Loader
Bize Ulaşın
Reklam

'Silinmenin Manzaraları' Depo’da: Hafıza, kayıp ve silinen coğrafyaların izinde

Ece Gökalp - After Anahit
Ece Gökalp - After Anahit ©  poşet
© poşet
By Buse Keskin
Yayınlanma Tarihi
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin
Paylaş Close Button

Poşe’nin bir inisiyatif olarak gerçekleştireceği son sergi olan 'Silinmenin Manzaraları,' Türkiye’nin farklı coğrafyalarındaki kültürel, ekolojik ve toplumsal tahribatı hafıza, kayıp ve yüzleşme ekseninde ele alıyor.

Poşe’nin bir inisiyatif olarak gerçekleştireceği son sergi “Silinmenin Manzaraları”, 16 Eylül-21 Kasım 2026 tarihleri arasında Depo’da izleyiciyle buluşacak. Sena Tural’ın sergi koordinatörlüğünü üstlendiği seçki; Ece Gökalp, Ekin Can Göksoy, Hiwazerê, Larissa Araz, Marina Papazyan, Rojda Tuğrul ve Zilan İmşik’in çalışmalarını bir araya getiriyor.

REKLAM
REKLAM

Sergi, geç Osmanlı döneminde başlayan modernleşme ve merkezileşme süreçlerinden Cumhuriyet dönemine uzanan kültürel, ekolojik ve toplumsal tahribatı, Türkiye’nin farklı coğrafyalarında araştırmalar yürüten sanatçıların üretimleri üzerinden ele alıyor. “Silinmenin Manzaraları” aynı zamanda, özgürlük alanlarının giderek daraldığı bir dönemde toplumsal hafıza, kayıp ve yüzleşme üzerine üretmeye devam eden sanatçıların ilk kez bir araya geldiği mekânsal bir birliktelik olma özelliği taşıyor.

Sergideki çalışmalar, coğrafyaların görünür ve görünmez izlerini takip ederek bastırılmış hafızalara ulaşmaya çalışırken, bu izlerin hangi iktidar mekanizmaları ve araçları aracılığıyla silindiğini de araştırıyor.

Ece Gökalp, “Anahit’in Ardından” adlı çalışmasında Türkiye’nin kuzeydoğusundaki 12 bin yıllık bir buzul gölü, yerinden edilmiş antik tanrıça Anahit ve azınlıklaştırılmış bir topluluk arasında bağ kuruyor. Larissa Araz’ın tarihî Nazaretyan Konağı’nda gerçekleştirdiği “Gördüğümüz ya da göründüğümüz her şey, bir rüya içindeki hayaletler” ise yapının Antep’in güncel ekonomisiyle kurduğu karmaşık ilişkiyi izleyerek izleyiciyi felaket sonrası bir manzarayla karşı karşıya bırakıyor.

Zilan İmşik, 1980 darbesi sonrasındaki zorla kaybetmelere odaklandığı “Kaybedilenler Ülkesi” adlı yerleştirmesinde, şiddet ve kontrol mekanizmalarıyla ilişkili nesne ve araçlar üzerinden bölgenin psikolojik manzarasını yeniden kuruyor. Rojda Tuğrul’un “Zagros’ta” video yerleştirmesi ise kendi avcısını arayan bir av hayvanının hayalî arzusunu bir dağ tavşanının yolculuğu üzerinden takip ederek çatışma, yerinden edilme ve ekolojik yıkım arasındaki ilişkileri sorguluyor.

Marina Papazyan’ın “Sivrisineğin Kanı” adlı video çalışması, Batı Asya ve Akdeniz’de sıtma taşıyan Anopheles superpictus türünü, 1910’ların Kilikya’sında Alman subaylarını avlayan mitolojik bir canavar olarak yeniden kurguluyor. Çalışma, sivrisinek figürü üzerinden emperyalist sömürü ile sömürgeleştirilmiş halkların intikam arzusunu aynı anlatıda buluşturuyor. Ekin Can Göksoy ise “Sıcak Unutkanlık Yapar mı?” adlı çalışmasında küresel ısınma ile toplumsal hafıza arasındaki ilişkiyi deneysel bir performans aracılığıyla araştırıyor.

Sanatçıların büyük bölümü üretimlerini diyasporada sürdürüyor. Ancak sergide de vurgulandığı üzere geride bırakılan coğrafyalar, kültürel bellekte kalıcı ve hayaletimsi izler bırakmaya devam ediyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan çatışmalar, tarihsel kıyım ve yıkım karşısında geliştirilen hatırlama pratikleri, “Silinmenin Manzaraları”nın ortak zeminini oluşturuyor.

Sergi, hafızanın yalnızca geçmişle değil, bugünle kurulan ilişkiyle de şekillendiğine dikkat çekerek silinenin ardında kalan izlere bakmak için ortak bir alan açıyor.

“Silinmenin Manzaraları”, SAHA Sürdürülebilirlik Fonu kapsamında destekleniyor.

Erişilebilirlik kısayollarına git
Paylaş Yorumlar Google'da Euronews'ü takip edin

Bu haberler de ilginizi çekebilir

Tibor iski Kocsis’in 'Işığın Sessizliği' sergisi Macar Kültür Merkezi’nde

Nâzım Hikmet’in 'Romantika'sı İzmir’de: Bir ömrün seyrüseferi sergiye taşınıyor

Salt'ın yeni sergisi ressam Özer Kabaş'ın sanat pratiğine odaklanıyor