun olmamasına hiç şaşmamalıyız.”
Streep konuşmasını, akıllarda kalan şu sözlerle noktaladı: “Anayasamızda devlet dini kurulmasına karşı bir yasak var ve kiminle yaşayacağımızı, kimi seveceğimizi, bedenimize kimin ve neyin karışabileceğini seçme hakkına sahibiz. Amerikalılar olarak, kadın, erkek, insanlar, gey, heteroseksüel, L, G, B, T, Q, hepimizin yaşama, özgürlük ve mutluluğu arama konusunda insan haklarımız var. Ve insanlar, hükümetin silahlarını almaya geldiğini düşündüklerinde bile bu kadar öfkelendilerse, bir de mutluluğumuzu almaya kalktıklarında görün bakalım neler olacak!”
The Devil Wears Prada 2 20 Nisan'da New York'ta prömiyer yaptı ve 29 Nisan'da Avrupa'daki sinemaların büyük bölümünde vizyona girecek. Birleşik Krallık ve ABD'de ise 1 Mayıs'ta gösterime giriyor.