Görkemli bir restorasyonla bütünüyle yenilenen kule, ruhani ve çağdaş yaratıma adanmış 'Sanatın Korunağı' adlı bir galeriye dönüştürüldü.
Andros Adası’nda, Ege’nin en eski manastırlarından birinin de aralarında bulunduğu beş manastır ziyaret edilebiliyor. Bunlardan biri, Kutsal Panachrantou (Aziz Panteleimon) Manastırı.
Deniz seviyesinden yaklaşık 600 metre yükseklikte, Gerakonas Dağı’nın kuzey yamacında adeta bir kale gibi konumlanan manastır, 961 yılından bu yana ayakta. Girit’teki Araplara karşı düzenlenen seferden dönüşünde Bizans İmparatoru Nikiforos Fokas tarafından kurulduğu biliniyor.
Manastırda, İncil yazarı Luka’ya atfedilen Meryem Ana’nın mucizevi ikonu ile Aziz Panteleimon’a ait olduğu düşünülen kafatası muhafaza ediliyor. Manastırın başrahibi Eudokimos ise 93 yaşında ve hayatının son 70 yılını burada geçirmiş durumda.
Başrahip Eudokimos, euronews’e yaptığı açıklamada manastırın geçmişteki halini şöyle anlatıyor:
“Manastırı harabe halde buldum. Ne odaları vardı, ne yemekhanesi, ne de mutfağı.”
Restorasyon sürecine de değinen Eudokimos, “Şükürler olsun, birçok insanın ve bir armatörün desteğiyle onu yeniden ayağa kaldırmayı başardık. Bugün çok güzel ve bakımlı bir yer haline geldi,” dedi.
Manastır kısa sürede binlerce ziyaretçi ve hacı tarafından ziyaret edilir hale gelerek Andros sakinleri için önemli bir referans noktası oldu. Ada halkı, hem ruhsal sıkıntılarına teselli bulmak hem de hastalıklarına şifa aramak için manastıra yöneliyordu.
Başrahip Eudokimos, bu dönemi şöyle anlatıyor:
“Bir zamanlar manastır adeta bir hastaneydi. İnsanlar burayı çok severdi. Burası yalnızca keşişlere ait bir mekân değil, aynı zamanda bir kurumdu. Aziz Panteleimon’un lütfuna erişmek, ruhlarını hafifletmek ve yaralarını iyileştirmek için buraya gelirlerdi.”
Ancak son yıllarda tarihi manastır, çağdaş Yunan sanatının bir “kurtuluş gemisi”ne dönüşmüş durumda. Görkemli biçimde restore edilen kule, bugün “Sanatın Sığınağı” adıyla manevi ve çağdaş yaratıma adanmış bir resim galerisi olarak hizmet veriyor.
Fikir, sanat yönetimi ve eser seçimi ressam Hristos Kehayoglou’ya ait.
“Bu, ilk bakışta özgün ya da gözü pek bir girişim gibi görünebilir. Oysa gerçekte kilise her zaman cesaret gösterir ve Hz. İsa'nın İncil’inin sevgi mesajını paylaşmak için çağının dilini kullanır. Kaldı ki sanat ile din yaşıttır, birbirine eşlik eder. Dinler tarih boyunca hep kendi dönemlerinin sanatlarını kullanmıştır” diyen Peder Filaretos, Euronews’e yaptığı değerlendirmede bu yaklaşımı böyle savunuyor.
Koleksiyon, geniş bir üslup ve görsel ifade yelpazesini kapsayan yaklaşık 60 Yunan sanatçının eserlerinden oluşuyor. Aralarında Io Angeli, Yannis Moralis, Hristos Bokoros ve Alekos Fassianos gibi önemli isimler de yer alıyor.
Peder Filaretos, "Amacımız, kilise, maneviyat ve çağdaş sanatçılar arasında bir diyalog kurulması. Ayrıca bu çabanın, manastırın ziyaretçilerle kurduğu ilişkide de karşılığını bulmasını istiyoruz. Çünkü bu mekânı ziyaret eden insanlar, eserleri görme ve keşişlerle sohbet etme fırsatına sahip oluyor" diyor.